HUĞLU KASABASI – BEYŞEHİR – KONYA

HUĞLU KASABASI – BEYŞEHİR – KONYA

 

Şirin bir kasabadır Huğlu, torosların eteğinde 1410 rakıma kurulmuş. Huğlu, Beyşehir’e 33 kilometre, Konya’ya ise 123 kilometre mesafededir. Güneyinde Taşpınar, doğusunda Durak, kuzey doğusunda Üzümlü, batısında Akçabelen ve güney batısında Gencek kasabası bulunur. Kuzeye bakınca ise Dedegül dağı namı diğer Anamas ve dizinin dibine çökmüş Beyşehir Gölü görünür, dağların içindeki Huğludan.
Kışı uzundur Huğlunun, kar eksik olmaz dağlarından haziran ayına kadar. Lakin yazı sıcak ve kuraktır. Hal böyle olunca da suyu altın kadar kıymetlidir. Etrafı ormanlarla çevrili olan Huğluda İç Anadolu bölgesi iklimi görülür ve yer yer de Akdeniz bitkilerine rastlanır. Toprağı bol değildir, ekmeye, dikmeye Huğlunun. Tarıma uygun arazisi az olmasından dolayı küçük bahçelerde meyve ve sebze yetiştirir yörenin kadını, kendi mutfağına yetecek kadar. Yine de halkın sebze, meyve ve tahıl ihtiyacına yeterli gelmez kendi ektikleri; diğer köy, kasaba ve şehirlerden karşılanır.
Yaygın görüşe göre 1800’lü yıllarda Güney Doğu Anadoludan gelen Yörüklerce kurulmuştur Huğlu. İsminin anlamı konusunda da birkaç söylem vardır ancak en çok kabul gören manası “ulu insanların diyarı”dır.
Kuruluş yıllarında hayvancılık ve ziraat ile uğraşan halk, nüfusun artmasıyla birlikte toprak yetmezliğinden dolayı 1960lara kadar duvar ustalığında, kağnı tekeri yapımında, su tulumbası yapımında ve bölgedeki onarımı yapılacak her konuda çalışmıştır.
İklim ve coğrafi şartlardan dolayı Huğluda yaşamak pek de kolay değildir. Ancak bu zorluk insanını da kudretli kılmıştır. Azimlidir Huğlu insanı. Bir de sanatkârlık eklenince bu meziyetlere, filizlenmiştir tüfekçilik sanatında insanının emeği.
Birinci Cihan harbine uzanır Huğlunun tüfekçilik serüveni. 1914 yılında orduda görülen silahlar ile tanışılmasının ardından Huğluya gelmiştir tüfekçilik, üretiminden önce tamiriyle, bakımıyla. Sonrasında ise sanayiye yatkınlığı neticesinde, örnek bir örgütlü toplum yapılanmasının sonucu, 165 üye ile 1962 yılında kurulmuştur el birliği ile Kooperatif. Sanayici gözüyle üretim başlamıştır Kooperatifte böylelikle. Zamanla tüfeğin her çeşidi üretilmiş, Türkiye ve dünya pazarına sunulmuştur.
Demirin ve ceviz ağacının, usta eliyle şekillendirilip birleştirilmesi, sanatkâr hüneri ve titizliği ile işlenmesi sonucu beğeni toplamıştır Huğlu tüfeği uzun yıllar boyunca. İşte hal böyle olunca da yıllardır ekmek olmuştur insanına tüfekçilik.
Nüfusu bu gün dört binin üzerindedir Huğlunun. Kasabada ilköğretim okulu, Endüstri meslek lisesi ve Türkiye’de bir kasabadaki ilk örneği ile Selçuk üniversitesi Huğlu Meslek yüksek okulu vardır.
Bugün 650 ye yakın ortağı ile yerini almaktadır Huğlu Av Tüfekleri kooperatifi pazarda, ancak bununla yetinmemiştir Huğlu ve Huğlu insanı. İrili ufaklı birçok işletme ve fabrikada üretim yapılmaktadır. Bu sebeple sadece Huğluluya değil bölge insanına da ekmek kapısı olmuştur Huğlu. Üstelik sadece tüfek de değil, bu hünerli eller ve bilgi birikimi ile ordumuza da farklı ürünler üretilmiş, hatta medikal sektörüne bile çok hassas parçalar imal edilmiştir.
Yolu düşen herkesi mutluluk ve keyifle ağırlamıştır, güler yüzlü ve nüktedan Huğlu halkı.


KAYNAK:ASLI EKİCİ