14 Temmuz 2024
Camilerin Bölümleri

MİNARE TİPLERİNDEN

TAHTA MİNARELER

     Müslümanları camiye, namaza davet eden ezan ilk defa Medine”deki mescidin damında okundu. İslam mimarisinde ilk minare 673”te Muaviye zamanında Mısır Valisi Mesleme tarafından Amr Camii”nde inşa ettirildi. Minareden ilk ezanı, Mesleme”nin kardeşi müezzin Serahbil bin Amire okumuştur. Medine’de ilk ezan okuyan Hazret-i Bilal-i Habeşi, Mekke’de ise, Labbib bin Abdurrahman’dır.     

    Sesi daha uzaklara duyurabilmek için yüksek kulelere duyulan ihtiyaç sonucu minare adı verilen mimari tarz ortaya çıkmıştır. Silindirik, köşeli veya yivli gövdeli Türkistan ve Horasan minareleri ise Türk minarelerinin öncüsü olarak kabul edilmektedir. Anıtsal Türk minarelerinin meydana getirilişi, Karahanlı denen Hakanî Türk sülalesinin 926”da İslamiyet’i kabulü ile başladı. Karahanlılar 992”de Batı Türkistan’ı alarak ilk tuğla minarelerini inşa etti. İspanya’daki minarelerde taş, Anadolu, Suriye ve Arabistan’la Hindistan’da taş ve tuğla, İran ve Irak’ta tuğla kullanıldı. Neticede Selçuklular İran’da silindirik, ince, uzun minareleriyle kendilerine en uygun şekli yapmışlardır. 1058 tarihli Damgan Mescid-i Cuması’nın minaresi, 1060 tarihli Save Mescid-i Meydan minaresi ile Mescid-i Pâ Menar’ın silindirik minaresi Selçuklu minarelerinin en güzel örnekleri arasında yer almaktadır.

    Sanat bakımından inceliğe, zarafete ve görünüşe önem verilerek İran ve Irak’ta dış satıhta tuğla kullanılmış, çeşitli İslâm ülkelerinde tuğla işçiliği sanatın en üst doruklarına ulaşmış; Türkistan’da görünüşe daha fazla önem verilerek minarelerin dış sathı çinilerle süslenmiştir. Akdeniz ülkelerinde deniz fenerlerinin, Suriye’de gözetleme ve kilise kulelerinin minarelerin ilk biçimlerine örnek olmaları nedeniyle ilk minareler dört ya da çok köşeli imar edilmişlerdir. Dört köşeli minarelerin anayurdu olarak Suriye bilinmektedir. Halen Suriye’deki eski minarelerin bazıları dört köşelidir. Arabistan ve Filistin”de ise sekiz köşeli minarelerin çeşitli örneklerine rastlanmaktadır. Arabistan”da yaygın olarak yapılan sekiz köşeli minare örneği de Urfa Ulu Camii minaresinde uygulanmıştır. Asya kökenli, silindir gövdeli minare biçimi Türklerin minare yaptıkları her yerde tercih ettikleri bir tarz olmuştur. Bu nedenle bütün İslâm âleminde yuvarlak minare biçimine Türk tarzı minare denmiştir. Türk İslâm kültürünün en önemli değerleri, Mimar Sinan gibi büyük Türk sanatkârlarının yaptığı camiler ve bir ihtişam sembolü olan Selimiye Camii minaresi, Edirne Üç Şerefeli Camii minaresi, İstanbul Şehzade Camii minaresi ve Bursa Timurtaş Camii minaresi gibi minarelerdir.

    Bunların yanı sıra geçmişin sessiz tanıkları diyebileceğimiz, yapan ustaları da bilinmeyen tahta minareler de gözardı edilmemelidir. Bundan daha 30-40 yıl öncesine kadar her kentte sık sık rastladığımız tahta minarelere bugün nerede ise rastlamak mümkün değildir. O güzelim tahta oyma şerefeli zarif tahta minareler yıkılıp yerine beton sıvalı sıradan minareler yapılmaktadır. Malatya ve Tokat’ta yapılan araştırmalarda ayakta kalabilen tahta minare sayısının ne yazık ki iki elin parmakları kadar az oluşu oldukça üzücüdür. Ayakta kalan tahta minarelerin yıkılma yerine aslına bağlı kalınarak restore edilip korunması dileğimizle Malatya ve Tokat’ta tespit edilen tahta minareler şunlardır:

                A. MALATYA’DA BULUNAN TAHTA MİNARELER:

  a. Kölükoğlu Camii Tahta Minaresi: Kitabesinde “Sahibül hayret el Hacı Ömer Ağa bn-i İbrahim Ağa, l338” okunan Malatya-Yeşilyurt’taki Kölükoğlu camiinin tahta minaresi Anadolu’da bir Türk ustanın ince zevkini yansıtmakta olup, korunması gereken anıt eserlerdendir.

  b. Abbas Efendi Camii Tahta Minaresi: Malatya Nuriye Mahallesinde bulunan Abbas Efendi camiinin tahta minaresi l900 yılında yapılmıştır. Minare bugün apartmanlar arasında bir anıt eser gibi durmakta olup her an ortadan kaldırılma tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır.

     c. Tahta Minareli Camii Tahta Minaresi: Malatya Tahta Minare Mahallesi’nde bulunan ve camii kitabesinde 1163 senesinde yapıldığı belirtilen bu minare tahta minarelerin en eskisidir.

      d. Şık Şık Camii Tahta Minaresi: Malatya’da bulunan bu tahta minare l778 yılında yapılmış olup apartmanlar arasında çok köşeli ilk dönem cami örneklerini andıran bir biçimde durmaktadır.

       e. Leblebicioğlu Camii Tahta Minaresi: Kavaklıbağ mahallesinde bulunan camiin minaresi l256 yılında Leblebicioğlu Mustafa Efendi tarafından yapılmıştır.

B. TOKAT”TA BULUNAN TAHTA MİNARELER:

      a. Acepşir Camii: Tokat’ta bulunan en eski tahta minarelerden biri olup geçmişin sessiz bir tanığı olarak onarılmayı beklemektedir.

       b. Beyazıt-ı Bestami Camii Tahta Minaresi: Tokat-Zile Alikadı Mahallesinde bulunan tahta minareli Beyazıt-ı Bestami Camii kitabesinde 1106 tarihinde yapıldığı belirtilmektedir.

      c. Eliktekkesi Camii Tahta Minaresi: Tokat-Zile Eliktekke’de bulunan bu tahta minare restore edilerek korunabilmiş günümüzde ender bulunan tahta minarelerdendir.

      d. Behramağa Camii Tahta Minaresi: Tokat-Zile’de Tahta Minareli Cami ya da Garipler Camii adı ile anılan bu camiin tahta minaresi de önemli bir tamir görmeden bugüne kadar kalabilmiş adı gibi garip kalmış tahta minarelerimizden biridir.

Kaynak: YENİÇAĞ