PRAG – ÇEK CUMHURİYETİ

    Geçmişte Çekoslovakya’nın başkentini yapmış günümüzde de 1 Ocak 1993 tarihinden itibaren Çek Cumhuriyeti‘nin başkentliğini yapan Prag ortalama 1,3 milyon nüfusa sahip bir şehirdir. Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde Praha olarak adlandırılır.Vltava Nehri üzerinde yer alan şehir bu nehir tarafından ikiye bölünmüştür. Vltava Nehri üzerine inşaa edilen köprüler şehre mistik bir hava katmıştır Orta Bohemya’da Vltava Nehri’nin üzerinde yer alır ve 1.2 milyon nüfusu vardır. İş dünyası istatistiklerine göre bu sayıya ek olarak 300.000 kişi de resmi kaydı olmaksızın Prag’da yaşamaktadır. Prag, geniş bir kitle tarafından dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak gösterilir. Prag “Altın Şehir”, “Doksanların Sol Bankası”, “Masal Şehri”, “Şehirlerin Anası” ve “Avrupa’nın Kalbi” gibi isimlerle de anılır. Prag konumu gereği çevresindeki ülkeler ile merkezi bir konum oluşturur. Avrupa’daki en fazla iç kaleye sahip 3 şehirden birisidir. Bu şehrin gölgesi Franz Kafka olmuştur. Kafka için bile fazlasıyla turist çeken bir Orta Çağ şehridir. Prag Şehri 5 Nobel ödülüne sahiptir.

Prag’ın bir özelliği de II. Dünya Savaşı’nda pek zarar görmemiş olmasıdır. Bu sayede birçok tarihi ev ve mekanı barındırır. Bu yerler arasında St. Vitus Katedrali de yer alır. Turizm alanında son yıllarda çok fazla rağbet görmektedir.

1992’den beri Prag’ın tarihi merkezi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)’nun Dünya Mirasları listesinde yer almaktadır.

TARİHİ

Çeklerin ataları Prag çevresine ağırlıklı olarak 5. Yüzyıl’dan sonraki göçlerle gelmişlerdir. Prag’ın gelişmesi 9. Yüzyıl’ın sonlarında kurulan Bohemya Devleti’nin başkenti olmasıyla mümkün olmuştur. Prag’ın merkezinde yer aldığı topraklar Premysl hanedanından düklerin ve daha sonra aynı hanedandan Bohemya krallarının ikametgahı olmuştur. Prag 973’te piskoposluk, 1344’te başpiskoposluk merkezi haline gelmiştir. Prag merkezli krallık 1310′ da Lüksemburg hanedanına geçmiştir. Şehrin gelişmesi Kral IV. Charles döneminde (1346-1378) hızlansa da 15. Yüzyıl’da mezhep çatışmalarından dolayı çıkan Hussit Savaşları ve 17. yüzyıldaki Otuz Yıl Savaşları Prag ve Bohemya halkına büyük zararlar verdi. 16. yüzyıldan itibaren Bohemya Habsburglar’ın yönetimi altına girdi. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu zayıfladıkça Prag, önce Avusturya İmparatorluğu sonra da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçası haline geldi.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı sonunda yıkılınca Prag 1918 yılında Çekoslovakya’nın başkenti oldu.

Adolf Hitler 15 Mart 1939’da Prag’a girmek için Alman Ordusuna emir verdi ve Prag Kalesi’nde bir Alman himayesi olan Bohemya ve Moravya Protektorası ilan edildi. Tarihinin çoğu bölümünde Prag, Çekçe, Almanca ve (çoğunlukla Çek ve / veya Almanca konuşan) Yahudi nüfusu ile çok ırklı bir kent olmuştur. 1939’da ülke Nazi Almanyası tarafından işgal edildi ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Yahudilerin çoğu sürgün edildi ve Almanlar tarafından öldürüldü.

Prag Savaş sonunda USAAF tarafından çok sayıda bombardıman yaşadı. 1.000’den fazla kişi yaralandı, 701 kişi öldü, binalar, fabrikalar ve yüzlerce tarihi yer yıkıldı. 5 Mayıs 1945’te, Nazi Almanyası’nın tesliminden dört gün önce, Almanya’ya karşı bir ayaklanma meydana geldi. Dört gün sonra Sovyet 3. Şok Ordusu şehre girdi. Alman nüfusunun çoğunluğu ya kaçtı ya da savaş sonrası Beneš kararnameleri tarafından ülkeden atıldı.

KAYNAK: VİKİPEDİ, ÖZGÜR ANSİKLOPEDİ

FOTOĞRAFLAR 2011 YILINDA ÇEKİLMİŞTİR