MÜŞALLİM (ÇALIŞKAN) KÖYÜ TEKKELERİ – AKDAĞMADENİ – YOZGAT

MÜŞALLİM (ÇALIŞKAN) KÖYÜ TEKKELERİ – AKDAĞMADENİ – YOZGAT

Müşallim ( Çalışkan) Köyü Yozgat ili Akdağmadeni5 ilçe merkezinin 10 km kuzeyinde yer almaktadır. Sivas-Ankara karayolunun geçtiği E-88 karayoluna beş km. uzaklıkta konumlanmaktadır. 1870’li yıllara kadar Karahisar-ı Behramşah adını muhafaza eden kale ve etrafındaki yerleşmenin bulunduğu köy, bu tarihten sonra Müşalim kalesi adıyla anılmıştır. 1965 senesinde Çalışkan köyü adını almıştır. 1995 yılında ise Müşalim kalesi adına yeniden kavuşmuştur.

Karahisar-ı Behramşah’taki kaleye kalede oturan ve Zile zaimi olan Müşalim oğlu Ali Bey ve sülalesinden dolayı Müşalim kalesi denmekteydi.

Karahisar-ı Behramşah kalesinin bulunduğu Müşalim köyü Akdağmadeni ile Kadışehri’ni birbirine bağlayan ve bölünmemiş bir asfalt yol üzerinde ilk köydü

Karahisar-ı Behramşah’taki Ali Şir vb. zaviyeler ile kalede kaleye adını veren Müşalimlerin türbeleri dikkate değerdir. Bu iki türbeden daha yüksekte olanı (kaleye daha yakın ) olan 15. yüzyılın ikinci yarısında Zile zaimi olan ve bu kalede oturan Müşalim oğlu Ali Bey’e aitti

Köy biri kalenin güney eteğinde olmak üzere iki mahalleye ayrılmaktadır. Kalenin güney eteğinde olan taraf Büyük Geçe, kuzey tarafında olan ise Küçük Geçe Mahallesi olarak adlandırılmaktadır. Bu iki mahallenin ortasından Bahçe Deresi geçmektedir. Büyük Geçe Mahallesi 80 hane civarında, Küçük Keçe Mahallesi ise 40 hane civarında olup köyün nüfusu yaklaşık 550–600 civarındadır.

Kale bir tepenin taş bloğunun üzerindeydi; Bu kayalığın batısında Aşevi Tekkesi bulunmaktadır. Tekkenin içine baktığımızda bakımsız bir mezar gördük ama mezar hakkında hiçbir bilgi yoktu. Kalenin kuzey eteğindeki evlerin arasında “Üşüdüm “ adında bir tekke vardı. Rivayetlere göre adamın birisi üşümüş ve buraya gelmiş; daha sonra burada vefat etmişti.

Bu tekke de Aşevi Tekkesi gibi bakımsızdı. Tekke içindeki mezar hakkında hiçbir bilgi bulamadık. Cami kapısının karşısında bir tane çeşme bulunmaktaydı ve bu çeşmenin başında Arap harfleriyle yazılan bir tane taş kitabe vardı. Bu kitabenin fazlaca zarar görmesinden dolayı yazısı pek okunmuyordu. Sadece tarihini okuyabildik. Tarih olarak H. 1136/M.1723-1724 yazısını görebildik. Caminin duvarına başka bir yerden getirilip monte edildiğini düşündüğümüz kitabede ise “Sâhibü’l-hayrât ve’l-hâsenât Dizdar-zâde Merhûm Ömer Ağa ruhu içün el-Fatiha sene 1316” yazılıydı. Bu durum yeni caminin bulunduğu yerde Dizdaroğullarının mezarlarının bulunabileceği ve Müşalim soyundan bazı kişilerin 1900’lü yılların başına kadar yaşadığını ortaya koymaktadır. Ne var ki bu kitabe belki de çeşmenin kitabesi olup bilinçsiz ellerle bu duvara eklenmiş olabilir.

KAYNAK:TARİH VE GELECEK DERGİSİ/ MURAT HANİLÇE