SA’Y YERİ – MEKKE / SUUDİ ARABİSTAN

Sa’y Nedir?

   Sa’y” kelimesi; koşmak, hızlı yürümek anlamına gelmektedir. Hac ve umrede Kâbe’nin doğu tarafındaki “Safa” tepesinden başlayarak “Merve” ye dört gidiş, Merve’den Safa’ya üç dönüş olmak üzere bu iki tepe arasındaki gidiş-gelişe denir. Safa’dan Merve’ye her bir gidişe ve Merve’den Safa’ya her bir dönüşe “şavt” denir. Safa ile Merve arasındaki yaklaşık 400 metre uzunluğundaki yürüme alanına “Mas’a” denir.

Sa’y yapmak vaciptir.
Sa’yin aslı, Hz. Hacer’in henüz kendisini emmekte olan oğlu Hz. İsmail için su ararken bu iki tepe arasında koşması hatırasına dayanmaktadır. Hacer-i Esved istilam edilerek Safa tepesine çıkılır. “Allah’ım! Senin rızan için umre sa’yini yapmak istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle.” diye niyet edildikten sonra Kâbe’ye dönülerek tekbir, tehlil, salâvat okunur ve içtenlikle dua edilir. Sonra Merve tepesine doğru yürünür. Merve’ye varınca bir şavt tamamlanmış olur. Burada da yine Kâbe’ye yönelerek tekbir, tehlil ve salâvat-ı şerife getirilip dua edilir. Sonra Merve’den Safa’ya doğru yürünür. Safa’ya varınca ikinci şavt tamamlanmış olur. Diğer şavtlar da aynı şekilde yapılır. Yedinci şavt tamamlandıktan sonra Merve’de Kâbe’ye karşı dönülerek dua edilir. En güzeli, içe doğan duaların yapılmasıdır. Bundan sonra tıraş olup ihramdan çıkılır.

Tıraş Olup İhramdan Çıkmak
İhramdan ancak saçlar tıraş edilmek suretiyle çıkılır. Erkekler saçlarını dipten tıraş eder veya kısaltırlar. Kadınlar ise saçlarının ucundan bir miktar keserler. Kısaltmada saçların uçlarından alınacak miktar, parmak ucu uzunluğundan daha az olmaz. Tıraş olduktan sonra umre ihramından çıkılmış olur. Hac için tekrar ihrama girinceye kadar eşiyle cinsel ilişki dâhil, bütün ihram yasakları kalkar. İhramdan çıkma aşamasına gelmiş ihramlı kimseler, birbirlerini tıraş edebilirler. Bu aşamaya gelmedikçe ihramlılar bir başkasını tıraş edemezler. Kıran ve ifrad haccına niyet edenler ihramlı kalmaya devam ederler. Bu aşamada kesinlikle ihramdan çıkamazlar. Temettu haccına niyet etmiş olanlar böylece umrelerini bitirip ihramdan çıktıktan sonra, hac için ihrama girinceye kadar Mekke’de ihramsız olarak kalırlar. Bu günlerini mümkün mertebe iyi değerlendirmelidirler. Zamanı gelince hac için ihrama girilip vakfe için Arafat’a çıkılır

Sa’y

  Kâbe’nin tavaf edilmesinden sonra yapılacak en önemli işlem hiç şüphesiz Safa ve Merve tepeleri arasında yapılan sa’ydır. Sa’y da yedi Şavt’tan oluşmaktadır.

Sa’y ve Hervele

Sa’y, Safa tepesinden başlar ve Merve tepesinde biter. Safa tepesinden Merve tepesine 4, Merve tepesinden Safa tepesine ise 3 şavt vardır. Sa’y ederken, yeşil direkler arasında Hervele ile yani insanın güçlü olduğunu gösterecek şekilde vakar ve hızla koşarak geçilir.

Safa tepesine gelindiğinde, Kâbe Safa tepesinden selamlanır. Kâbe, aynen Hacer-ül Esved’in selamlanması gibi, eller omuz hizalarını az geçecek şekilde açılarak selamlanır. Kâbe’ye dönük olarak şu dua yapılır.

  Allah’ın ve O’nun Resûlünün başladığı gibi başlıyorum: Şüphesiz Safa ve Merve Allah’ın işaretlerindendir. Kim Kâbe’yi Hac veya Umre niyeti ile ziyaret ederse, bu iki tepeyi Tavaf etmesinde bir sakınca yoktur. Kim bir iyiliğe başkası zorlamadan sarılır ve onu kendiliğinden yaparsa, hiç şüpheniz bulunmasın ki, Allah iyiliklerin karşılığını veren ve her şeyi gerçekten de hakkıyla bilendir.

Bu duadan sonra Sa’y’a niyet edilir. Sa’y’in niyeti şöyledir:

“Ey Allah’ım, Safa ve Merve arasında, 7 şavt olmak üzere, senin rızan için Hac Sa’y’ı yapmak istiyorum. Onu bana kolay kıl ve benden kabul buyur.”
(Umre yapanlar, Umre Sa’y’ı için niyet ederler.)

Sa’y’a Allah ve Resûlü Gibi Başlamak

Sa’y’a, Allah ve Resûlünün başladığı gibi başlıyorum diye başlamak, Resûlüllah’ın: Safa ve Merve Allah’ın alametlerindendir. Allah’ın başladığı ile Sa’y’a başlayınız! Buyruğuna uymak içindir. İnnessafa vel Mervete… Diye başlayan kısım Bakara Suresinin 158. ayetidir. Ayetin zahirine göre, sanki Sa’y yapmanın ehemmiyeti yokmuş gibi bir his ortaya çıksa da, Ayet’in geliş sebebi ile kelimelerin tam anlamları iyice göz önüne alınmalıdır.

  Nitekim Hanefîler, ayetin zahir manasının da hükme dâhil edilebilmesi için Sa’y’ı farz derecesine çıkmayan Vacip olarak kabul etmişlerdir. İmam Şafiî ve İmam Malik ise Farz olarak kabul etmişlerdir. Ayetin inmesine sebep de şu idi: Müslümanlar Kâbe’yi tavaftan sonra Safa ile Merve arasında da Sa’y yapıyorlardı.

  Ancak, o zaman, yani cahiliye döneminde, Safa tepesinde İs’af, Merve tepesinde de Naile adında birer put vardı. Müşrikler, her Sa’y’da bunlara ellerini sürerler, putlardan imdad beklerlerdi. Mü’minler, putların temizlenmesinden sonra bile, bu şirk alametleri dolayısıyla, Safa ve Merve arasındaki Sa’y’ı, şirke götürür bir yol olarak düşündüler.

  Fakat işin aslını Müşrikler bozduğu için, yani asıl Sa’y’da putlar olmayıp, sonradan müşrikler tarafından ilave yapıldığı için, Safa ve Merve arasında Sa’y yapmakta sakınca olmadığı ayetle tesbit edilmiş oldu. Resullullah’ın bu ayete istinaden yapmış olduğu uygulamalara göre de anlam böyledir.

Sa’y’ın 1. Şavtında Okunacak Dua:
  Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah büyüklerin en büyüğüdür. Allah’a binlerce şükürler olsun, çünkü her türlü hamd ona yapılır. Her şeyden münezzeh olan Allah, azamet sahibidir. O’na gece gündüz, sonsuz hamd ederiz. Azamet sahibi Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur. Tek
olan Allah’ın kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O’nun ortağı da yoktur. Mülk ve iktidar O’nundur. Hamd O’nundur. O, diriltir ve öldürür. O kendisi, diridir ve hiç ölmez. Hayır, da O’nun elindedir. O her şeye hakkıyla gücü yetendir. Ve dönüş de O’na olacaktır.

Sa’y’in 2. Şavtında Okunacak Dua:
  Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Hamd sadece Allah’adır. Allah’dan başka hiçbir ilah yoktur. O Allah ki, yalnızca bir tekdir ve her şey kendisine muhtaçtır. Ve O Allah’ın, ne yoldaşı ne de çocuğu vardır. O’nun mülkünde ve iktidarında ortak olamaz ve olmaz. İşlerini yapması için de bir yardımcıya ihtiyacı da olmaz. Öyleyse, O Allah’ı en büyük bil ve öyle inan. Ey Allah’ım! Sen şüphesiz indirdiğin kitabında şöyle diyorsun: Bana dua edin, yalvarın, size hemen cevap verip karşılığını bahşedeyim. Rabbimiz, bize emrettiğin gibi sana gelip yalvarıyoruz: Bizi affeyle! Çünkü sen hiçbir zaman vaadine muhalefet etmezsin!

Sa’y’in 3. Şavtında Okunacak Dua:
   Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Hamd sadece Allah’adır. Ey Rabbimiz! Bize nurunu tamamla. Bizi affeyle. Çünkü sen her şeyi yapmaya hakkıyla kadirsin. Ey Allah’ım! Senden hayrın hepsini istiyorum, erken olanını da geç olanını da istiyorum. Senden günahlarımın bağışlanmasını diliyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi, senden aynı zamanda rahmetini de diliyorum. Ey Rabbim! Beni bağışla, bana rahmet et. Kusurlarımı affet, bildiğin günahlarımı da sil. Çünkü sen, bizim bilmediğimizi bilensin. Şüphesiz ki sen izzet sahiplerinin en yücesi ve en şereflisisin.

Sa’y’in 4. Şavtında Okunacak Dua:
   Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Hamd sadece Allah’adır. Allah’ım, ben senden senin bildiğin hayırları diliyorum. Senin bildiğin kötülüklerden de sana sığınıyorum. Ve senin bildiğin her şey için senden bağışlanma diliyorum. Çünkü bütün gayb âlemini ve bizim bilmediğimizi her şeyi bilen yalnızca sensin. Allah’tan başka ilah yoktur. Ki O Allah, tek mülk ve iktidar sahibidir, tek gerçek olan Hak’tır ve Mübin-’dir. Muhammed de Allah’ın Rasulüdür. O da her şeyi doğru söyleyen ve vaadine güvenilendir. Ya Rabbi, beni İslâm ile hidayetlendirdiğin gibi, beni ondan ayırma da. Beni Müslüman olarak vefat ettir.

Sa’y’in 5. Şavtında Okunacak Dua:
  Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Hamd sadece Allah’adır. Sen her şeyden münezzehsin. Biz sana gereği gibi, senin hakkın olduğu gibi şükredemiyoruz. Seni sana layık olan şekliyle tenzih ederiz. Ey Allahım! Bize imanı sevdir. Onu gönüllerimize, kalplerimize nakşet! Bizi, küfürden, fasıklıktan, sana isyan etmekten tiksindir. Ve bizi doğru yola erenlerden eyle. Ey rabbim! Kalbimi aç, gönlümü genişlet. Ve işlerimi de kolay eyle.

Sa’y’in 6. Şavtında Okunacak Dua:
   Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Hamd sadece Allah’adır. Tek olan Allah’tan başka ilah yoktur. Ki O Allah, vaadına sadıktır. Kuluna yardım eder. İslâm’a düşmanlık eden grupları da tek başına hezimete uğratır ve uğratmıştır da. Allah’tan başka ilah yoktur, O’ndan başkasına da ibadet ve kulluk etmeyiz. Kafirler hoş görmese de O’nun dini en doğru dindir. Ey Allah’ım! Bana hidayet ve takva diliyorum, af ve zenginlik diliyorum. Allahım, hamd sana mahsustur. Bunu dilimizle de söylüyoruz. Bu söylediğimiz ne güzeldir.

Sa’y’in 7. Şavtında Okunacak Dua:
    Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. O’nu büyüklerin en büyüğü olarak tekbirle anarım. Allah’a çok çok şükürler olsun. Allahım! Bize imanı sevdir. Onu gönlüme, kalbime nakşet! Beni, küfürden, fasıklıktan, sana isyan etmekten tiksindir. Ve beni doğru yola erenlerden eyle. Rabbim. Bana merhamet et, beni bağışla. Bana ikram et ve sadece senin bildiklerini de affeyle. Çünkü bizim bilmediğimizi sen elbette biliyorsun. Ve sen hiç şüphe yok ki, ikram edenlerin, affedenlerin en izzetlisisin.

Bu şekilde 7. Şavttan sonra Sa’y Biter ve Dua Edilir:
   Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur. Bize afiyet ver, bizi bağışla. Sana itaat etmekte ve şükretmekte bize yardım eyle. Senden başkasını bize vekil kılma. Tam ve kâmil bir iman ve İslâm’a ulaşmamız için bize yardım et. Bizi, senin razı olacağın şekilde vefat ettir. Allah’ım! Bana acı, beni yaşattığın sürece, bende kalan isyanla ilgili her şeyden uzaklaşmama yardımcı ol. Allah’ım, bana acı ki, işe yaramaz boş işlerle uğraşmayı bana zor göreyim. Beni senin razı olacağın şeylerle rızıklandır, ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah’ım.

Sa’y’ın bitiminden sonra iki önemli durum vardır.

1- İfrad ve Kıran Haccı yapanlar, ihramdan çıkmazlar. İfrad Haccı yapanın, yapmış olduğu bu sa’y, ziyaret tavafının sa’y’ı; Hacc-ı Kıran yapanın sa’y’ı da Umre’nin sa’y’ı olmuş olur. Hacc-ı Kıran yapanın ihramı devam ettiği için, bir Kudüm tavafı yapar, ardından da farz tavafın sa’y’ini yaparsa, Bayram günlerinde yapacağı farz tavaftan sonra sa’y yapmaz.

2- Temettu Haccı yapanlar ise, bu sa’y ile Umre’yi tamamlamış olurlar. Traş olarak ihramdan çıkar ve tamamen helal duruma geçmiş olurlar

  Hac’da neden Sa’y vardır? Neden 7 Kez Safa ve Merve Arası Sa’y edilir? Fatiha ile Alakası nedir?

Hacer’in ayak izlerini takip ederken Safa ve Merve Tepelerinde neden Sa’y vardır? Bu Sa’y neden yedi defadır?

   Safa, ihtiyaçları karşılamak anlamına geldiği gibi çakıl taşı anlamına da gelir. Merve ise cömertlik ve bazı kaynaklarda ise gözyaşı demektir. Biz burada Hacer’e ve Fatiha’yla alakalı kısma yani ihtiyaçları karşılamak ve cömertlik olarak alacağız bu tercümeyi. Zira 7 kez yapılan sa’y da dört kez Merve’ye gidilirken 3 kez Safa’ya dönülür. Safa Doğu’dadır ve Say oradan başlar. Neden oradan başlar? Çünkü yedi tavafda Kâbe’nin doğusundan başlar, kapı o taraftadır, o kapı Fatiha’yı ve tevhidi simgeler, hamdı ve şükrü simgeler, şeytan’ın söz verdiği nankörlük yatırma eylemine zıttır.

   Yedi tavafın başladığı istikametten yani doğudan Say’da başlar, ihtiyaçların karşılanması tepesi bizim asıl ihtiyacımız olan hamdın koşusunun cömertliliğe doğru olduğunu simgeler. Ne ilginç ki Merve yani cömertlik tepesi de yukarda belirttiğim gibi Kâbe’nin kuzey tarafında bulunan Toprak elementinin olduğu yerde Zekât ibadetine koştuğumuz ve cömert olmak bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini kaç insan düşünür. Kerim olan Allah, Kerim olan Kuran’ı kerimi, Kerim olan Resul’e Resulü Ekrem’e, kerim olan bir yerde Mekke-i Mükerreme’de bizlerden Kerim (Cömert) olmamızı istemesinden daha doğal ne olabilir ki?

Sa’y yani bu gidip gelme ibadetleri Hacer’in yaptığı umut dolu ve güven dolu çabanın hatırlanması değil de nedir?

  Cömertliğe (MERVE’ye) 4 kez gidiş, ihtiyaçları karşılamak (SAFA) için 3 kez gidiş te çok mana var. Gelin hep beraber tefekkür edelim.

   Şimdi biz Fatiha’nın kardeşi bu Sa’yları sayalım.

1. Sa’yda Safa tepesinden Merve tepesine giderken, Hacer’in yürüyüşünde Rabbimize hamd sa’yı yaptığımızı, nankörlük etmeyeceğimizi ifade ederiz. İbrahim’in bırakıp gittiği Allah’a emanet ettiği Hacer asla “Bu benim başıma neden geldi neden yapayalnız kaldım demedi”, o başına gelen sınava hamd ile karşılık verdi. Bu sa’y HAMD sa’yıdır. 1. Kâbe tavafının kardeşidir.

2. Sa’yda Merve tepesinden Safa’ya dönüşte Rahman ve Rahim olan Allah’ın ne kadar cömert olduğu düşünülerek ihtiyaçlarımız olsa da bizler İyiliğin ağacı olarak hep cömert davranmak zorunda olduğumuzu biliriz. Bu sa’y CÖMERTLİK sa’yıdır. 2. Kâbe tavafının kardeşidir.

3. Sa’yda Safadan Merve tepesine dönüşte, Rabbimize verilen nimetlerden dolayı hesaba çekileceğimizi biliriz. Kazandıklarımız ve sahip olduğumuzu sandığımız şeylerin aslında asıl sahibi olan Allah olduğunu görür Maliki Yevmiddin de Fatiha hatırlatmasıyla gideriz Merve tepesine. Bu sa’y SORUMLULUK sa’yıdır ve 3. Kâbe Tavafının kardeşidir.

4. Sa’yda Merve’den Safaya dönüşte bu Sa’yda ihtiyaçlarımız için ettiğimiz duada asla Rabbimize eş koşmayacağımızın Sa’ydır. 4. Kâbe tavafının kardeşidir. Bu Sa’yın manası Şirksiz DUA dır ve 4. Kabe tavafıdır.

5. Bu Sa’yda Safa’dan Merve’ye gidişte Rabbimize yürüdüğümüz bu yolun SIRAT olduğunu bilir ve Sıratel Mustakimden dosdoğru yoldan yürüyeceğimize söz veririz. Hayat yolunda SIRAT tan yani Silamın yolundan gideceğimize söz veririz. 5. Kâbe tavafı bu yürüyüşün kardeşidir. Bu say SIRAT sayıdır.

6. Sa’y yolu Merve’den Safa’ya doğrudur ve kendisine nimet verilecekler olan kurtuluşa erenler düşünülür, bu dönüşte yürüyüşte Nimet’in en güzeli Rabbin RIZASI diye düşünülerek bu yoldan onun rızası için gidildiği hatırlanır. 6. Kâbe tavafının kardeşi sa’ydır bu. Bu say, NİMET olan Rabbin RIZASI sayıdır.

7. Safa’da Merve’ye gidilen bu sonuncu sa’yda gazaba uğrayanlar gibi ayrımcı, sapanlar gibi Resulünü Allah gibi görmeyeceğine dair bir yoldur burası. Bu say ayrımcılık yapmama, SAPMAMA sa’yı ve sözüdür.

   Safa tepesi doğudadır ve sa’ylar da tafavlar gibi doğudan başlar, kuzeye doğru Merve’ye gidilir. Merve cömertlik demek, Merve Kâbe’nin toprak elementini gösteren kuzey’dedir. En çok toprağın olduğu tarafa atıftır. Fatiha’dan Bakara’ya geçiştir.

Tüm bu sa’yları yaparken aklımızdan şu dua geçer mi?

“Rabbim, Hacer’in ayak izlerinden gidiyorum işte, onun gibi su topladı ayaklarım. O nasılda sana karşı hamd ile doluydu ise bende hamd ediyorum. O nasıl bonkördüyse bende elimden geldiğinde bonkör olacağım. Yaptıklarımın sorumluluğunun bilincinde olarak asla seni suçlamayacağım, sana ibadet edecek ve aracısız hep sana dua edeceğim. Dosdoğru yolundan yürüyeceğim. Hacer gibi, bu yolun sonunda nimetler olduğunu bilsem de bende Hacer gibi senin rızan için yürüyorum bu yolu, asla gazaba uğrayanlar gibi ayrımcı ve asla sapanlar gibi peygamberimi sana ortak koşmayacağım.

  Hac Salih amel’in temelini oluşturan iman, teslimiyet, güven, umudun ifadesidir, bunu özellikle Kurbanda görürüz. Hacer, Allah’a kurban olacak oğlu için korkmamış, gücenmemiş ve üzülmemiştir. İşte böyledir devrimci analar, evlatlarının inandıkları dava uğruna Rabbe teslim oluşlarına adanmalarına üzülmezler.

  Hacer gibi analar, doğumlarını Allah için yaparlar, Allah için yaşarlar. İsmail sadece İbrahim’in değil Hacer’in de Allah’a adağıdır.

   Ya biz! Ya bizler bizim için en sevgili en sevimli olanı Allah’a adaya biliyor muyuz? Parayı, evi, konforu, egoyu, şehveti, ırki taassupları vb.? Konformist VIP hacılara neden güldüğümü bilmem anlatabildim mi? Marka kıyafetleriyle, saatleri, çorapları, business class uçak biletiyle hacca gidiş. Allah iyiliğinizi versin ve ıslah etsin sizi.

   Oysa bazı fetvalar şöyle diyor “Kâbe’ye yürüyerek giden deveyle gidenden, deveyle giden arabayla gidenden, arabayla giden uçakla gidenden daha çok ecir alır” bu şu demek, emek harcamak, gidilen yerlerde insanları tanımak bir şeyin değerini daha arttırır demek.

  Hac, birçok insanın değişik beldelerden gelerek bir arada kaynaştığı yerdir. Orada Müslümanlar hac gündemi içerisinde aslında büyük bir toplanma yaparak beldelerinde kıldıkları CUMA namazının evrensel olanını ve büyük çaplı olanını yaşamaktalar ve aralarında ümmet bilincinin oluşması için bu böyledir. Konuşulan insanlar, gezilen beldeler görülen yenilikler aynı zamanda ufuk açar, aynı zamanda hepimizin insan olduğu gerçeğini ortaya koyar. Evet, Kâbe’ye sadece Müslümanlar gelmektedir, fakat burada zaten bu inanca sahip olanların kişisel gelişimi hedeflenmektedir, oraya bir gayri müslimin sokulmaması ilkesi kolayca aralarına fitne ve fesat sokulması endişesinden olsa gerek zira orada kan dökmek asla gerçek Müslüman’ın işi değildir.