ULU CAMİİ – AFYONKARAHİSAR

ULU CAMİİ – AFYONKARAHİSAR

Afyonkarahisar’ın ilk yerleşim yeri olan mahalde, Afyonkarahisar Kalesi ile Hıdırlık tepesi arasında, Camikebir Caddesi ile Camikebir Saroğlu sokağın kesiştiği köşede yeralmaktadır.

Eski bir mescidin yerine, 1272 -1277 yılları arasında yapılmış olan cami, Afyonkarahisar’ın en eski ve değerli camisidir. Kubbeli olmayan düz çatısı, her birinin işlemesi birbirinden farklı olan kırk ahşap direk üzerine oturtulmuştur. Bu haliyle, Anadolu Selçuklu mimarisinin güzel bir örneğidir .

Mermer mihrabı, çok ince oyma ile süslenmiştir. Minber yeni yapı olmasına rağmen, ahşap kapısı tarihi niteliğe haizdir. Doğuya, batıya ve kuzeye açılan üç kapısı bulunan caminin mimarı Emir Hac Bey’dir. Cami içindeki ayetleri, Esma’ül Hüsna’yı yazan ve süslemeleri yapan kişi ise hattat ve nakkaş Hacı Murat’tır Camide bulunan kitabelere göre caminin yapımı iki aşamada tamamlanabilmiş olup, 1341 yılında onarım görmüştür. Yakın dönemde ise, ahşap direkleri yiyerek içlerini boşaltan ağaç kurtları ile mücadele edilmiş, çatısı onarılmış, caminin batısında ve bitişiğnde yer alıp rutubete neden olan bir ev satın alınarak yıkılmış, yerine lavabolar ve abdest mahalli eklenmiştir,

Caminin kapladığı alan değerlendirildiğinde, ismiyle uyumlu şekilde büyük olmadığı düşünülebilir, ancak yapım yılı ve dönemindeki diğer camiler göz önüne alındığında “Camîi Kebir” sıfatını hakettiğini söylemek kaçınılmazdır. Ayrıca, cami içinde Selçuklu ahşap işçiliğinin en üst düzey örneklerini görmek mümkündür

Geçmişte, Afyonkarahisar’da her mahallenin ayrı bir mezarlığı vardı. Ulu Cami’nin de güney tarafında taş duvarla çevrili bir mezarlık bulunmaktaydı. Caminin doğu kapısından girişte, tahta döşemenin altında kalmış bir mezarda, Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği değerli din adamlarından, Çil Hafız Hoca’nın medfun olduğu bilinmektedir.