14 Temmuz 2024
Camiler

ŞEYH ÇOBAN CAMİSİ – SİVAS

    XII. yüzyılda yaşadığı ileri sürülen Şeyh Çoban’ın asıl adı Şeyh Hüseyin Raî’dir. Babasının çok sayıdaki sığırını güttüğü için raî “çoban” olarak tanınır. Bir taraftan büyük mutasavvıf Ebü’l-Vefa’nın (1026-1107) yedinci halifesi olduğu, diğer taraftan Necmüddin Kübrâ’nın Halifelerinden olduğu anane olarak belirtilmektedir. İslâmı yaymak ve gönüller fethetmek için Horasan’dan Sivas’a gelen bir Alperen olduğu söylenir. Yıllarca Ebü’l-Vefa’nın yanında kalıp mertebeler kazanmış daha sonra onun izni ile ders vermeye başlamıştır. Şeyh Merzuban’la aynı tarikattan olduğu, develerinin çöktüğü yeri mekan tutmak üzere Horasan’dan birlikte yola çıktıkları anlatılanlar arasındadır.

Timurlenk felaketinde Cami-i Kebir’in vakfiyesi gibi Şeyh Çoban Zaviye vakfiyesinin de zayi olduğu belirtilmektedir. 1455 tarihli tahrir defterinde mahalle olarak ismi geçen zaviye Osmanlı öncesi kurulan zaviyeler arasında yer alır. Toprak Kalenin güneyinde, sur içinde, sınırdadır. Halk arasında Şeyh Hüseyin Râî ya da Şeyh Çoban Veli Zaviyesi, kitabelerine göre 1370 tarihine kadar gitmektedir. Şeyhin adıyla anılan çeşme, Bayram Paşa vakfı sayesinde diğerleriyle birlikte tamir edilerek günümüze kadar gelir.

Şeyh Çoban Mahallesi’nde bulunan mescit, Şeyh Hüseyin Rai (Şeyh Çoban Veli) tarafından inşa ettirilmiştir. Mustafa Ünsal Uzunçarşılı ve Edgüer’i kaynak göstererek mescidin, XX. yüzyılın ilk çeyreğinde mevcut olduğunu kaydeder. Aynı kaynaktan, mescidin, yanındaki türbeye bitişik vaziyette inşa edildiği ve iki basamak ile mescit ve türbenin birbirlerinden ayrıldıklarına dair bilgiler verilmiş olduğunu öğreniriz. Bu eserde ayrıca, mescidin mihrabı yanındaki duvara konmuş Arap harfleri ile yazılmış iki kitabeye de yer verilmiştir. 1946-47 yıllarında, mescidin yıkıldığı ve sadece türbenin mevcut olduğu görülür. Mescidin 1370 tarihinde Eşref adlı birisi tarafından onarıldığına dair kitabeden, türbe ve mescidin bu tarihten önce yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kitabelerden diğerinde türbenin 1458’de Yusuf Bin Abdullah tarafından yeniden yaptırıldığı belirtilmiştir.

İÇ MEKÂN FOTOĞRAFLARI YANDEX’TEN ALINTIDIR.

KAYNAK: SİVAS’IN MANEVİ BÜYÜKLERİ