HASİNLİ CAMİİ – KAYSERİ

HASİNLİ CAMİİ – KAYSERİ

Kayseri Hasinli Camii (1714) başkentteki üslubu taşrada temsil eden yapılardan birisidir. Hasinli Camii bünyesindeki taş süslemeler Lâle Devri üslubuna uygun nitelikler taşıması bakımından önemlidir.

 Damat İbrahim Paşa Cami (1720) (Canca, 1999: 74-76) gibi sınırlı sayıda birkaç örnek dışında dinî yapılarda dönem üslubunu aksettiren taş süslemelerle karşılaşılmaz.

Hasinli Camii, Kayseri il merkezinde, Hasinli mahallesinde Demir sokak’ta yer almaktadır. Cami, harim giriş kapısı üzerinde bulunan tek satırlık iki mısralı inşa kitabesine göre H.1126/M.1714 yılında Ürgüplü Derviş Mehmet Ağa tarafından yaptırılmıştır.

Kitabenin okunuşu (Özkeçeci, 1997: 96) şu şekildedir:

Sâhib’ül-Hayrât ve’l-Hasenât Es-seyyid

El Hâc Derviş Mehmed Ürgûbî

Sene: H.1126/M.1714

Caminin Ak Hâtun adında bir kadın tarafından H.1201/M.1786 yılında tamir ettirildiği belirtilmektedir. Ak Hâtun caminin vakfiyesini düzenleyen zatın neslindendir. Bunun yanı sıra caminin tamirini gösteren bir kitabenin mevcudiyeti yayınlarda geçmektedir.

 Günümüzde mevcut olmayan kitabenin okunuşu (Özkeçeci, 1997: 96) şu şekildedir:

Bu rânâ mabedi zinetle eyledi ihyâ

İde Cennet sarâyın bahş

Bu Ak Hâtun’a ol Mevlâ

 Camiyle aynı tarihte Sıbyan Mektebi, medrese ve bir çeşme yaptırıldığı vakfiyesinden

ve Ahmed Nazif Efendi’nin verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır.

 Vakfiyede belirtilen Sıbyan Mektebi ve medrese günümüze ulaşamamıştır. Caminin karşısında bulunan çeşme ayaktadır.

Camide Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılında restore çalışmaları başlatılmış olup bu çalışmalar halen devam etmektedir.

GENEL MİMARİ TANIM

Hasinli Camii, kareye yakın ölçülerde bir harim ve bunun kuzeyinde ahşap sütunlarla

taşınan son cemaat yeri revağından müteşekkildir. Harim içten düz ahşap tavanla dıştan kırma çatıyla örtülüdür. Son cemaat yeri revağı doğu cephede harimden daha geniş tutulmuştur.

Ahmet Nazıf Efendi Mir’ât-ı Kayseriyye adlı kitabında Hasinli Camii’nin H.1126/M.1714 tarihli vakfiyesini yayınlamıştır. İlhan Özkeçeci’nin naklettiği vakfiyede caminin bir hayli emlak ve Akarat-ı Mevkufe gelirinin olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Evkaf İdaresi’nde bağlanan geliri ve bir tarlası vardır.

Camiyle aynı yıl inşa edilen ancak günümüze ulaşamayan medresenin öğretim görevi dönemin Kayseri müftüsüne verilmiştir. Ayrıca Ahmed Nazif Efendi Mir’ât-ı Kayseriyye’de şunları zikretmektedir:

“Sıbyan mektebi bitişiğindeki küçük mezarlıkta meşhur âlimlerin mezarları vardır. Bunlardan biri Battal Hatîbi Şeyh Hasab Efendi’dir. Bu zatın Dürr’ül-Bihâr adında üç cild ve Keşf’ül-İştibâh adıyla iki cild; Hâtime-i Fetâvâ ya da Semhat-ül-Ebrâr Fî Beyân-ı Gumûz’il-Esrâr isminde bir başka eseri vardır. H.1181/M.1767 de vefatı erbabınca kayda geçirilmiştir.”

Caminin tek şerefeli minaresi, son cemaat yeri revağının kuzeybatı köşesine bitişik vaziyette

inşa edilmiştir. Yapının önünde ufak bir avlu bulunur.

Yapının dış duvarları kuzey cephe hariç son yıllarda betonarme bir sıvayla kaplanmıştır.

Caminin inşa malzemesi kesme taştır. Kuzey cephede, mihrapta ve minberde gri renkte taş, diğer cephelerdeki pencerelerde kirli sarı taş kullanılmıştır.

Cami iç mekânı, kuzey cephede alt sırada giriş açıklığının iki yanında simetrik yerleştirilmiş birer pencere ve üst sırada üç pencere; güney cephede mihrabın üstünde cepheye simetrik yerleştirilmiş üç pencere; doğu ve batı cephelerde üst sırada cephe aksından kuzeye kaydırılmış ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Giriş cephesinde doğu uçta sonradan kapatılmış olduğu anlaşılan bir pencere açıklığı daha mevcuttur. Pencereler içten ve dıştan yuvarlak kemerli bir forma sahiptirler. Dış tarafta pencerelerin üçer sıra kaval silmeyle çevrelendikleri görülür. Kuzey cephe hariç diğer cephelerde dış tarafta pencerelerin çerçeve, kemer ve sövelerinde krem renkli taş malzeme kullanılmıştır. Pencerelerin tamamı demir şebekeli ve ahşap çerçevelidir. Yapının kuzey cephesi diğer cephelere göre daha gösterişli düzenlenmiştir.

Bu cephede alt sıradaki pencerelerin iki yanında iki mihrabiye nişi yer almaktadır.

Caminin son cemaat yeri mekânı harime göre daha geniş tutulmuştur. Batı cephede harimin beden duvarının bir devamı olarak uzanan revak, doğu cephede iki kemer gözü kadar harimden daha geniştir. Doğu ve batı cepheleri kesme taş örgülü duvarlarla kapatılan revağın üzeri altı ahşap sütunun taşıdığı kiremit kaplı bir çatıyla örtülmüştür.

Yapının minaresi son cemaat yerinin batı duvarına bitişik vaziyette konumlandırılmıştır.

Tek şerefeli silindirik gövdeli minare kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Minareye giriş kaidenin doğu cephesine açılan basık kemerli bir kapıyla sağlanır. Minarenin kare kaidesi alt sıra pencerelerin üst hizası seviyesinde bir yüksekliğe sahiptir.

Caminin iç mekânına giriş kuzey cephenin ortasında yer alan bir kapıyla sağlanır. Kapı

kütlesi üç yönden üç sıra kaval silmeyle çevrelenmiştir. Basık kemerli esas kapı açıklığının üstünde sivri kemerli bir alınlık yer alır.

Kare ölçülerdeki harimin üzeri iç taraftan dört ahşap sütunun taşıdığı ahşap bir tavanla, dıştan kiremit çatıyla örtülmüştür. Sütunların kaideleri ve başlıkları kare formdadır. Tavan iki kademeli yapılmıştır. Birinci kademede mihraba paralel dizilmiş ahşap direkler bulunur.

Direkler son yıllarda kırmızı, mavi ve yeşil renklerle boyanmıştır. Direklerin üstündeki tavanda çıtalarla oluşturulmuş baklava dilimlerinin kapladığı bir düzenleme görülür.

Harimin kuzeyinde son dönemlerde eklendiği anlaşılan kadınlar mahfili yer alır. Mahfil harim tavanını taşıyan sütunlardan kuzeydeki ikisi üzerine bindirilmiştir. Ahşap sütunların taşıdığı mahfil betonarme malzemeden inşa edilmiştir. Mahfile giriş caminin kuzey cephesinin üst sırasına sonradan açılmış olan bir kapıyla sağlanır. Kapıya son cemaat yeri revağının batı kenarına yerleştirilmiş merdivenlerle çıkılır

Kıble duvarının ortasında, giriş aksı üzerinde yer alan yedi köşeli mihrap orjinalliğini büyük ölçüde koruyarak günümüze gelebilmiştir. Mihrap kütlesi cepheden iç mekâna doğru hafif bir çıkıntı yapar. Kesme taştan yapılmış olan mihrap iki yanda iki sütunce ile nihayetlenir

Yapının minberi harimin kuzeybatı köşesine bitişik vaziyette konumlandırılmıştır.

Kesme taş malzemeden yapılan minber yapıldığı dönemdeki halini büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşabilmiştir.

CAMİDEKİ TAŞ SÜSLEMELER

Camideki taş süslemeler giriş kapısında, kuzey cephedeki pencere ve mihrabiye nişlerinde, mihrabında ve minberinde karşımıza çıkar.

Harime girişi sağlayan kapı üç taraftan üç sıra kaval silmeyle kuşatılmıştır. Esas kapı açıklığının kemer köşeleri üçgen panolar içerisine alınmış vazodan çıkan lâle ve karanfil motifleriyle süslenmiştir. Kemerin üstünde iki sıra halinde düzenlenmiş altlı üstlü üçerden altı dikdörtgen pano bulunur. Panoların içleri baklava dilimli desenlerle doldurulmuştur.

. İki kenardaki panoların uçlarında lâle motifleri yer alır. Sivri kemerli alınlığın tabanına yan yana iki dikdörtgen pano içerisine alınmış olan inşa kitabesi yerleştirilmiştir. Kitabenin üstünde, merkezinde onikigen çiçek bulunan bir gülbezek kabartması yer alır. Sivri kemerin köşeleri, içlerinde altı kollu yıldızlar bulunan yuvarlak madalyonlarla doldurulmuştur.

Madalyonlar vazodan çıkan lâle ve karanfil motiflerinin oluşturduğu üçgen çerçeveler içerisine alınmıştır.  Sivri kemerin hemen üstünde içleri boş yan yana iki dikdörtgen pano bulunur. Her iki panonun dış uçlarına birer lâle motifi eklenmiştir. Sivri kemerli alınlığın iki tarafında kapı zeminine kadar uzanan bir sıra bordür bulunur. Bordür yüzeyi en altta vazolar içerisinden çıkan üst üste sıralanmış baklava dilimlerinden oluşan bir kompozisyonla doldurulmuştur. Bu kompozisyon üst kısımda selvi ağacı motifleriyle nihayetlenir. Kapı açıklığının iki tarafında sivri kemerin üzengi seviyesine kadar çıkan iki burmalı sütunce yer almaktadır. Sütunceler kum saati kaidelere ve başlıklara sahiptirler.

Yapının kuzey cephesindeki pencerelerde ve mihrabiye nişlerinde, giriş kapısı, mihrap ve minberde uygulanan taş süslemeye paralel bir kompozisyon anlayışı hâkimdir. Kapının iki yanına açılan pencerelerden batı taraftaki kapıya daha yakın konumdadır. Pencereler diğer cephelerde olduğu gibi üçer sıra kaval silmeyle çevrelenmiştir. Alt sıradaki iki pencere ve sonradan kapatılmış olan bir pencerede benzer kompozisyonlar bulunur. Pencerelerin kemer köşelikleri kemer formunu bozmadan iki taraftan üçgen panolar içerisine alınmıştır. Panoların içinde bir daldan çıkan lâle, karanfil ve yaprak motifleri yer alır. Kemerin üstündeki alınlık kısmında yatay dikdörtgen bir pano içerisine alınmış yan yana iki kartuş yer almaktadır. Kartuşların kısa kenarları kademeli bir şekilde sivrilerek birbirine bağlanır. Açık iki pencerede kartuşların içlerinde altı kollu yıldızların yer aldığı madalyonlar bulunur. Kapalı penceredeki kartuşların uçlarında birer lâle motifi bulunmaktadır. Bu bölümde kartuşların içlerine birer çarkıfelek motifi yerleştirilmiştir. Üst sıradaki pencerelerde süsleme yoktur. Bu sıradaki pencereler diğer cephelerde olduğu gibi üç sıra kaval silmeyle çevrelenmişlerdir ve kemer köşelerinde içleri boş üçgen panolar yer alır.

Kuzey cephede giriş açıklığının doğusundaki mihrabiye nişi üzerindeki süslemeler giriş kapısı ve pencerelerdeki süslemelerle paralellik gösterir. Orijinal şeklini büyük ölçüde koruyarak günümüze gelebilmiş olan mihrabiye üç taraftan yedi sıra bordürle çevrelenmiştir. En dışta düz bir silme yer alır. Daha sonra üç sıra kaval silme bulunur. Kaval silmelerden sonraki ilk bordürde yüzeyleri yivli olan üçgenlerin ters ve düz olarak tek sıra halinde sıralanmalarıyla oluşturulmuş geometrik bir kompozisyon görülür. Daha sonraki bordür yan yana sıralanmış mukarnas dizilerinden oluşturulmuştur. Mukarnasların uçlarında yivli sarkıtlar bulunur. En

içteki bordürün içi zikzâk dizileriyle doldurulmuştur. Sivri kemerli mihrap kavsarası ve mihrap nişi beş köşelidir. Bu formu oluşturmak için kemerin sivri noktalarından aşağıya doğru yayılan silmelerden yararlanılmıştır. Kemer köşelerindeki üçgen yüzeylere simetrik olarak vazodan çıkan lâle, karanfil ve yaprak motifleri yerleştirilmiştir. İnce boyunlu geniş ağızlı vazolar üçgen dipler üstünde yükselir. Vazolar yapının diğer bölümlerindeki vazolarla benzer formda yapılmıştır.

Kuzey cephedeki giriş açıklığının batısındaki mihrabiyede de bir öncekinde gördüğümüz süsleme kompozisyonları bulunmaktadır. Bu mihrabiyedeki tek fark köşeliklerde bulunan vazolu çiçek kompozisyonlarında karanfillerin yerine lâle motiflerine yer verilmesidir.

Yapının mihrabı alçak kabartma tekniğinde natüralist çiçek motifleri ve geometrik kompozisyonlarla süslenmiştir (Foto: 12). Mihrap nişi üç yönden üç sıra kaval silmeyle iki sıra bordürle çevrelenmiştir. En dışta düz bir kaval silme mihrap kütlesini sınırlar. İkinci sıradaki bordürde birbirleriyle kesişerek geçmeler yapan altıgenlerin meydana getirdiği bir geometrik kompozisyon yer alır. Bu geometrik bezemeler iki tarafta en altta vazoların üstlerine bindirilmiştir. Üçüncü ve dördüncü sıralarda iki kaval silme bulunur. En içteki bordürde zeminde bir selvi ağacı motifi ve üzerinde yüzeyleri yivli olan üçgenlerin ters ve düz olarak tek sıra halinde sıralanmasıyla oluşturulan bir kompozisyon yer almaktadır. Mihrap nişi yedi köşelidir. Sivri kemerli mihrap kavsarasında kemerin sivri noktasından aşağıya doğru yayılan silmeler yarım kubbeyi yedi dilime ayırarak altlıkla aynı formda olmasını sağlamıştır. Mihrap alınlığında yatay dikdörtgen pano içerisine alınmış dört kartuş bulunur. Üstteki iki kartuşun yüzeyi balıksırtı yivlidir. Alttaki iki kartuşun üzerinde Celi-Sülüs hatla yazılmış yazı kuşakları yer alır. Kemer köşelerindeki üçgen alanlarda vazodan çıkan natüralist lâle ve karanfil motiflerinden oluşan bir süsleme kompozisyonu görülür. Üçgen dipler üzerine yükseltilen vazolar armudi formlu bir gövdeye ve geniş bir ağza sahiptirler. Vazo gövdelerinin içleri balıksırtı şeklinde çizgilerle doldurulmuştur. Her iki köşede de vazodan dört uzun dal çıkarılmıştır. Dallardan birine çiçek motifi, ikisine lâle motifi ve birine karanfil motifi yerleştirilmiştir. Her iki köşede uçlardaki dallardan çıkan lâle motifleri köşe yüzeyinin üst tarafında alınlıkta bulunan kitabelerin üst sınırına kadar devam ederler. Bu natüralist bitki motiflerinin aralarına her iki köşede ortasında altı kollu yıldız olan iki rozet yerleştirilmiştir.

Mihrap nişinin iki yanında burmalı yüzeyleri olan iki gömme sütunce yer almaktadır. Sütunceler başlıkları ve kaideleri kum saati biçimindedir. Mihrabın sivri kemerli kavsarası ve yedi köşeli altlığı sade bırakılmıştır.

Harimin kuzeybatısına yerleştirilen minberin yan cepheleri üst tarafta kaval silmelerle çevrelenmiştir. Üçgen aynalıkların ortasına birer tane gülbezek motifi yerleştirilmiştir. En altta düşey dikdörtgen çerçeveler içerisine alınmış sivri kemerli dört açıklık yer alır. Kemerlerin köşelerine vazodan çıkan lâle ve karanfil motifleri işlenmiştir. Açıklıklarla giriş arasında kalan kısımda içi boş bırakılmış ters üçgen bir pano bulunmaktadır. Minber korkulukları geometrik kompozisyonlarla bezenmiştir. Minber giriş kapısı kemerinin iki yanına ise birer selvi ağacı motifi yerleştirilmiştir. Minber girişinde ve yan yüzeylerindeki süslemeler kuzey cephede ve mihraptaki süslemelerle paralellik göstermektedir

BAZI FOTOĞRAFLAR KAYNAKTAN  ALINTIDIR

KAYNAK: ATAK, E. / SOSYAL BİLİMLER ARAŞTIRMALARI DERGİSİ. II, (2014): 43-63