17 Nisan 2024
AVRUPA GEZİLERİM

PRİZREN – KOSOVA

    Prizren (Arnavutça: Prizren / Prizreni; Sırpça: Прnзреh / Prizren; Türkçe: Prizren) Kosova’nın güneybatısında yer alan tarihî bir şehir. Kosova’nın ikinci büyük şehridir.

TARİHİ

    Prizren şehri, düzlüğünün güneyinde, eskiden deniz kıyısının kuzey kısmındaki bölgelerle ticaret merkezlerini Kosova ve Balkanlar’ın iç kısımlarına bağlayan yolda uzanmaktadır. Bu konumu sebebiyle tarihinde sık kullanılan bir yerleşke özelliğinde olmuştur. Arkeolojik araştırmalar, bugünkü Prizren bölgesinde, kuzeyinde eski çağlarda Theranda adıyla anıldığı düşünülen yerde böyle bir etkin yaşamın var olduğunu göstermektedir.

    11. yüzyılda Prizren, önemli bir ticaret merkeziydi. Şehir, 1019 yılında Doğu Roma İmparatorluğu’nun patrikhane merkezi olarak anılmaktadır. Doğu Roma (Bizans) idaresinde Balkanlar’ın geneli ve özelde Prizren havalisi, hiçbir zaman gerçek bir düzene kavuşamamıştır. Bu bölgede Roma devlet geleneği ve Roma kültürü beslenememiştir.

    Sırp yönetimi döneminde; 12. ve 14. yüzyıllarda, bu bölgede Slavların nüfus ve nüfuzu artmıştır. Sırpların büyük liderlerinden Çar Duşan ve oğlu Uroş yönetiminde Prizren bazen bu çarların merkezi olmuştur. Balkanlar’da Osmanlı Devleti altında Türk ilerleyişinin gelişerek devam etmesiyle Prizren ve civarında Türk etkisi artmaya başlamış, bu etki 1389 yılı 1. Kosova Savaşı ile beraber Sırp egemenliğinin kesin bir kırılma yaşaması sonucunu doğurmuştur.

    Prizren’in Osmanlı Devleti’nin idaresine tam olarak girdiği yıl 1455’tir. 1. Kosova Savaşı’nı takip eden yıllarda Prizren’in Osmanlı Türklerince alındığına rastlansa da, Osmanlı hâkimiyetinin kalıcılığı için 1455 tarihi önemlidir. Bu tarih, Fatih Sultan Mehmet Han’ın taht yıllarıdır ve Prizren’i de, Fatih Sultan Mehmet’in ulu kumandanlarından İsa Bey fethetmiştir. Şehrin Osmanlı devrinde kullanılan adı Pürzerin’dir. Bugünkü Prizren adının da Pürzerin adlandırmasından son dönemde geliştiği düşünülmektedir. Osmanlı devriyle beraber, bölgenin genelinde olduğu gibi, Prizren’de de ekonomi, kültür ve idare yönünden ilerlemeler olmuştur. Şehir, uzun yıllar sancak merkezliği yapmış, Kosova Vilayeti ve Balkan coğrafyasında ünlü bir şehir olagelmiştir.

     Prizren’in Osmanlı devrinde, yaşayış bakımından yüksekliği, 19. yüzyıl sonlarında yazılmış birçok Osmanlı salnamesinden, Osmanlı atlasından öğrenilebilir. 19. yüzyıla ait atlaslardan birisine göre ilgili yüzyıl sonlarında, Üsküp, Priştine, Seniçe, İpek, Prizren ve Taşlıca sancaklarından oluşan Kosova Vilayeti’nin nüfusça en büyük şehri 38.000 kişi ile Prizren’dir. Söz konusu dönemde Kosova Vilayeti’nin idarî merkezi olan Üsküp’ün nüfusunun 25.000 olduğu hesaba katılırsa, rakamın önemi daha da ortaya çıkar. Aynı devirde, bugün Kosova’nın başkenti olan Priştine ise 11.000 nüfusa sahipti. Bu devirde şehirde gümüş telden zarf ve sigaralık yapıldığı; aba, kilim ve yünden gömlek imal edildiği; deri işlemeciliğinin üst düzeyde olduğu da öğrenilmektedir. Ayrıca, bir başka kaynağa göre 19. yüzyılda Prizren, önemli ekonomi, ticaret merkeziydi. Sözünü ettiğimiz yüzyılın sonunda Prizren’de 1.500 kadar dükkân bulunurmuş. 1874’teki bir Türk salnamesine göre Prizren, 44.000 nüfuslu bir şehirdir.

   Prizren, Arnavut ulusal hareketlenmesi tarihinde, 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti’nin zor yıllarında 10 Haziran 1878 tarihinde kurulan Prizren Birliği’nin merkezi olmuştur. Arnavut millî yapılanmasının oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemlerde Prizren’deki bu toplanma ehemmiyet arz eder.

Osmanlı Devleti bayrağının gönderden indirildiği 1913 yılında Prizren, Sırp egemenliğine girmiştir. Bu dönem, Kosova Türklüğü ve Kosova Müslümanlığı açısından birçok olumsuzluğun boyut değiştirerek arttığı bir tarihtir. Söz konusu yıllarda Kosova’nın genelinden ve Prizren’den, gerileyen Osmanlı sınırına; Türkiye’ye doğru büyük göç dalgaları yaşanmıştır. Yüz binlerce Türk ve on binlerce Müslüman’ı Balkan coğrafyasından söken bu göç dalgaları ile Kosova’daki Türk nüfus oranı büyük değişiklik yaşamıştır. 21. yüzyılın bütün zorluklarına rağmen, Prizren’de yaşayan Müslüman Türk nüfusu ve kültür tarzı düşünüldüğünde, Osmanlı idaresinde Prizren ve civarındaki Türk nüfusunun büyüklüğünü tahmin etmek zor değildir.

    Osmanlı devrinden sonra Prizren, Yugoslavya Krallığı devrine girmiş ve bu devir 1929’da bitmiştir. Ülke, adını 1943 yılında Demokratik Federal Yugoslavya, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti ve nihayetinde 1963 yılında Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti olarak değiştirmiştir.

    II. Dünya Savaşı’nda Prizren ve etrafında, Sosyalizm, Komünizm hareketleri görülmüştür. Tito’nun Kasım 1942’de topladığı Yugoslavya Antifaşist Ulusal Kurtuluş Konseyi (AVNOJ) direniş harekâtının bütün Yugoslav halklarını birleştirecek bir siyasî programa kavuşmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu tarihlerle beraber Prizren’de Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin hükümranlığı başlar. Artık Prizren, Yugoslavya’ya bağlı Kosova Özerk Bölgesi adlı bölgenin bir şehridir. Savaştan sonra, 1947 yılına dek Prizren, Kosova Özerk Bölgesi’nin merkezi olmasına rağmen, belirgin bir gelişme yaşamamıştır. Bu tarihleri takip eden sonraki süreçte Yugoslavya’da en geri kalmış merkezlerden biri niteliğine itilmeye başlanmıştır.

    1950 yılı sonundan 1960 yıllarına kadar 3.200 den fazla ailenin Prizren’den Türkiye’ye göç ettiği belirtilmektedir. 1992 ile beraber Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti topraklarında başlayan çatışma ve savaşlar neticesinde, bölünmeler yaşanır. Prizren, neticede 1992’den sonra ilan edilen Yugoslavya Cumhuriyeti ve sonraki süreçte Sırbistan-Karadağ devleti devirlerini yaşayıp 1999 yılında gerçekleştirilen NATO Müdahalesi ile Birleşmiş Milletler yönetimindeki Kosova’nın bir şehri konumuna geldi.

   Uzun ve derinlikli tarihi geçmişinden Prizren’in bugününe çok sayıda kültürel ve tarihî miras kalmıştır. Onlardan en önemlileri: Şadırvan, Prizren Kalesi, Prizren Kalealtı, Maraş, Cuma Cami, Aziz Spas Kilisesi. Bayraklı Camisi, Sinan Paşa Camisi, Gazi Mehmet Paşa Hamamı, Taşköprü, Prizren Saat Kulesi, Şemseddin Ahmed Bey Hamamı, Maraş Camisi, Emin Paşa Camisi, Suzi Çelebi Camisi, Arasta Camii ve bunlar gibi eserlerle çok sayıda folklorik binalar, evler bulunmaktadır.

Kaynak: TDV İslam Ansiklopedisi