20 Mayıs 2024
Camiler

BERGAMA ULU CAMİİ – İZMİR

İzmir ili, Bergama ilçesinde bulunan Ulu Cami’yi Sultan Yıldırım Beyazıt 1399 yılında yaptırmıştır. Cami 1905 yılında ve 1949 yılında onarılmıştır.

Bergama Türk İslam Eserleri arasında en erken tarihli yapı olan ve Yıldırım Camii adıyla da bilinen Ulu Cami Bergama Çayı’nın sol kıyısında Tekke Boğazı’na giden yolun başındadır. Yapının dikdörtgen planlı dokuz bölüme ayrılmış harimi, ortada üç kubbe, yanlarda ise beşik tonozlarla örtülüdür. Batı duvarına bitişik bir minaresi vardır. Yapının avlusunda bulunan şadırvan düzgün kesme taşlarla yapılmıştır. Su deposunun üstü sekiz sütunla tasman fenerli düz bir çatıyla kapatılmıştır. 1949 yılından sonra yaptırılan şadırvanın su deposu üstündeki yazılar Bergamalı Şair Aşkî Efendi tarafından yazılmıştır

Camide yapı malzemesi olarak düzgün kesme taş, kaba yonu taş ve tuğla kullanılmıştır. Duvarlar ile örtü sistemi arasında silmeli bir saçak, minare dışında yapıyı çepeçevre dolaşmaktadır. Harim kubbeleri sekizgen kasnaklar üzerine oturmaktadır. Kubbeler ve iki yana eğimli kırma çatı kiremitle örtülüdür. Kasnaklar üzerinde yer alan alçı şebekeli pencereler, düzgün kesme taştan yuvarlak kemerli açıklıklar şeklindedir. Güney ve kuzeydeki kubbelerin kasnakları bir sıra taş, üç sıra tuğla hatıllı almaşık düzende örülmüş ve taşlar arasında dikine birer tuğla konmuştur. Ortada yer alan kubbenin kasnağı ise kaba yonu taşla örülmüştür.

Minare çeşitli onarımlar geçirmiştir. Son yıllarda temelden itibaren yeniden yapılmıştır. Osman Bayatlı 1905 yılında onarılan minarenin ]949 yılında gövdesinin saçak hizasından itibaren yıkıldığını, Ekrem Hakki Ayverdi ise minare gövdesinin 1956 yılında yeniden inşa edildiğini söylemektedir. Ancak, E.H. Ayverdi’nin yayınladığı resim ve planda, gövdenin saçak hizasından yıkık ve kürsünün sekizgen planlı olduğu görülmektedir. Bu günkü minarenin kare planlı bir kürsüye sahip olması, E.H. Ayverdi’nin 1966 yılındaki yayınından sonra minarenin tamamen yıkılarak yeniden inşa edildiğini göstermektedir. Minarenin 1970–1971 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen onarımda bu şekli almış olduğu düşünülebilir.

Yapının kuzey cephesindeki taş kapısı üstünde yer alan üç satırlık Arapça kitabesinden Sultan Bayezid tarafından 801/ 1398–1399 yılında inşa ettirildiği anlaşılmaktadır.

Kitabenin metni ve Türkçesi şu şekildedir:

Metin: Türkçesi:

Bu güzel cami, kutlu mescidi yüce sultanlar sultani Acem ve Arap ülkelerinin emirler emiri mücahit ve gazilerin yardımcısı Murad Han oğlu Bayezid Han — Tanrı mülkünü devamlı kılsın— 801/ 1398–1399 yılında yaptırmıştır.
Kesme taştan dikdörtgen planlı yapılmış olan caminin ibadet mekânı dört payenin taşıdığı, sekizgen kasnaklı, aynı eksen üzerinde üç kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânına giriş kapısı yan tarafta olup, dikdörtgen çerçeve içerisine alınmış, yuvarlak kemerlidir. İbadet mekânı her duvarda ikişer tane altlı üstlü dörder pencere ile aydınlatılmıştır. Bunlardan üst sıradakiler alçı şebekelidir.
Mihrap yuvarlak niş şeklinde olup, Selçuklu sülüsü ile yazılmış girift bir kitabesi bulunmaktadır. Aynı zamanda mihrap geometrik bezemelerle ve alçı kabartmalarla süslenmiştir. Mihrabı çevreleyen yazı: “Kale’n Nebiyyü aleyhis-selam: inne Ehabbe’l-biladi ila’llahi Te’âlâ el-mesacid

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular: “Allah’ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir.” Hadis-i Şerifi 14 defa tekrarlanmıştır. Mihrabın en dışındaki kufi yazıda ise Ayet-el Kürsi yazılmıştır.                       

Minber mermerden olup, geometrik bezemelidir.
Yanındaki 38 m. yüksekliğindeki minaresi taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefelidir. Minare 1949 yılında onarılmıştır.

Bir yanıt yazın