KÜTÜK CAMİSİ (CAMİ-İ CEDİT) – ELMALI / ANTALYA

    Elmalı’nın Cami-i Cedit Mahallesi’nde bulunan yapı, Cami-i Cedit ve Kütük Cami (Hacı

Süleyman) adıyla anılmaktadır. Başka bir kaynakta, yine Kütük Cami olarak da anılan ve kitabesinde H.1207/M.1792 yılında Hacı Süleyman Ağa tarafından yaptırıldığı bildirilen bir camiden bahsedilmektedir. Ancak her ikisi de aynı isimle anılan bu camiler bize göre farklı yapılardır. Zira birinin “hanım kadın” diğerinin “Hacı Süleyman Ağa” tarafından yaptırıldığı belirtilmektedir. Ayrıca Cami-i Cedit XVI. yüzyılda ismine tesadüf edilen bir cami iken, Hacı

Süleyman Cami’nin 1792 yılında inşa edildiğinin bildirilmesi her ikisine de “Kütük Cami” denilen bu yapıların farklı olduklarını doğrular niteliktedir. İnşa tarihi bilinmeyen caminin ismi ilk defa 1530 yılına ait tahrir defterinde geçmektedir ve Şahkulu isyanından sonra Körpeoğlu Muhammed Fakih tarafından yaptırıldığı bildirilmektedir. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde “Yeni Cami” olarak geçen ve “Hanım Kadınındır” tabiri kullanılan caminin, 17. yüzyılda “Hanım” isminde bir kadın tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir.   

   Caminin temettuât ve vakıf kayıtları mevcuttur; 1845 yılında imamı Tahta Mescit Mahallesi’nden “Sabi Mehmet’tir. İmamlığa meşrut 3 kıta değirmen vakfının icar hâsılatı 80 kuruştur.

    Cami vakfının 1853-1854 yıllarında mütevellisi Hacı Osman Efendi ile yapılan muhasebe kaydına göre 1168 kuruş hâsılattan kalan 319 kuruş olup 1855-1856 yıllarında yapılan muhasebeye göre hâsılat 1263 kuruş olup masraflardan sonra kalan 320 kuruş, 20 paradır. 1857- 1862 yıllarında görülen muhasebe kaydına göre ise hâsılatın 1976 kuruş, 30 para olduğu anlaşılmaktadır. Cami, 1999’daki sel felaketinde büyük hasara uğramış 2000 ve 2002 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

   Caminin beden duvarları tamamıyla beyaz renkte boyanmış olduğundan genel anlamda malzeme tespiti yapılamamaktadır. Ancak duvarların tahrip olan bazı bölümlerine bakarak, ahşap hatıllar arasına kerpiç ve moloz taşların doldurulmasıyla inşa edilmiş bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Caminin pencere çerçevelerinde ahşap, pencere parmaklıklarında ise demir malzeme kullanılmıştır. Kırma çatıyla örtülü olan cami, ahşap iskelet üzerine alaturka kiremitlerle kaplanmıştır. Caminin kuzeydoğusunda yer alan minarenin tamamında düzgün kesme taş, konik külahında ise kurşun malzeme kullanılmıştır.

    Cami, dikdörtgen plana sahip olup sundurmalı kırma çatıyla örtülmüştür. Caminin kuzeydoğusunda tek şerefeli minare yer almaktadır. Yapının beden duvar kalınlığı 0,97 m’dir  

     Caminin doğu ve batı cephelerinin saçak kısmına yakın yerlerinde, simetrik olarak konumlandırılmış beş adet; doğu cephenin alt kotunda ise üç adet dikdörtgen pencereler açılmıştır.

    Doğu cephede, alt kottaki pencerelerden ikisi güney köşeye, biri ise kuzey köşeye kaydırılmıştır. Batı cepheyi yakın tarihlerde inşa edilen evler kapattığından dolayı, alt kotta pencere açıklığına dair bir izle karşılaşılmamaktadır. Doğu cephenin kuzey yönünde yer alan alt kottaki pencerenin yakınına kadınlar mahfiline giriş kapısı açılmıştır. Mahfil kapısına altı basamakla çıkılmaktadır. Düz lentolu olan kapıdan içeri girildiğinde, harim duvarı içinden 12 basamakla mahfile ulaşılmaktadır. Caminin güney cephesinin üst kotunda üç adet; alt kotunda ise yanlara doğru kaydırılmış iki adet pencere yer almaktadır. Alt kottaki pencereler üst kottaki pencerelere nazaran daha geniş tutulmuştur.

    Camiden bağımsız bir şekilde inşa edilen minare, tamamen kesme taştan inşa edilmiştir. Minareye doğu cephede yer alan basık kemerli kapıdan girilmektedir. Minare kaidesi sekizgen planlıdır. Minarede sadece iki bezeme unsuru bulunmaktadır. Bunlardan birisi, basık kemerli giriş kapısının kilit taşı üzerinde; ikincisi ise kilit taşının hemen üzerinde yer alan dikdörtgen formlu taş üzerine işlenmiş girift süslemelerdir. Bu kompozisyonlarda kıvrım dallar, yapraklar ve çiçek motifleri görülmektedir. Kaideden silindirik gövdeye, pahlanarak oluşturulmuş pabuçluk ve bir sıra kaval silme bilezikle; şerefeye ise yine bir sıra kaval silme bilezikle geçilmektedir. Minare, ince formlu petek ve kurşun kaplı sivri konik külahla sonlanmaktadır. Yol genişletilmesi sebebiyle yol ortasında kaldığı düşünülen minare 2002 yılında tescillenmiş olup minarenin gerekli onarım ve temizliği yapılmıştır.

    Caminin kuzeyinde daha sonradan kapatılarak harime dâhil edildiği anlaşılan 11,35×3,05 m ölçülerinde son cemaat yeri bulunmaktadır. Mekâna, kuzey cephenin merkezine konumlandırılmış ahşap düz lentolu bir kapıdan girilmektedir. Mekânı, kapının her iki yanına ve doğu cephesine açılmış birer adet alt kot pencere ile doğu ve batı cephede açılmış birer adet üst pencere aydınlatmaktadır. Son cemaat mahalline giriş kapısının hemen aksında ahşap lentolu, dikdörtgen formlu harime giriş kapısı yer almaktadır. Kapının her iki yanına dikdörtgen formlu, demir parmaklıklı birer adet pencere açılmıştır. Doğu yöndeki pencerenin hemen yanında, süsleme açısından yalın tutulmuş ve 0,18 m niş derinliğine sahip bir mihrabiye bulunmaktadır. Mekânın üzeri içten ahşap düz çatıyla örtülmüştür.

    Harim, 9,38×9,70 m ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Harimin üzeri ahşap düz tavanla örtülmüş olup tavanın merkezi, 3,72 m çapında sembolik bir kubbeyle hareketlendirilmiştir. Harim duvarları süsleme bakımından yalın tutulmuştur. Harim içi, toplam 17 adet pencere ile aydınlatılmaktadır. Bu pencereler, doğu cephede dört sıra üst, iki sıra alt; batı cephede sadece dört sıra üst; güney cephede üç sıra üst, iki sıra ise alt; kuzey cephede ise iki sıra alt pencere şeklinde düzenlenmiştir. Pencerelerin tamamı dikdörtgen formlu olup üst kottaki pencereler alt kottaki pencerelere nazaran daha küçük tutulmuştur.

     Batı cephede alt kotta iki adet 0,70 m derinliğinde nişler bulunmaktadır. Günümüzde dolap olarak kullanılan nişlerin, caminin plan ve ölçüleri incelendiğinde bunların aslında pencere işlevi gördüğü, ancak caminin batı duvarına daha sonra yapılan evlerden dolayı, pencerelerin işlevini kaybettiği ve kapatılarak niş olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. Harimin güney cephesinin merkezine, 0,30 m derinliğe sahip bir mihrap konumlandırılmıştır. Tamamıyla alçı malzemeden inşa edilen mihrap, her iki yanda birer adet yivli sütunla sınırlandırılmıştır. Mihrap nişi, tepede dilimli olarak sonlanan bir kemer içine alınmıştır. Kemer köşeliklerine ve mihrap alınlığına, alçı döküm tekniğinde yapılmış bitkisel süslemeli birer motif aplike edilmiştir. Mihrap tepeliği ise sütun başlıklarından başlayan ve yukarıda üçgen formu oluşturan bir silme ile sonlandırılmıştır. Minber, harimin güneybatı köşesinde konumlandırılmış olup orijinal değildir.

    Kadınlar mahfili, harimin kuzey cephesine yaslanmaktadır. Dört adet kare formlu ahşap ayak tarafından taşınan mahfile, dışarıdan doğu cephenin kuzey köşesine açılmış bir kapıdan geçilerek ulaşılmaktadır. Tamamıyla ahşaptan inşa edilen mahfil, orijinal değildir.

    Caminin inşa tarihi ve banisi tam olarak bilinmemektedir. Caminin isminin ilk defa 1530 yılına ait tahrir defterinde geçmesi ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde 17. yüzyılda “Hanım” isminde bir şahıs tarafından yaptırıldığı ibaresinin yer alması, caminin bu dönemlerde ibadete açık olduğunu göstermektedir. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısına ait temettuat kayıtları ve caminin bugünkü mimari bütün özellikleri göz önüne alındığında cami 16. yüzyıl özelliklerinden daha çok 19. yüzyıl özellikleri göstermektedir. Caminin bugün sahip olduğu mimari özellikler dikkate alındığında da 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiş olabileceği düşünülmektedir. Elmalı’nın yöresel mimarisinde çok görülen ahşap ve kerpiç kullanımı Kütük Camisi’nin inşasında da tercih edilmiştir. Ancak cami minaresinin, malzeme ve plan bakımından incelendiğinde, kesme taştan inşa edildiği görülmektedir.  

    Bundan dolayı minarenin camiden önce inşa edildiği anlaşılmaktadır. Aslında caminin orijinal minaresinin Elmalı-Eskihisar Köyü Camisi’ndeki gibi beden duvarına yaslanmış bir şekilde veya daha küçük ölçülerde ahşap malzemeyle inşa edilmiş olabileceği ileri sürülebilir. Ancak ileride yapılacak yeni bilimsel çalışmalar ve ortaya çıkacak yeni arşiv belgelerinden elde edilecek bilgilerle minarenin inşa tarihi ve mimarisi hakkında bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır.

Kaynak: Elmalı’daki Ahşap Tavanlı Cami ve Mescitler. pdf