18 Temmuz 2024
Türbeler

TEKKE KÖYÜ TÜRBESİ(SARI DEDE) – ZEYTİNDAĞ/BERGAMA – İZMİR

    İzmir Bergama’ya bağlı Zeytindağ Beldesi, Tekkedere Köyü Mezarlığı’nda yer alan Sarı Dede Türbesi, birer kubbe ile örtülü iki birimli bir yapıdır. Ana mekân ile kuzeyindeki ön mekân, bir yuvarlak kemerle birbirine bağlanmıştır. Ön mekân, beşik tonozlu bir birim ile doğuya doğru genişletilmiştir. Devşirme taş bloklarla oluşturulmuş bir platform üzerine yığma sistemle inşa edilen yapının duvarları, alt kesimlerde bir sıra taş ve üç sıra tuğla, üst kesimlerde ise birer sıra taş ve tuğla ile almaşık düzende örülmüş, dikey birer tuğla ile kasetleme de yapılmıştır. Tüm cepheleri tuğladan iki sıra kirpi saçak ve kesme taş levhalarla oluşturulmuş düz bir saçak dolanmaktadır. Kubbeler kiremit kaplıdır. İnşa kitabesi bulunmamakla birlikte, malzeme ve bazı mimari unsurlarından hareketle 17. yüzyılda inşa edildiği anlaşılmaktadır. Halk arasında Sarı Dede ya da Sarı Baba gibi adlarla anılan yapının gerek Balkanlar gerekse Anadolu’da çok sayıda türbe, tekke ve zaviyesi bulunan Sarı Saltık ya da Sarı İsmail Sultan kültü ile ilişkili türbelerden biri olması mümkündür.

 Yapı, arazideki eğim nedeniyle devşirme taş bloklarla oluşturulmuş bir platform üzerine yığma sistemle inşa edilmiştir. Duvar örgüsünde, farklı boyutlarda taş ve tuğlalar kullanılmıştır.

   Taşların bir kısmı devşirmedir. Duvarların alt kesimlerinde bir sıra taş ve üç sıra tuğladan oluşan almaşık duvar tekniği uygulanmıştır. Üst kesimler ise birer sıra taş ve tuğla ile yine almaşık düzende örülmüş, taşların aralarına dikey şekilde yerleştirilen birer tuğla ile kasetleme de yapılmıştır. Tüm cepheleri tuğladan iki sıra kirpi saçak ve kesme taş levhalarla oluşturulmuş düz bir saçak dolanmaktadır. Kubbeler kiremitle kaplıdır. Batı cephesi, yapının ana cephesidir

   Türbenin girişi, ön mekânın batı cephesinden verilmiştir. Basık kemerli açıklık, söve olarak devşirme taş bloklara oturan bir yuvarlak kemer içerisine alınmıştır. İki kemer arasındaki alan ise yatay tuğla sıraları ile doldurulmuştur.

   Yapının tüm cephelerini tuğladan iki sıra kirpi saçak ve düzgün kesme taş levhalardan oluşan bir düz saçak sırası çevrelemektedir. Kuzey, güney ve batı cephelerindeki saçaklar önemli ölçüde korunmuş durumdayken doğu cephesindekiler hayli hasar görmüştür.

Ancak bu cephenin de aynı saçak düzenine sahip olduğu kalan izlerden anlaşılabilmektedir.

  Kubbeler tuğla ile örülmüş ve alaturka kiremitlerle kaplanmıştır. Her ikisinin de sekiz kenarlı birer kasnağı vardır. Cephelerden biraz daha içeri çekilmiş olan kasnaklar, duvarların üst kesimlerinde görülen almaşık düzeni sürdürmekte ve tuğladan iki sıra kirpi saçakla son bulmaktadır. Kasnakların kuzey, güney ve batı kesimleri büyük ölçüde korunmuş durumdayken, doğu kesimi hasar görmüştür.

   Sarı Dede Türbesi’nin inşa kitabesi ya da inşa tarihi hakkında bilgi veren herhangi bir belge yoktur. Yapıdaki mezarların hiçbirinde mezar taşı mevcut değildir. Mezarlıkta mevcut taşların görülebilenleri de 19. yüzyıl ve sonrasına aittir.

   Yapı, iki birimli kurgusuyla Anadolu türbeleri içinde “ön mekânlı türbeler” olarak da adlandırılan ve az sayıda örneği bulunan plan tipinin temsilcilerindendir. Anadolu Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilen Anadolu türbeleri genellikle kare ya da çokgen gövdeli yapılardır. Anadolu Selçuklu dönemine ait türbelerin bir kısmında “mumyalık”, “cenazelik” ya da “kripta” olarak adlandırılan mumyalanmış cenazenin konulduğu bir kat, bunun üzerinde bir gövde katı ve çoğunlukla içten kubbe, dıştan külah şeklinde bir örtü katı bulunur. Osmanlı türbelerinde ise 15. yüzyıl ortalarına kadar inşa edilmiş az sayıda örnek dışında mumyalık katı yoktur. Kare ya da çokgen gövde, çoğunlukla bir kubbe ile örtülüdür.

  Yöre halkı, yapının bir Bektaşi evliyası olarak kabul gören Sarı Dede ya da Sarı Baba adlı bir kişiye ait olduğunu ileri sürse de gerek bilimsel çalışmalarda gerekse yerel kaynaklarda, yapı ya da bu şahsa ilişkin bilgiye rastlanmamaktadır. Yapının, Balkanlar ve Anadolu’da çok sayıda türbe, tekke ve zaviyesi bulunan Sarı Saltık kültü ya da özellikle Batı Anadolu’da pek çok türbe ve makamı bulunan Sarı İsmail Sultan kültü ile bağlantılı türbelerden biri olması muhtemeldir.

Her iki kült de Bektaşilikle ilişkilendirilmektedir.

 Sarı Saltık, 13. yüzyılda yaşamış bir Türkmen aşiret evliyasıdır. Anadolu Selçuklu sultanı

II. İzzeddin Keykavus’un isteği üzerine Karesi (Balıkesir) yöresindeki on iki bin kişilik aşireti ile birlikte bugünkü Romanya ve Bulgaristan sınırları içinde bulunan Dobruca’ya gittiği kabul edilmektedir. Sarı Saltık’ın Babaeski, İznik, Bor, Tunceli (Hozat), Diyarbakır gibi Anadolu kentlerinin yanı sıra pek çok Balkan kentinde de türbe ve makamları bulunmaktadır. 13.yüzyılda yaşamasına karşın 16. yüzyıl başında Sultan II. Bayezid döneminde Balım Sultan tarafından kurulan Bektaşi tarikatı tarafından bir evliya gibi kabul edilmiş ve halifelik makamına yerleştirilmiştir. Sarı İsmail Sultan da 13-14. yüzyıllar arasında yaşadığı kabul edilen ve özellikle Batı Anadolu’da Bektaşiler tarafından hayli saygı gören bir kişidir.

  Gerçekten de Anadolu’da ve Balkanlar’da Sarı Dede, Sarı Baba, Sultan Sarı Baba gibi adlarla anılan ancak kime ait olduğu konusunda kesin verilere sahip olmadığımız pek çok türbe ve yatır mevcuttur. Bergama Sarı Dede Türbesi’nin de bu kültlerle ilişkili makam türbelerinden biri olabileceği akla gelmektedir. Yapının günümüzde daha çok Bektaşilerce ziyaret edilmesi de düşüncemizi destekler niteliktedir.

Sonuç olarak, Sarı Dede Türbesi, gerek Anadolu türbeleri arasında az sayıda örnekle temsil edilen bir plan şemasına sahip olması, gerekse duvar tekniği ve zengin mukarnas işçiliği bakımından özel bir yapıdır. Günümüze bazı küçük kayıplar dışında iyi korunmuş olarak ulaşan yapının, özgününe uygun bir şekilde restorasyonu ve çevre düzenlemesi yapılarak geleceğe aktarılması son derece önemli bir görevdir.

Bir yanıt yazın