5 Mart 2024
AVRUPA GEZİLERİM

TRAKAİ KALESİ – LİTVANYA

  Litvanya gerek mimari gerekse kültürel açıdan etkileyici bir şehir. Birde buna büyüleyici yapısıyla Trakai kalesi gibi eşsiz bir yapı eklenince etkilenmemek imkânsız oluyor.

Litvanya, Estonya ve Letonya’nın da aralarında bulunduğu üç Baltık devletinden en büyük ve en kalabalık olanı.

    Doğusunda ve batısında alçak tepeler bulunduran bu güzel ülke genel olarak düzlük bölgelerden oluşuyor. Ayrıca yeşile ve doğaya büyük önem verilen Litvanya topraklarının yüzde 30’u ormanlardan oluşuyor.

    Ülkenin başkenti Vilnius. Sınır komşularını ise Belarus, Letonya, Polonya ve Rusya ile kara bağlantısı bulunmayan Kaliningrad oluşturuyor. Binlerce yıllık yaşam kültürüne sahip olan Litvanya tarihi ve mimari açıdan önemli bir ülke. Başkent Vilnius’un 28 km batısında bulunan Trakai şehri Litvanya’nın güneydoğusunda yer alıyor.

Vilkoksnis ve Skaistis gölleri arasında kalan bu muhteşem şehir Trakai Tarihi Kalesi’ne de ev sahipliği yapıyor. 497 kilometrekarelik alana yayılı olan bu şehrin her köşesinde, hem doğanın hem de tarihin tadını çıkarmak mümkün.

    Trakai Başkent Vilnius’a yakın oluşu sayesinde özellikle yabancı turistler için günübirlik ziyaretlerin vazgeçilmez adresi konumunda. Vilnius’a 29 km uzaklıkta olup, 15. yüzyılda Galve Gölü’nün ortasındaki yarımadaya inşa edilmiştir. İçerisindeki müzenin de ziyaret edilebilinir, birçok gölün bulunduğu tepelerin ve ormanların arasında konumlanan bir doğa harikasıdır. Trakai, karaites olarak adlandırılan bir Musevi Türk etnik grubunun da evi olarak kabul edilir.

   Trakai Kalesi bir ada kalesidir. Çevresinde harika bir manzara sunan Galve Gölü’nün ortasında yer alan kale, Polonya’daki Malbork Kalesi’ne benzediği için Küçük Malbork olarak da anılıyor. İnşaatına ilk olarak 14. yüzyılda Trakai Dükü Kestutis tarafından başlanmış, ancak büyük bir kısmı oğlu Vytautas tarafından tamamlanmıştır.

    Çok iyi bir stratejik konumda olan Trakai Kalesi, 1410 yılında Polonya ve Litvanya krallıkları arasında yapılan Grunwald Savaşı’ndan sonra stratejik önemini kaybetmiştir. Sonraki yıllarda yanan kale, 20. yüzyılın ortalarında yeniden inşa edilmiştir. Ve turizme açıldı.

    Trakai Tarihi Kalesi ve Karay Türklerinin yaşadığı yer olması sebebiyle Baltık Turu yapanlar için oldukça keyifli bir keşif imkânı.

   Hazar İmparatorluğu bünyesinde farklı bir Yahudilik mezhebi olarak gelişen Karaylar, Yahudiliği benimseyen tek Türk kavmi. Karayların Litvanya’ya yerleşmesi 14. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Kalenin koruyucusu olarak önemli görevlere getirildikleri için bu bölgede varlıklarını koruyorlar.

   Görülecek ilk yer Galve gölü ve gölün içindeki adaya kurulu Kale. Galve Gölü ve etrafı Trakai Tarihi Ulusal Parkı’nı oluşturuyor. Bu doğal park 1991 yılından bugüne Unesco Dünya Mirası Listesinde. Kaleye yaklaşık 100m.uzunluğundaki ahşap köprüden yayan olarak geçerek ulaşabiliyorsunuz. Göl üzerindeki nefis manzarasıyla kale sanki bir film seti gibi.

Kale, geniş bir avluya sahip. Avluda Orta Çağ’da kullanılan çeşitli işkence aletleri sergilenmektedir.

    Kalenin her odası farklı şekillerde kullanılmaktadır. İçinde konferans salonu ve çeşitli sergi alanlarının bulunduğu kalenin bazı odaları müze olarak kullanılıyor. Odalarda ayrıca 1900’lerden sonra yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eserler de bulunmaktadır.

Kalenin içinde bulunan Tarih Müzesi’nde kale tarihi ile ilgili belgeleri, silahları, Litvanya Dükalığı ordularının yanında çarpışan Karay ve Tatar kıyafetlerini ve günlük yaşamlarından kesitleri görebilirsiniz. Vitray çalışmaları da çok ilgi çekici. Odalardan biri Karay Türklerine ithaf edilmiştir.