LÜBBEY KÖYÜ CAMİİ – ÖDEMİŞ / İZMİR

LÜBBEY KÖYÜ CAMİİ – ÖDEMİŞ / İZMİR

   Ödemiş ilçesinde, tarihi bir öneme de sahip olan ve bölgede satılık köy olarak adlandırılan Lübbey Köyü yetkililerin kendileriyle ilgileneceği günü bekliyor. Çamyayla’da, kaderine terk edilen köy, adeta hayalet şehir edasıyla bölgeyi sessizliği ile kaplıyor. Köyde bugünlerde yaklaşık 10 kişi yaşamını sürdürürken, yaşayanların ise büyük çoğunluğu yaşlılardan oluşuyor.

   Lübbey Köyünü terk etmek istemeyen yaşlılar, bir hayat mücadelesi vererek geçimini ise tarımla sağlıyor. Köy, yılın belirli dönemlerinde ise fotoğraf ve belgesel tutkunlarının akınına uğrayarak şenleniyor. Bölgeye gelen kişiler, kendi haline bırakılan ve hayalet şehri andıran köyün birçok noktasını görüntüleyerek, tanıtımını yapıp turizme kazandırmaya çalışıyor.

Köylülerin çoğu bir daha dönmemek üzere göç ettiği için, Lübbey evlerine yıllardır dokunulmamış, betonarme yapılar köye girememiş. Köyün masalsı havası da buradan geliyor. Ama içinde oturulmadığı için doğaya yenik düşenlerin sayısı, ayakta kalanlardan fazla. Masalın hüzünlü kısmı da bu zaten. Çoğu yan yana sıralı, iki katlı bu evlerin hiçbiri birbirinin manzarasını kapatmıyor. Taş malzemeden yapılmış alt katlar genellikle ahır olarak kullanılıyor. Ahşaptan yapılmış üst kısımlarsa yaşam alanı. Bitişik nizam olan evlerin arasında tek bir duvar var. Tuvalet, banyo, çamaşırhane ortak alan olarak kullanılıyor. Birkaç evin kendi bahçesinde sonradan yaptığı alanlar da var. Lübbey’in de içinde bulunduğu Ege’deki birçok bölge, tarihte Türkmen beyliklerine ev sahipliği yapmış. 1300’lerin başından itibaren bölgede hüküm süren Aydınoğulları bir Türkmen beyliğiydi. Beyliğe başkentlik yapan Birgi, Küçük Menderes havzasının Ödemiş’e bağlı bir başka tarihi yerleşim yerlerinden bir başkasıdır.

Ancak Lübbey’de cami dışında hiçbir yapı kültür varlığı sayılmıyor. Cami ibadete açık, günün 5 vakti merkezi sistemden ezan okunuyor ama namaz için camiye gelen yok. Cami imamı da sadece Cuma günleri köye geliyor. Diğer günler cami kapalı. Caminin minaresi yok, ahşaptan inşa edilmiş, halen zamana karşı direniyor. Yakın zamanda el atılmazsa o da diğerleri gibi yıkılıp yok olabilir. Caminin içine dış kapıdan girince küçük bir hol var ve camiye ahşap oyma işlemeli başka bir kapıdan giriliyor. Caminin duvarları kalem işçilikleri ile süslenmiş, değişik çiçek motifleri, yazılar çeşitli resimler yapılmış. Güzel bir görüntüsü var. Caminin tavanı düz ve ahşap kaplamalı. Sermahfil kısmı da ahşaptan yapılmış, caminin içinden ahşap bir merdivenle yukarı çıkılıyor. Camide kubbe yok, çatı zaten kiremitle örtülü. Köyün tarihi gibi caminin tarihi de belli değil, kimin tarafından ne zaman yapıldığı belli değil.