14 Temmuz 2024
Camiler

BADINCA KÖYÜ ve AYDINOĞLU UMUR BEY MESCİDİ – ALAŞEHİR – MANİSA

    Badınca, Manisa ilinin Alaşehir ilçesine bağlı bir mahalledir.

    Badınca mahallesi, 6360 Sayılı ve 30 Mart 2014 Tarihli Büyükşehir Belediye Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte mahalle statüsü kazanmıştır. Badınca mahallesi, Manisa İli Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde olup, Alaşehir ilçesine bağlıdır. İzmir – Denizli – Antalya karayolunun güney cephesinde sıfır metre olarak konuşlu olan mahalle, yerleşim açısından dağınık bir özellik göstermektedir. Yerleşim yoğunluğu bakımından değerlendirdiğimizde; mahallenin merkezi Erentepe olarak bilinen tepenin eteğinde bulunmaktadır. Alaşehir ilçe merkezinin hemen doğusunda bulunan mahallenin ilçe merkezine uzaklığı 5 km. Manisa İl merkezine uzaklığı ise 114 km. olup, ulaşım yönünden zengin olan mahalle, 300m. rakım yüksekliğine sahiptir.

   Kavramsal yapısı bakımından “Badınca” sözcüğü, 1969 yılında yaşanmış olan deprem nedeniyle zamanında yaşayan insanların evlerinin ağır hasar görmesinden dolayı, mahalleye “Batmak”tan gelen “Batınca” denmiş, tarihsel zaman içinde “Batınca” kelimesi halk dilinde uslup değişimine uğrayarak “Badınca” olarak anılmış ve günümüzde de kayıtlarda bu isimle geçmekte ve bu şekilde anılmaktadır. Badınca mahallesinin merkezi yerleşkesi bu depremden önce, şu an eski köy olarak da bilinen yerde konuşlanmış, depremde evlerde ağır hasarlar yaşanmasından dolayı, devletçe mahalle sakinlerine prefabrik konut desteği kapsamında, şu an konuşlu bulunduğu yerleşkesine konutlar yapılmış ve mahalle sakinlerinin büyük bir kısmı o dönemde buraya taşınmışlardır.

   Tarihsel yapısı bakımından değerlendirdiğimizde Badınca’nın kuruluşu çok eskilere dayanmakta, mahallenin muhtelif yerlerinde Roma ve Bizans dönemine ait tarihi kalıntılar da bu argümanları desteklemektedir. Roma döneminde ait tonozlu mezar yapıları, yüzeyde belirgin bir kalıntısı görülmemekle birlikte antik bir tiyatro olarak lokalize edilebilecek alanın var olduğu düşünülmekte, Geç Roma dönemine tarihlenebilecek bir sur yapısına ait kalıntılar, oldukça yoğun Helenistik ve Roma dönemine tarihlenebilecek seramik parçaları bulunmuş ve nekropol olarak kullanılmış alanlar bulunduğu tahmin edilmektedir. Mahallenin güney cephesinden geçen Badınca deresi kıyısında zamanında, daha çok çınar ağacı olmak üzere, düzgün ağaçların ve su değirmenlerinin bulunması, buraların zamanında bir mesire yeri olduğu şeklinde yorumlanmaktadır. Hatta bulunan kalıntılardan yola çıkılarak, zamanında bir manastırın bulunduğu şeklinde tahminler de yapılmaktadır. Badınca deresinin güneyinde yer alan bölümlerde de yoğun bir seramik yayılımı ve yer yer yüzeyde kireç taşı, kesme blok taşların bulunması bu hali ile Badınca’nın, antik Philledelphia kenti ile bağlantılı bir antik yerleşim alanı olduğu düşünülmektedir. Mahalleye 1 km. uzaklıkta batı cephesinde, suni iki tepenin bulunduğu ve yeterli araştırmaların yapılması durumunda, bu alanlarda arkeolojik eserlerin bulunabileceği de tahmin edilmektedir. Zamanında ev yapmak için kazılan alanlardan eski paralar, sandıklar ve diğer tarihi eserler çıkarılmış, bu alanlardan çıkarılan tarihi eserlerin bir kısmı Manisa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Tüm bu saydığımız kalıntılar ve tahminler bağlamında bu denli yoğun tarihi geçmişi dolayısıyla, günümüzde Badınca mahallesinin 1/4 oranındaki kısmı arkeolojik sit alanı olarak değerlendirilmektedir.

    Mahallenin iklimi; Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir. Coğrafi yapısı bakımından yeşil alanı oldukça yoğun bir mahalle olup, oksijen oranı yüksektir. Badınca’nın doğu cephesinde Çakırcaali,  güney cephesinde Elemli ve Belenyaka, batı cephesinde Bahadır ve Kepez, kuzey cephesinde ise Evrenli mahalleleri ile sınırı bulunmaktadır. Badınca, gelenek ve görenekleri bakımından, tipik ege yöresi kültüründe varlığını sürdürmektedir. Mahallede özellikle arefe günlerinde, her aile meşhur pişi ekmeği yapmakta ve komşuları arasında paylaşmaktadır. Haziran ayından başlayarak Kasım ayı sonuna kadar üzüm bağı bozumu yapılmakta; elde edilen üzümlerin sofralık ve kuru üzüm olarak değerlendirilmesinin yanında, üzüm pekmezi, üzüm hoşafı ve üzüm reçeli de yapılmaktadır.

    Aydınoğlu Umur Bey’in Yüzyıllardan beri etkili olan Alaşehir merkezli Deniz’li yolunun güzergâhını iktisadi sebeplerden batıya, İzmir istikametine çevirmek için Alaşehir’e bir sefer yaptığını tarihi belgelerden biliyoruz. Umur Paşa’nın henüz 18 yaşında iken giriştiği bu faaliyeti sırasında O ‘nun İzmir beyi olduğunu sanıyoruz. Bu dönemde yaklaşık 1327 yılında Alaşehir de bir mescit yaptırdığı da tarihi belgelerde geçmekte idi. Bu bilgiler ışında yaptığımız araştırmada, Mescidin yaklaşık yerinin Alaşehir girişine 4 km. yakınında bir vadi üzerinde yamaçta BADINCA KÖYÜN de olduğunu öğrendik.  Köy muhtarı Ramazan Bey ile köy kahvesinde tarihe meraklı Hüseyin Süzek Kardeşimizden; Badınca’nın Philedelphia ( Alaşehir) yerleşkelerinden biri olduğu savunma için yukarı Badınca’nın uygun olup burada kısa bir müddet konaklandığı, burada çok eski bir mescit olduğunu yaşlı dedelerinden duyduklarını belirttiler.

    Eski yıkılan mescidin yerine bugün kullanılmayan (zira esas yerleşim aşağı Badınca köyüne taşındığından) bir mescit yapıldığı tespit edildi.

Badınca eski mezarlığından da görüleceği üzere çok eski Türkmen mezar taşları olması konuyu doğruluyor gibidir.

Mescid’in günümüzde depo olarak kullanıldığı ve ihaleyle satıldığı gazete haberlerinde çıkmıştır.

KAYNAK: Köylerim