TUGAY HATUN KÜMBETİ – KEMAH / ERZİNCAN

TUGAY HATUN KÜMBETİ – KEMAH / ERZİNCAN

Erzincan Kemah İlçesi Çarşı Mahallesi’nde Gülabi Bey Camisi’nin 100 m. kadar güney batısında özel bir kişinin mülkiyetindeki bahçe içerisindedir. Tugay Hatun, Hüdabende Mehmet’in eşidir. Sultan Mehmet Harbende’nin Kemah’a ne zaman ve niçin geldiği ve karısı Tugay Hatun’un Kemah’a niçin geldiğine ve burada ne kadar yaşadığına dair hiç bir kayıt yoktur.
Tugay Hatun Kümbeti’nin XIII.yüzyılda Mengücek Beyliği Döneminde yapıldığı sanılmaktadır.
Türbe kesme taştan, iki katlı silindirik gövdeli olup üzeri piramidal bir külah ile örtülüdür Türbenin özenli bir taş işçiliği vardır. Kıvrık dallar, Rumiler, Selçuklu geçmeleri, örgüler bitkisel motifler, palmetler dört dizi halinde türbenin gövdesini sarmıştır. Ayrıca çatı boyunca, palmetlerden oluşan bir korniş de yapıyı çevrelemektedir. Kapı kenarları ile saçaklarda zengin bir bezeme görülmektedir.
Giriş kapısının da görkemli bir taş işçiliği bulunmakta olup, üzerinde kitabesi vardır. Kapı kenarları ve saçakları çok gösterişli bir işleme tekniği ile süslenmiştir. Alt katı dört sütun ve dört tane yarım kubbeden meydana gelmiştir.
Kitabe:
“La İlaheillallah Muhammeden Resulahüllah. Haza; İmaret El-Merhume Hatun. Bint-i Tabrama”.
Türbenin altındaki mumyalık haç planlı olup üzeri kubbe tonoz ile örtülüdür. Türbe günümüzde onarılmıştır.

KAYNAK: E-TARİH ORG

TOGAY HATUN KÜMBETİ

Çarşı Mahallesinde Gülabi Bey Camisi’ne yaklaşık 100 m mesafede güneybatı yönde yer alır. Silindirik gövdenin alt katında cenazelik bölümü yer alır. R. H. Ünal yapıyı XII. Yüzyıl sonu XIV. yüzyıl başlarına tarihlemektedir.

O. C. Tuncer, 25.05.1974 tarihinde yapıyı incelerken Kemah Turizm ve Tanıtma Derneğinin astırdığı bir levhadan bahsederek yapıyı yine İlhanlı dönemine

ve XIV. yüzyılın birinci çeyreğine tarihlendirmektedir.14 H. Gündoğdu da O.

C. Tuncer’in bu tarihlendirmesine katılmaktadır.15

Kümbetin kuzey yöndeki bezemeli girişinin atkı taşı üzerinde dikdörtgen

çerçeve içerisinde iki satırlık nesih hatlı bir kitabeye yer verilmiştir.

Kitabe metni şu şekildedir:

La ilahe İllallah Muhammedü’r-rasûlüllah

Hazihi imaretü’l merhumeti Togay Hatun tâbe serâha

Bu kitabeden kümbetin Togay Hatun adındaki bir kadın için yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak Togay Hatun’un kimliği ve yaşadığı dönem hakkında kesin bilgilere sahip değiliz.

A. Kemali, Togay Hatun’un İlhanlılardan olduğunu İbni Batuta’yı referans alarak şu ifadelerle açıklamaktadır:

“Tuğay (Tuğa) Hatun, Hudabende Mehmet’in eşlerinden biridir.

Emir Çoban’ın oğlu Dimişk Hoca ile münasebeti hakkında İbni Batuta diyor ki:

“… Nihayet bir gün, pederinin eşi Dünya Hatun, Ebu Sait Bahadır Han’ın yanına gelerek:

-Eğer biz erkek olaydık, Emir Çoban’ı ve oğlunu bulundukları mevkide bırakmazdık. Demesi üzerine Sultan, bu sözünden muradının ne olduğunu sordu.

Emir Dimişk Hoca bin Çoban’ın arsız ve edepsizce hareketi, pederinin namus perdesini yırtmak derecesine vardı. Dün gece Tuğa hatun nezdinde geceledikten sonra, ‘Bu gece onun –Dünya Hatun’un- yanına geleceğim.’ diye bana haber gönderdi. Sen ihtiyat olarak emirlerini ve askerlerini toplasın. Adı geçen, gecelemek için gizlice kaleye çıkınca, yakalatırsın. Babasının işini de Allah görür cevabını verdi.

Dımışk hoca, Ebu Sait Bahadır Han’a çok tahakküm ediyordu. İhtimal, Sultan, Dimişk Hoca’nın tahakkümünden kurtulmak için onu katletmeyi düşünmüş ve böyle bir şey uydurmuş.

Anadolu Selçukîlerinin çöküşünden sonra İlhanîlerin Anadolu’nun büyük kısmına hâkim oldukları malum ise de, Sultan Mehmet Harbende’nin Kemah’a hangi tarihte geldiğine, yahut gelmemişse eşlerinden Tuğay Hatun’un Kemah’a ne maksatla gelmiş bulunduğuna, ne suretle ve ne kadar zaman orada yaşandığına dair bir kayda ulaşamadım.”

KAYNAK: KEMAH KİTABELERİ DERGİ PAK