17 Nisan 2024
Çeşmeler

KIRKOLUK ÇEŞMESİ – DARKALE / SOMA – MANİSA

Darkale Köyü’nde üzerinde yer alan camiye adını veren 18.-19. yüzyılda yapıldığı düşünülen Kırkoluk Çeşmesi. Çeşmede kullanılan devşirme malzemeler Bizans dönemine aittir.

Bugünkü Darkale yerleşimİ eski yapısal özelliklerini muhafaza etmekte olup, Soma ovasına hakim Tuzlu, Temni ve Asarlı tepeleri olarak bilinen doğal yükseltilerden Asarlı tepenin Dibek deresi ile, çokluca çayı arasında kalan yamacı üzerine kurulmuş bir köydür.

 Köyün aşağıda kalan meydanında ise Kırkoluk Camisi yer alıyor. Caminin altından üç gözeden kaynayan su, caminin kütüklerden oluşan ve ana iskeletini oluşturan hatılların altında kırk oluk diye tabir edilen, mermerden bir panoya oturtulmuş çeşmelerden kanallara ve bir şadırvan benzeri havuza dökülüyor.

   Kırkoluk Camisi, Selçuklu mimari özelliklerine sahip belki de beylikler döneminden kalma oldukça eski bir cami. Yapım tarihi olarak Hicri 1159 tarihi veriliyor. Cami Hicri 1239 yılında onarımdan geçmiş. Caminin içi oldukça sade… Mihrap ve çevresindeki renkli işlemeler orijinal… Dış giriş cephesinde yine muhtelif işlemeler ve Allah yazısı mevcut. 2003 yılında Kırkoluk Camisi bazı özel günlerde, bayram ve törenlerde ibadete açılıyormuş. Normal zamanda yamaçtaki köy içinde yer alan ve köy odasının hemen yanında yer alan camide ibadet yapılıyormuş.<

  Ancak; 2012 yılına geldiğimizde ne yazık ki caminin bütün sihrinin ehil olmayan eller tarafından yapılan bir sözde restorasyon sonucunda kaybolup gittiğine tanık oluyoruz. Caminin son cemaat yerinin balkon tırabzanları, inanılmaz şekilde acayip ve zevksiz lambrilerle örtülmüş. Caminin duvarları badanalanmış ve üstüne iyi bir şey yaptığını düşünerek adını ve cep telefonunu kaydeden bir yerel ressam tarafından desenler çizilmiş. Ancak; sonuçta ortaya çıka çıka ne yazık ki, bir hilkat garibesi çıkmış. Caminin üst katını taşıyan kolonlar, taşla kaplanmış gibi desenlenerek, içi sarı renkle boyanmış. Caminin hemen yanında yer alan tarihi çeşme de ressamın gazabından kurtulamamış. Aynı desenleme garabetini çeşmede de gördük. Ayrıca restorasyon sonucunda çeşmenin kurnasının üstünde yer alan iç tavanın alçısı da ne kadar sağlam yapıldığını gösterircesine kabarıp kalkmış. Ha düştü ha düşecek durumda yani. Neyse ki; restorasyon sırasında bir tek caminin hemen altında yer alan şadırvan ve kırk olukların üzerinde yer aldığı mermer pano bu restorasyon tahribatından kurtulmuş; ne diyelim buna da şükür…

   Caminin altında bulunan şadırvan ve çeşmelerin mermeri üzerinde mermer işçiliğinin en güzel örnekleri yer alıyor. Çiçek ve yaprak desenleriyle bezenmiş mermerlerin üzerinde dört minareli iki kubbeli bir cami kabartması dikkat çekiyor. Ayrıca Kırkoluklar’ın hemen yanında yer alan bir eski çeşmenin kenarlarında yer alan mermer sütun üzerinde iki adet güvercin resmi mevcut.

Kaynak: Kültür Portalı