SIĞACIK – SEFERİHİSAR / İZMİR

SIĞACIK – SEFERİHİSAR / İZMİR

İzmir’in güneybatısında, Seferihisar ilçesinin bir mahallesi konumunda ve ilçe merkezine yaklaşık 5 km. uzaklıkta olan Sığacık, M. Ö. 7. yüzyıldan başlayarak çeşitli imar faaliyetlerine sahne olmuş önemli bir liman kentidir. Çevresinde Klazomenai, Lebedos, Myonnesos ve Erythrai gibi zengin antik kentler yer alır. Sığacık limanı, bir ihraç limanı olarak, 19. yüzyılda bölgenin dışarıya açılan kapısıdır. Sığacık Kalesi ve kale içindeki, Türk dönemine ait bir cami, bir mescit, bir hamam, bir türbe ve bir şadırvan bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Günümüze bazı değişikliklerle ulaşan bu yapılar, mimari özellikleriyle ayrıntılı olarak incelenmiş, plan ve fotoğraflar eşliğinde değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmanın başında Sığacık’ın tarih içindeki gelişim süreci ve bir ticaret limanı olarak bölgedeki önemi ile ilgili bilgilerin yanısıra, sonuç bölümünde yapıların gelecek kuşaklara aktarılması için bazı önerilere yer verilmiştir.

İzmir’in 45 km. güneybatısındaki Seferihisar İlçesinin bir mahallesi olan bugünkü Sığacık, ilçeye 5 km uzaklıkta, antik Teos kentinin kuzeyindedir. Seferihisar, MÖ. 7. yüzyıldan başlayarak, Lidyalılar, İranlılar, Atinalılar, Ispartalılar, Bergama Krallığı, Makedonyalılar, Roma ve Bizans egemenliği altında çeşitli imar faaliyetlerine sahne olmuştur. 1084 yılında Selçuklu komutanı Emir Çakabey tarafından alınmış, ancak II. Haçlı Seferi (1147-49) sırasında kısa bir süre, Haçlı Ordusu tarafından zaptedilmiş ve sonrasında Sultan Mesut tarafından Selçuklu topraklarına katılmıştır. 1320’de Aydınoğlu Beyliği, 1394’te de Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1402 yılında, Ankara Savaşı sırasında Moğolların işgaline uğrayan kent 1425 yılında tekrar Aydınoğulları’nın egemenliğine girmiş, Aydınoğulları’nın son beyi Cüneyt Bey’in ölümünden sonra da kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. II. Beyazıt zamanında korsan yatağı olan Seferihisar, Kapudanpaşa Eyaleti’ne bağlı, Tersane-i Amire Kethüdası sancağı dahilinde kaza merkezi olmuştur1 . Evliya Çelebi 1672 yılında kenti ziyaret etmiş ve Seferihisar’ı (Sivrihisar) bağlık bahçelik, balıyla ünlü bir kasaba olarak tanımlamıştır 2 . 1850 yılında, İzmir, Aydın vilayetinin merkezi, Seferihisar da belediye olmuştur. 15 Mayıs 1919 da Yunanlılar tarafından işgal edilmiş, 11 Eylül 1922’de de tekrar Türklerin eline geçmiştir. Osmanlı döneminde Sığla veya Sığala olarak anılan Sığacık, tarihsel süreç içinde Seferihisar için önemli bir liman, 16. yüzyılda inşa edilmiş olan kalesiyle de güvenli bir merkez olmuştur. Kale, 1521-22 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle, donanma komutanı Parlak Mustafa Paşa tarafından, Rodos seferine hazırlık amacıyla inşa ettirilmiştir. İç ve dış kaleden oluşan kalenin inşası sırasında, Sığacık’ın meskun olduğu bilinmektedir. Piri Reis Kitab-ı Bahriye’de, Sığacık’tan Seferihisar’ın doğal bir limanı olarak söz etmektedir3 . Sığacık, Osmanlı İmparatorluğu’nun sonuna kadar bir nahiye olarak kalmıştır 4 . XVI. yüzyılda Sığacık iskelesinden hububat ve kuru meyve nakli yapıldığı bilinmektedir. 1579’da, Sığla Sancağı’nda kalenin korunması için 50 sipahinin görevlendirildiğine dair belgeler mevcuttur5 19. yüzyılda, idari bakımdan Seferihisara bağlı olan ve oldukça işlek limanı, özellikle Ege adalarıyla olan ticari ilişkileri düzenleyen bir ihraç limanı özelliğiyle, bölgenin dışarıya açılan kapısı olmuştur. Sığacık limanının, Seferihisar ve çevresinin Ege adaları ve özellikle Sakız adası ile olan ticari ilişkilerinde etkin rol oynadığı bilinmektedir6 .

Kaynak: Sanat Tarihi Dergisi Sayı/Number XVI/1 Nisan/April 2007, 25-48 SIĞACIK’TA TÜRK MİMARİSİ (Seferihisar/İzmir)