HAFSA HATUN TÜRBESİ – AZİZABAT / AYDIN

HAFSA HATUN TÜRBESİ – AZİZABAT / AYDIN

15. Yüzyılda Aydınoğlu Beylerinden Yakup Beyin kızı Hafsa (Hafız) Hatun için yaptırılmıştır. Türbe üç bölüm (Türbe, mescit, soncemaat) olarak yığma taş duvardan tuğla motifler işlenerek yapılmıştır. Türbe kısmı taş duvar üzeri üç sıralı kirpi saçak yapılmış olup kubbe ile örtülmüştür. Hafsa Hatun Türbesi; Başaran Belediyesi ve Kayaoğlu İnşaat ile birlikte gerçeğine uygun şekilde restore edilmiştir…

Antiocheia’nın yerine bugün daha güneyde kurulan Başaran kasabası ve arka tarafta yer alan bir köy yerleşimi Azizabad. Köyün üstüne doğru bir tepede yer alan 15.yy ilk çeyreğinden kalma Aydınoğlu Yakup Bey’in kızı Hafsa Hatun’un türbesi bulunmaktadır. Aydınoğulları Beyliği’nin soyağaçları incelendiğinde iki “azize ” ismi göze çarpar. İlki Umur Bey’in kızı “Azize Melek Hatun ” , diğeri de İsa Bey’in hanımı “Azize Hatun ” dur. “Abad ” kelimesi ise mamurlaştırmak anlamlarına gelmekte olup Azizabad ismi “Azizeabad ” kelimesinin günümüzdeki söyleniş şeklidir. 
Köyün bize göre anlamlı olması Aydınoğlu beylerinden Yakup Bey in kızı ve aynı zamanda Yıldırım Beyazıt’ın zevcesi Hafsa Hatun’un burada meftun olmasıdır. Peki, Hafsa Sultan kim ve nasıl Yıldırım la evlendirilmiştir? Yıldırım Bayezid, Rumeli’de asayişi sağladıktan sonra, ilk iş olarak Anadolu yakasından tehlikeleri ortadan kaldırma amacıyla Aydınoğulları üzerine yönelmiştir çünkü beylikler bu sırada başkaldırmakta ve Osmanlı için tehlike teşkil etmekteydi. I. Bayezid, Alaşehir’i almış, Aydın taraflarına inmiş, mukavemet görmeksizin Aydıneli’ni zapt etmiş, İsa Bey teslim olmuştur. Yıldırım Bayezid, İsa Bey in karşı koymadan ülkesini teslim etmesine mükâfat olarak, kendisini İzmir ve civarının müstakil emiri tanımış ve İsa Beyin kızı Hafsa Hatun ile evlenerek, aradaki bağı kuvvetlendirmiştir. Yıldırım Bayezid, bir müddet sonra İsa Beyi İznik’te ikamete mecbur etmiş, böylece Aydınoğulları’nı en yukarıdan en aşağıya kim varsa ülke içinde farklı yerlere dağıtmaya ve etkisiz kılmaya çalışmış, otoriteyi kesin olarak Osmanlılara bağlama yoluna gitmiştir. 
Lakin, 1402 de Çubuk Ovası’nda Osmanlı Ordusunun yenilmesiyle, Timur Anadolu’da Osmanlıya tabi tüm beylikleri yeniden canlandırmış, İsa Bey’in ölümü üzerine Aydınoğullarının başına Timur’un emriyle, oğlu Musa Bey geçmiştir. Onun da erken vefatıyla II. Umur Bey geçmişse de İbrahim Bahadır Bey’in oğlu Cüneyd Bey bu duruma karşı çıkarak saltanat iddiasında bulunmuş ve II. Umur Bey’in üzerine yürüyerek Ayasuluğ’u zapt etmiştir. İzmir de valilik yaptığı için İzmiroğlu diye de anılan Cüneyd Bey, yerini sağlamlaştırmak için Fetret Devri sonrası Osmanoğulları arasındaki taht kavgalarına karışarak, kendi durumunu güçlendirmek ve fayda sağlamak, kendisine ittifak bulmak yoluna gitmiştir. 
Her defasında hırs ve talihsizliğinin kurbanı olarak yenilmiş ama güçlü siyaseti sayesinde affolunmayı sağlayarak üstelik kendisine mevki bile edinmiştir. II. Murat zamanında da rahat durmayan Cüneyt Bey, sıkışınca bugünkü Doğanbey’deki İpsili Hisarı’na sığınmış ama yardım umduğu Karamanoğlu’larından ümidini kesince teslim olmuştur. Kendisiyle birlikte diğer üç oğlu da öldürülüp hanedana son verilmiştir. 

Bir cevap yazın