SULTAN II. KILIÇ ARSLAN TÜRBESİ (SULTANLAR TÜRBESİ ) – KONYA

SULTAN II. KILIÇ ARSLAN TÜRBESİ (SULTANLAR TÜRBESİ ) – KONYA

Alâeddin Camii’nin avlusunda bulunur.

Türbe, yüksek kaide üzerinde ongen gövdeli ve iki katlı bir yapıdır; içten kubbe, dıştan piramidal külâhla örtülüdür.

Alâeddin Camii içinde kuzeyde, klasik Selçuklu türbeleri tipindedir. Gövdesi kesme taşlardan on yüzlü prizma şeklinde yükselmiş, üzeri tuğladan on köşeli bir pramitle örtülmüştür. Türbe, Sultan Kılınçaslan tarafından yaptırılmıştır. Türbede sekiz çinili sanduka vardır. Aşağıda isimleri yazılı Selçuklu Sultanları; Sultan Mesud I, Kılınçaslan II, Rükneddin Süleymen II, Gıyaseddin Keyhüsrev I. Alâeddin Keysubat I. Gıyaseddin Keyhüsrev II, Kılınçaslan IV, Gayseddin Keyhüsrev III medfun bulunmaktadır.

Türbenin kuzeydoğu cephesindeki giriş kapısına, çift kollu merdivenlerle ulaşılır. Giriş kapısı, sivri kemerli yüksek bir niş içerisine alınmıştır. Kemerin üzerinden başlayan koyu renkli taş sırası yüksek gövdeyi iki bölüme ayırır. Alt bölümdeki tek pencere doğu cephesindedir. Üst bölümde ise biri giriş üzerinde yer almak üzere, üç mazgal penceresi bulunur. Girişin üst bölümündeki, mazgal pencere kemerinin üzerinde, usta adı ve tarih belirtilen bir kitâbe yer alır. Mazgal pencerenin üst kısmında ise beş konsol dikkati çeker.

İç mekâna, Bursa kemerli bir kapıdan girilir; zeminden kubbe kasnağına kadar uzanan, yarım daire kesitli nişlerle kuşatılmıştır.

Giriş cephesindeki merdiven sahanlığının altındaki bir kapıyla mumyalığa dahil olunmaktadır; dairesel planlı ve kubbeyle örtülü mekânda, dört mazgal pencere mevcuttur.

Türbe, dışarıdan ve içeriden bütünüyle düzgün kesme taşla kaplanmış olup, mumyalık katı moloztaş örgülüdür. Kubbeyi saran piramidal külâh, günümüzde kurşun kaplı bir çatıyla örtülüdür.

Binanın mimari dekorasyonu kadar, çini bezemeleri de dönemi için büyük öneme sahiptir. Giriş cephesinde profilli silmelerle kuşatılmış kemer ve konsollar, profilli çerçeveler içerisine yerleştirilmiş mazgal pencereleri ile iç mekânın planimetrisi dikkat çekicidir. Giriş kapısını çevreleyen taş oyma bitkisel bezemeli bordür ve kemerli niş içerisine yerleştirilmiş devşirme taş levha, cepheyi zenginleştiren bezemelerdir. Geçmişte kubbeyi saran külâhın çinilerle kaplı olduğu bilinmekle birlikte, bunlardan günümüze hiçbir iz kalmamıştır. Çini bezeme, sadece profilli saçak kornişinin altında, gövdeyi kuşatan kitâbeli bordürde görülür. Kitâbede, Ayete’l Kürsî yazılıdır. Bunun hemen altında yer alan koyu renkli taş yüzeyine oyma olarak işlenmiş kitâbeli bir bordürde ise eserin bânîsi hakkında bilgi verilmiştir.

Türbenin giriş kapısındaki kapı kanatları, döneminin özgün ahşap oyma sanatı örneklerindendir. Binanın içinde, sekiz Selçuklu sultanına ait çini bezemeli sanduka bulunmaktadır. Sandukalardan dördünün çinileri tamamen dökülmüştür.

Çeşitli dönemlerde onarım geçirdiği bilinen türbe, özgünlüğünü kısmen kaybetmiş olmakla birlikte günümüzde sağlam durumdadır. Türbenin çini bezemeli külâhı ve giriş cephesindeki pencere üzerindeki konsolların taşıdığı mimari eleman günümüze ulaşamamış, tuğla kaplama kubbesi ise taş kaplama olarak yenilenmiştir.

Türbenin inşa tarihi bilinmemekle birlikte, kitâbesine göre Sultan II. Kılıç Arslan tarafından, ölümünden önce (Ö. 1192) yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Türbenin mimarı ise Hocen’li Abdülgaffar oğlu Yusuf’tur.

KAYNAK: SELÇUKLU MİRASI