HOCA BAHŞAYİŞ MESCİDİ (SIRHATUNLAR CAMİİ ) VE TÜRBE – TİRE / İZMİR

HOCA BAHŞAYİŞ MESCİDİ (SIRHATUNLAR CAMİİ ) VE TÜRBE – TİRE / İZMİR

İzmir ili Tire ilçesinde, Kavakdibi Caddesi üzerinde bulunana mescid, her ne kadar halk arasında SİRE HATUN MESCİDİ olarak bilinse de hiçbir kayıtta böyle bir ad yoktur. Adlandırma daha çok öyküsel kaynaklı görünmektedir. 
Yapı tüm kayıtlarda HOCA BAHŞAYİŞ ZAVİYESİ (mescit ) olarak yer almaktadır. Kayda konu olan Hoca Bahşayiş ise Karaman büyük emirlerindendir. Zaviyenin bulunduğu kesim II. Beyazıt döneminden itibaren Hoca Bahşayiş Mahallesi olarak görünmektedir. 
Kaynak: A. Munis Armağan 

Yine Tire’nin Kavakdibi Caddesi’nde, eğimli bir arazide bulunan bu türbenin yapım tarihi ve kime ait olduğu konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Türbenin kitabesi olmadığı gibi, içerisindeki yedi mezarın da kime ait olduğu mezar taşlarında belirtilmemiştir. Yapı üslubundan XIV. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. 

Bu türbede gömülü olan yedi kız kardeşin Buğday Dede’nin torunları olduğuna inanılmıştır. Bu kız kardeşler yaşamları boyunca hiç kimse ile konuşmamışlar bu yüzden de Sır Hatunlar ismi ile tanınmışlardır. Kardeşlerin hepsi birden 1473 yılında ölmüş ve bu türbeye gömülmüşlerdir. Sır Hatunların mezar taşlarında: 

”Dünyanın esasını koyan, 
Aleme budur hitab… 
Garibin yok medhali, 
Vallah-ü alem bissevab… 
Ayasuluğu Tahtı’na imdat, 
İnayet eden Sır Hatun, 
Budur eyleyene, dua-yı hesab…” yazmaktadır.

Halk arasındaki yaygın bir söylentiye göre, bu yedi kız kardeşin keramet sahibi oldukları ve kerametlerinin ortaya çıktığı anda da öldüklerine inanılmıştır. İnanışa göre Arap Yarımadası’nda kıtlık baş göstermiş ve oradan gelen bir Arap tohumluk buğday alabilmek için Buğday Dede’nin huzuruna çıkmıştır. Buğday Dede’ye geliş sebebini anlattıktan sonra tohumluk buğdayının olmadığını ancak, torunları Sır Hatunların kendisine yardım edeceğini söylemiştir. Bunun üzerine Arap Sır Hatunların yanına gitmiş, isteğini iletmiş. Sır Hatunlar ise ellerinde yalnızca iki tas buğday kaldığını bu iki tas buğdayı verebileceklerini söylemişlerdir. Sır Hatunlar kendilerinden geçmiş iki tas buğdaydan kırk çuval buğday çıkarmışlar ve Arap’a vermişler. Ancak kerametlerinin ortaya çıktığını Arap gittikten sonra anlamışlar; “Eyvah biz ne yaptık, sırrımızı birisine gösterdik” diyerek dövünmeye başlamışlar. Bu olaydan sonra da hep birlikte karar vererek öbür dünyaya göçmüşlerdir. 

Bu olayın duyulmasından sonra Tire halkı bu kız kardeşler için bir türbe yaptırmışlardır. Bundan sonra da yüzyıllar boyunca bu türbeyi Cuma günleri ziyaret etmek gelenek haline gelmiştir. 

Türbe kesme ve moloz taştan 3.62×365 m. ölçüsünde kare planlı ve iki katlı olarak yapılmıştır. Alt katta mumyalık üst katta da sandukaların bulunduğu bölüme yer verilmiştir. Mumyalık kısmı 3.53×3.57 m. ölçüsündedir. Türbenin üzeri kubbe ile örtülmüş, alt kattaki mumyalık da beşik tonoz ile örtülmüştür. Türbenin önünde dikdörtgen şekilde bir teras bulunmaktadır.

BAŞKA BİR KAYNAK
Evliya Çelebi Tire’nin kurucusu olarak Sire Hatun’u göstermekte ve onun İranlı bir melike olduğundan söz etmektedir. Bugüne değin, Sire Hatun ile ilgili bu bilgiyi doğrulayıcı herhangi bir belgeye rastlanılmamıştır. Ancak, kaynaklarda Tire adı olarak “Sire” adı kullanılmıştır.

Paşa Mahallesi, Çapraz semtinde bulunan iki katlı yapı vakıf kayıtlarında Sire Hatun mescidi olarak yer almaktadır. İki katlı binanın alt katı türbe üst katı zaviyedir. Zaviye daha sonra mescide dönüştürülmüştür. Türbede ise Sire Hatun’un kızları ifadesiyle 7 kız mezarı bulunmaktadır.

Halk arasında gizemliliği konu alan efsanelerine göre Sır Hatunlar adıyla anılan Sire Hatunlar Türbesinde yatanların Buğday Dede’nin kızları ya da torunları olduğu söylenmektedir.

Türbe, mimari açıdan beylik devri plan tipini taşıması nedeniyle de ayrı bir değer taşımaktadır.

Kaynak: A. Munis Armağan
�

Bir cevap yazın