LÜBBEY KÖYÜ – ÇAMYAYLA – ÖDEMİŞ / İZMİR

LÜBBEY KÖYÜ – ÇAMYAYLA – ÖDEMİŞ / İZMİR

İzmir’in Ödemiş ilçesinin 13 kilometre uzaklıkta Çamyayla Beldesinde bulunan Lübbey köyü; Küçük Menderes havzasında, Bozdağ’ın eteğinde, 500 metre yükseklikte, 30 yıl önce göçle boşalan bir Ege köyüdür. Devamlı kalanların sayısı 10’u geçmiyor. Kaderine terk edilmiş evler, onları terk etmemekte direnen son sakinleriyle ayakta kalmaya çalışıyor. 
Lübbey evlerinin bu karakteristik özellikleri belli ki tarihi bir döneme işaret ediyor. Ancak bu dönem hakkında çok şey bilinmiyor. Bu civarda yaşayanlar Lübbey’in bir zamanlar zeybeklerin sığınağı olduğunu anlatıyor. Lübbey’de bitişik nizam evleri birbirine bağlayan gizli geçitler var, zeybeklerin bu geçitleri kullanarak kaçtığı da anlatılanlar arasında.
Bir diğer anlatıya göre Lüb ve Dab isimli iki Türkmen beyi anlaşmazlığa düşüp topraklarını ayırınca Lübbey ve Dabbey olarak iki ayrı köy çıkmış ortaya. Lübbey’in de içinde bulunduğu Ege’deki birçok bölge, tarihte Türkmen beyliklerine ev sahipliği yapmış. 1300’lerin başından itibaren bölgede hüküm süren Aydınoğulları bir Türkmen beyliğiydi. Beyliğe başkentlik yapan Birgi, Küçük Menderes havzasının Ödemiş’e bağlı bir başka tarihi yerleşim yeri. Birgi, Türkiye’de Koruma Amaçlı İmar Planı çıkarılan ilk belde. 1996’dan beri koruma altında. Doğal, arkeolojik ve kentsel sit alanlarından oluşuyor. Restore edilen tarihi evleriyle turistler için cazibe merkezlerinden biri.
Ancak Lübbey’de cami dışında hiçbir yapı kültür varlığı sayılmıyor. Güler, Lübbey evlerinin her birinin birer kültür varlığı olduğunu ve korunması gerektiğini söylüyor.
Yeni cazibe merkezi olabilir
Lübbey’in korunmasının havzadaki diğer tarihi yerleşimler için de örnek teşkil edeceğini söyleyen Başaranbilek, “Bursa Cumalıkızık’ta, Safranbolu Yörük Köyü’nde ve Selçuk Şirince’de olduğu gibi üniversitelerin ve Mimarlar Odası’nın katkılarıyla koruma ve yaşatma projeleri geliştirilmesi gerek.” diyor.Tarihi dokusunu koruyan bir Lübbey, Şirince ve benzerleri gibi bir turizm köyü de olabilir. Ama Başaranbilek, korumanın mutlaka içinde yaşayanlarla birlikte yapılması gerektiğini tekrar tekrar vurguluyor.

Kaynak: ALJAZEERA-
s