II. MURAD TÜRBESİ – BURSA

II. MURAD TÜRBESİ – BURSA

Muradiye Külliyesi’nin merkezinde, caminin güneybatısında II. Murad türbesi yer almaktadır. Kare planlı olan türbenin, II. Murad’ın mezarının bulunduğu alanın kubbesi açık bırakılarak, yağmur suyunun mezara gelmesi sağlanmıştır. Sultan II. Murad, “Allah’ın rahmeti, ister güneş ve ayın parlaklığı, isterse cennetin yağmuru veya çiği olsun, mezarımın doğrudan üzerine yağsın” diye vasiyet ettiği bilinmektedir. Uhrevi âleme olan bağlılığı ve gösterişten hoşlaşmayan yapısı olan Sultan II. Murad’ın türbesi de oldukça sadedir. Aynı türbe yapısı içerisinde yer alan yan odada iki büyük oğlu ve bir kızının mezarları bulunmaktadır.

Sultanlıktan kendi isteğiyle ayrılan ilk ve son hükümdar olan II. Murad, Bursa’da gömülen son Osmanlı padişahıdır.

Türbesi Bursa’da olan altıncı ve son padişah olan Sultan 2. Murad’ın türbesi, Bursa’da kendisinin yaptırdığı Muradiye Külliyesi’nin geniş haziresinde bulunuyor.
Vefatı üzerine 1451 yılında, vasiyetine uygun olarak oğlu Fatih Sultan Mehmet tarafından üzerine yağmur yağması için üstü açık, hafızların Kur’an okuması için de etrafı galerili olarak inşa edilmiş. Yine vasiyeti üzerine sultanın naaşı da kubbe açıklığının altına, sanduka veya lâhit içine konulmadan doğrudan toprağa gömülmüş, üzeri de toprakla örtülmüş.
İki sıra tuğla, bir sıra moloz taş dizisiyle örülü kare plânlı yapının orta bölümünde kasnak üzerine oturtulmuş kubbe ve bu kubbeyi çevreleyen tonozlu bir galeri yer alıyor. Kubbe kasnağı, devşirme yani Bizans dönemine ait dört adet sütun üzerine oturtulmuş.
Kare plânlı türbenin özellikle kalem işleriyle süslü ahşap saçağı çok muhteşem. İçeride hiçbir süslemenin olmadığı türbenin doğusuna sonradan yeni bir yapı ilâve edilmiş ve buradaki pencere kapı haline getirilerek iki türbe arasında geçiş sağlanmış. Kubbeyle örtülü ve 2. Murat Türbesi’ne bitişik olan bu mekânda da 2. Murat’ın şehzade oğulları Alaaddin, Ahmet, Orhan ve kızı Şehzade Hatun’un sandukaları bulunuyor.
Koca Murat olarak da anılan Sultan 2. Murat, 1402’de Amasya’da doğdu, 1451’de Edirne’de öldü. Babası Çelebi Mehmet (Sultan 1. Mehmet), annesi Dulkadiroğulları Beyliği’nden Emine Hatun’dur.
Amasya’da doğan Sultan Murat, babasının Edirne’de 1421 yılında ölümüne kadar Amasya’da Sancakbeyliği yaptı. Babasının ölüm haberi üzerine henüz 19 yaşındayken tahta çıktı.
Uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve güzel yüzlü bir padişahtı. Çok güzel konuşurdu. Sakin ve huzurlu bir hayat yaşamayı arzu eden, fakat gerektiğinde çok hareketli, cesur ve hiçbir şeyden yılmayan bir kişiliğe sahipti. Otuz yıllık saltanatı süresince, ülkesini çok büyük bir şan ve şerefle idare ederek, emri altında bulunan herkesin sevgisini kazandı. Dindar, adil ve lütufkâr bir padişahtı.
1421 yılında Azeb ismiyle yeni bir askeri sınıf kurdurdu ve Bizans’ın üstüne yürüyerek İstanbul’u kuşattı.
Bizans’ında destek ve kışkırtmasıyla devamlı olarak Osmanlı’ya karşı ayaklanan Anadolu Beyliklerini etkisiz hale getirdi. Sırasıyla Aydın, Menteşe, Teke ve Germiyan beyliklerine son verdi.
Rumeli’de de birçok faaliyette bulunan Sultan 2. Murat, Sırbistan üzerine sefere çıktı. Sırbistan vergiye bağlandı. Selanik, Makedonya, Teselya ve Yanya dolayları Osmanlı topraklarına katıldı. Arnavutluk Osmanlı himayesini kabul etti. Ayrıca, ayaklanan Eflak Beyi Kazıklı Voyvoda üzerine kuvvet gönderdi ve Eflak Beyliği’ni yeniden Osmanlı’ya bağladı.
Ancak Haçlılar ittifak yapıp Rumeli’de Osmanlı ordusuna büyük zararlar verdi. Osmanlı’ya bağlı beylikler teker teker ayrıldı.
Balkanlarda ardı ardına uğranılan yenilgiler sonucunda, Osmanlı Devleti 12 Haziran 1444’de Segedin Barış Antlaşması’nı imzaladı. Barışın devamlı olmasını sağlamak için de antlaşmaya taraf olan kralların yemin vermesi şart koşulmuştu.
Bu antlaşma ile Osmanlılar Balkanlar’da bir rahatlama sağlayarak, yeniden toparlanmak için zaman kazanmışlardı. Ayrıca ilk defa bir sınır kavramı ortaya çıkmış ve Tuna nehri belirleyici olmuştu.
Sultan 2. Murat, Segedin Antlaşması’yla birlikte tahttan çekildi ve Manisa’ya gitti. Yerine henüz çocuk denebilecek yaşta olan Şehzade Mehmet (Fatih Sultan Mehmet) tahta çıktı.
Şehzade Mehmed’in tahta çıkması Osmanlı Devleti içinde huzursuzluklara neden oldu.
Avrupa’da yeni bir Haçlı seferi hazırlıklarının başlaması üzerine Sultan 2. Murat, oğlu Sultan İkinci Mehmed tarafından bir mektupla Manisa’dan Edirne’ye davet edildi.
Bu arada krallar yeminlerini bozarak antlaşmaya aykırı hareket etmiş ve yeni bir haçlı seferi düzenlemişlerdi.
Sultan İkinci Mehmed’in, babasını ordunun başına davet eden meşhur mektubu şöyleydi: “Eğer padişah iseniz, memleketin kötü bir zamanında başta bulunmamanız görevlerinize aykırı bir harekettir. Silah başına geliniz. Eğer padişah ben isem, size itaat etmenizi hatırlatıyorum ve emrediyorum. Silah başına geliniz.”
Sultan Murat büyük bir hızla Edirne’ye geldi. Osmanlı ordusunun başına geçti. Varna önlerine gelen Osmanlı ordusu, Haçlılara karşı saldırıya geçti. 10 Kasım 1444’te Haçlı Ordusu bozguna uğratılarak büyük bir zafer kazanıldı.
Varna Savaşı, Haçlıların İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesini engellemek için yaptıkları son girişim oldu.
Bu savaş, Osmanlıları Segedin Antlaşmasına zorlayan şartları tamamen değiştirdi. Sultan 2. Murat, bir müddet sonra tahtı, yine oğluna bırakarak çekildiyse de devlet adamlarının ısrarları sonucu tekrar tahtına döndü.
19 Ekim 1448’de de 2. Kosova Savaşı’nda Jan Hunyad ve ordusunu, ağır bir yenilgiye uğrattı.
İkinci Kosova Savaşı sonunda Balkanlar kesin olarak Türk yurdu haline geldi. Haçlılar bir daha Osmanlılara saldırma cesareti gösteremediler.
Sultan 2. Murat, 1451’de dinlenmek üzere çekildiği 3 Şubat günü vefat etti. Bursa’da Muradiye Camii’ndeki türbesine gömüldü.

KAYNAK: İSLAM ANSİKLOPEDİSİ