ŞEYH ABDÜLAZİZ DAĞISTANİ TÜRBESİ – KOŞUBOĞAZI KÖYÜ – MUSTAFA KEMAL PAŞA / BURSA

ŞEYH ABDÜLAZİZ DAĞISTANİ TÜRBESİ – KOŞUBOĞAZI KÖYÜ – MUSTAFA KEMAL PAŞA / BURSA

    Mustafakemalpaşa İlçesi’ne bağlı köy, ilçe merkezinin kuzeybatısında, Bursa-İzmir karayolundan Güllüce’de ayrılan kol üzerinde, 13 kilometre uzaklıktadır. XIX. yüzyılda Kafkas göçmenleri tarafından kurulmuştur. Köyün kurucularından olduğu anlaşılan Şeyh Abdülaziz Dağıstânî adına bir türbe bulunmaktadır.

Kafkasya’da Rus işgali ve baskısına karşı İmam Mansur ile başlayıp İmam Muhammed, Hamzat ve efsanevi Kafkas lideri Şeyh Şamil ile devam eden direniş, 1859 yılında Şeyh Şamil’in esir edilmesi sonucu başarısızlığa uğramıştır. 1864 senesinde direnişin tamamen sona ermesi ile bu tarihlerden itibaren, Kafkasya’dan büyük kitleler halinde Osmanlı topraklarına göçler başlamıştır.

Mustafakemalpaşa’nın Koşuboğazı Köyü, Kafkas göçü sırasında Dağıstan’ın Derbent (Demirkapı) ya da Rokali Köyü’nden gelen Terekeme veya Karapapak denilen Türkler tarafından, 1864 yılında kurulmuştur. Köyde yapılan at yarışlarından dolayı Koşuboğazı adı verildiği söylense de bazı eski belgelerde Kuşboğazı olduğuna dair kayıtlardan da bahsedilir. Köyün eski muhtarlarından olup köyün tarihçesi hakkında çalışmaları ve yayınları bulunan Raif İşlek’in arşivinde bu konuda detaylı bilgiler vardır.

İlk kafile, şu an köyde türbesi bulunan ve evliya olduğuna inanılıp çok hürmet edilen Şeyh Abdülaziz Dağıstânî ve kardeşi Hacı Necef önderliğinde köye gelmiş ve 7 hane olarak köyü kurmuşlardır. Evlerini inşa edinceye kadar, şimdi Eski Mezarlık denilen ve Şeyh Abdülaziz’in türbesinin bulunduğu yere yakın bir bayıra çadırlarını kurmuşlar ve bir müddet çadırda yaşamışlardır.

Köyün bulunduğu bölgeye yerleşildikten kısa bir süre sonra Şeyh Abdülaziz Dağıstânî ve kardeşi Hacı Necef, Sultan Abdülaziz’den bir fermanla köyün kurulmasına izin almışlardır. Köyü kuran iki kardeşten büyüğü olan Hacı Necef, hac farizası için gittiği Hicaz’da vefat etmiştir. Köyü on iki yıl boyunca sessiz ve sakin bir şekilde, komşu köylerle de hiçbir gerilime izin vermeyerek yöneten Şeyh Abdülaziz Dağıstânî hazretleri de, öleceğini anlayınca samimi arkadaşı olan Gül Ahmed Ağa’yı yanına çağırır ve kendisinden sonra köyü ona emanet ederek 1876 yılında vefat eder. Şeyh Abdülaziz Efendi köy kabristanındaki türbesine defnedilmiştir.

Şeyh Abdülaziz Efendi’nin iki oğlu ve birkaç kızının olduğu, oğullarından birinin de babası gibi keşif ehli olduğu ve kerametleri halen köyde anlatılmaktadır. Şeyh Abdülaziz Efendi’nin nesli halen devam etmektedir.

Bu köyde yatan Şeyh Abdülaziz Dağıstânî hazretlerinin türbesi önceleri kerpiçten yapılmış ve ağaç çatı üzerine manav kiremidi ile örtülmüştü. Depremde bu yapının da hasar görmesi ile 1964’ten itibaren bugünkü türbe inşa edilmiştir. Türbenin doğu cephesinde eski türbeye ait olan 4 mermer kitabe yer almaktaysa da biri tamamen yıpranmış ve okunmaz durumdadır, kitabelerde 8 satır halinde şu ibare vardır:

Biz bu bir bölük ışkın gâm-nâkıyüz
Âşıkânın ayagının hâkiyüz
Aldanma nakşına bu dâr-ı fenânın
Sehhâredir ol kendini hazere virme kıl

Ehl-i zikre et muhabbet çün halinin Hakk
Dâr-ı rıhletdir bu dünyâ câhına etme gurûr
Münkirin encümine kardeş idiğine inhırât
Âkıbet âna gelenler cümlesi eyler ubûr

Kad irtehale min dâri’l-fenâi ilâ dâri’lbekâi
Eş-Şeyh Abdülziz el-Tağıstânî fî sene
1290 – 1300 (M. 1873-1883).

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle Dağıstânî hazretlerinin türbesinin de bulunduğu kabristanda bulunan tarihi mezarlar ele alınarak onarılmış, eksik olanlar tamamlanmış, türbenin taşları ve derzleri temizlenmiş, kurşun örtüsü yenilenmiş ve çevre düzenlemesi de yapılarak ziyarete açılmıştır.

Koşuboğazı köyünde 1. Dünya Savaşı’na ve Milli Mücadele’ye katılmış gazi ve şehitler de bulunmaktadır. Çanakkale’den Yemen’e kadar pek çok cephede çarpışıp şehit düşenlerin yanı sıra İngilizlerin elinde 11 yıl esir kalıp sonra köye dönmüş olan köy muhtarı Ali Çavuş da bu köydendir.

Yine 1960’ların, 70’lerin siyasi karışıklıkları esnasında general olarak değerli hizmetlerde bulunan Ali Elverdi Paşa ile Milli Mücadele’de görev alan ve 1967’de vefat eden Seyyid Mehmed Aydıner de bu köydendir.

KAYNAK: KÜLTÜR PORTALI