ÇAY (AŞÇI HÜSEYİN AĞA )CAMİİ – MERZİFON – AMASYA

ÇAY (AŞÇI HÜSEYİN AĞA )CAMİİ – MERZİFON – AMASYA

Hacı Balı Mahallesi, Balı Caddesi’nin doğu tarafındaki doğuya hafif meyilli bir araziye yerleştirilen eser Paşa Hamamı’nın takriben 60 m. kuzeydoğusundadır.
Kitabesi bulunmadığından inşa tarihi tam kestirilememekle birlikte, bazı arşiv kayıtlarına göre Hacı (Aşçı) Hüseyin Ağa tarafından yaptırıldığı anlaşılan eserin, kayıtlardaki mevcut bilgilerle, avlu kapısı yukarısında yer alan H.1186/M.1772 yılına ait tamir kitabesini de dikkate alarak 17. yüzyıl sonu veya 18. yüzyıl başlarında inşa edildiğini düşünmekteyiz.
Eser, yaklaşık 200 m. doğusundan geçen Paşa Deresi (Çayı) nedeniyle Çay Camii, banisinden dolayı da Hacı (Aşçı) Hüseyin Ağa Camii adlarıyla anılmaktadır.
Avlu kapısı yukarısında yer alan kitabeye göre de 1772 yılında bir onarım gördüğü anlaşılmaktadır. Mevcut bilgiler yanı sıra plân ve diğer mimarî özelliklerini de dikkate alarak caminin en erken 17. yüzyıl sonu, en geç ise 18. yüzyıl başlarında inşa edilmiş olabileceğini tahmin ediyoruz.
Plân bakımından asıl halini büyük ölçüde koruyan cami, ilk olarak 1772 yılında daha sonra ise Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1947 ve 1977 yıllarında yapılmış onarımlara ait izleri taşıyarak günümüze ulaşmıştır.
Cami, doğu-batı yönünde dikdörtgen plânlı, prizmal bir gövdeye sahiptir ve kuzey yanındaki son cemaat yeri ile birlikte kuzey-güney doğrultusunda kareye yakın dikdörtgen plânla uzanır .
Minaresi son cemaat yeri mekânının kuzeybatı köşesine bitişik bir kaide üzerinde yükselir. Cami, düz ahşap tavan üzerine kırma çatı ile örtülüdür. Son cemaat yeri, harime paralel dikdörtgen plânla uzanarak düz ahşap tavanla örtülmüştür. Harim kapısı, son cemaat yeri güney duvarına aksı ile ortalanarak yerleştirilmiştir.
Avlu kapısı, güney yanı ile son cemaat yeri kuzeybatı köşesine bitişik ahşap iskeletli, bakır levha kaplı bir beşik çatı ile örtülüdür. Kanatlarla beraber tamamen ahşap malzeme kullanılarak hazırlanmış boyuna dikdörtgen

Kemer açıklığı yukarısındaki dikdörtgen çerçeve içerisinde kısa kenarları üçgen biçimi sivri hatlarla şekillendirilmiş ve ortadaki kitabelik olarak değerlendirilen yan yana üç adet pano bulunmaktadır. Orta panonun ortasına da kısa kenarları kaş kemer biçiminde kavislendirilen kitabe levhası yerleştirilmiştir. Harfleri etrafı oyulmak suretiyle kabartılan sülüs hatlı levhada “Mâşâallah tamir sene 1186” yazılıdır
Tavan ve minare bütünüyle ahşaptır. Örtü sistemi ise asıl haliyle alaturka kiremitlerle kaplı iken onarım esnasında bakır levhalarla kaplanmıştır.
Minare, binanın kuzeybatı köşesinde, çatı seviyesinden itibaren biraz içerlek konumla yükselir. Silindirik görünüşlü gövdesi, esasen düz tahtaların düşey vaziyette yan yana sıralanıp derzlerine de ince çıtaların çakılmasıyla elde edilmiş poligonal bir plâna sahiptir.
Binanın görünüşüne hareket kazandıran kuzey cephesinde alt seviyede altı, üst seviyede dört adet pencere açıklığı mevcuttur.
Son cemaat yerinin üzerini örten kubbelerin her ikisi de pandantiflidir…”
Kapı açıklığına yerleştirilen bir çift kanat ahşaptır ve sanat değerinden yoksun alelade unsurlardır.
Doğudaki iki pencere arasına, muhtemelen 1947 onarımında ahşap malzeme ile boyuna dikdörtgen biçiminde alelade bir mihrap kompozisyonu yapılarak mihrabın batısındaki pencerenin yukarısına “Allah”, doğusundaki pencerenin yukarısına da “Muhammed” yazılmıştır. Doğu duvarına siyah boya ile oldukça iri bir vav ( و) harfi işlenmiş ve ortasına da
sülüs hatlı bir yazı kartuşu teşkil edilmiştir. Kartuşun alt kısmındaki “sene 1366” ibaresinden onarımın 1946 yılında başladığı anlaşılmaktadır.
Tavan yüzeyi, süslemeli bölümler dışında bütünüyle kahverengi yağlı boya ile kaplanmıştır. Harimin kuzey duvarı hariç diğer cephelerdeki üst pencere açıklıklarının yanlarına “Allah”, “Muhammed” ve dört halifenin isimleri yazılı madalyonlar işlenmiştir.
Kadınlar mahfili, kuzeyde yer alan son cemaat yerinin üzerine, harim mekânının devamı niteliğinde yerleştirilmiştir
Mihrap, güney duvar aksında beş kenarlı girinti yapan bir niş biçimindedir. Harim tarafındaki iki köşesine, kum saati şeklinde başlık ve kaideye sahip birer sütunce yerleştirilmiştir. Kavsarası altı sıra mukarnasla hareketlendirilmiş ve mukarnas sıralarına göre basamak gibi kademelenerek tepede birbirine bağlanan hafif içerlek bir yüzeye sahiptir.
Minber, güney duvar batı yanındaki pencere ile dolap nişi arasında yer alan ahşap bir eserdir. Yan aynalıkları, dik açılı üçgen bir pano içerisine teşkil edilmiş geometrik şekil ve köşebentlerindeki bitkisel motiflerle süslüdür.
süslemeler kırmızı, yeşil; yıldızlar ise sarı, kırmızı ve açık mavi Minberin aynalık dışındaki bütün yüzeyleri halen yeşil yağlı boyalıdır.
Harimin güneydoğu köşesine bitişik konumla ahşap malzemeli bir vaiz kürsüsü yerleştirilmiştir. Kürsü diyagonal bir ayakla desteklenen küçük bir çıkma şeklindedir ve kenarlarına minber korkuluklarıyla ortak özelliklere sahip bir korkuluk hazırlanmıştır. Kürsüye birkaç basamaklı ahşap merdivenle çıkılmaktadır.
Avlunun ortasında yer alan şadırvan, mevcut durum itibariyle muhtemelen geç dönem eseridir ya da önceki onarımlar esnasında tamamen yenilenmiş bir unsurdur, ancak yapının asıl halinde de böyle bir şadırvanın bulunduğunu söylemek mümkündür.

KAYNAK: Murat Çerkez DOKTORA TEZİ

Bir cevap yazın