AK CAMİ – ODUNPAZARI – ESKİŞEHİR

   Ak Cami, Eskişehir Odunpazarı İlçesi’nde Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimari dokusunun kısmen muhafaza edildiği bölgede yer almaktadır. Bu yapı, Anadolu Türk mimarisi içerisinde işlev değişikliği ile özgün bir kullanım kronolojisi yansıtmaktadır. Ak Cami’nin adı, yer aldığı mahalleye de isim olarak verilmiştir. Özgününde hamam olarak inşa edilen yapı, eşine az rastlanır bir uygulama ile camiye çevrilmiştir. Selçuklu dönemi hamam mimarisi planına sahip olan yapının soyunmalık kısmı, caminin harim bölümü olarak düzenlenmiştir. Yapının hamam olarak inşa edildiği ve camiye dönüştürüldüğü tarihler tam olarak bilinememekte, İshak Fakih’in yaşam süresi içinde (1349 -1440) camiye çevrildiği varsayılmaktadır. Duvarlarının tuğla hatıllı kaba yonu kesme taş örgüsü, hamamın 13.yüzyıl sonu 14. yüzyılın başlarında inşa edildiğini göstermektedir.

    Halk arasında bir dönem Kümbet Camii ismiyle de anılan Ak Cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi 1862 numaralı defterde İshak Fakih adına kayıtlıdır. Eskişehir Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yapı kütük defterine Alâeddin Vakfı, Selçuklu eseri olarak kaydedilmiştir. Özgününde hamam olarak inşa edilen

   Cemaleddin mahlaslı İshak Fakih (1349-1440) tarafından hamamdan camiye dönüştürüldüğü genel kabul gören yapı, Eskişehir’in Odunpazarı İlçesi, Akcami Mahallesi Cemalciler Sokak’ta yer almaktadır.

   Camiye çevrildiği dönemde İshak Fakih’e ithafen İshak Fakih Camii olarak da adlandırılan yapının camiye dönüştürüldüğü tarihi belirtir inşa kitabesi bulunmadığı gibi hamam olarak inşa edildiği tarih de bilinmemektedir.

1349 yılından önce doğduğu tahmin edilen, İshak Fakih’in doğum tarihi ve yeri tam olarak bilinememektedir.

    Germiyanoğulları Beyliği döneminde Kütahya’da yaşayan Hanefi mezhebi fıkıh bilgilerinden Hacı Halil Hayrullah oğlu İshak Fakih’in adı, 1363/64 ve 1422 tarihli vakfiyesinde tasdik makamında bulunan bir kadı olarak geçmektedir. Osmanlılar ile Germiyanoğulları arasındaki dostluğun pekişmesi için gayret göstermiş, ayrıca bu iki Türk Devleti’nin Bizans’a karşı birlik ve beraberlik içinde birbirlerine yardımcı olmaları amacıyla faaliyetlerde bulunmuştur. Germiyanoğlu Süleyman Şah ile Yakup Bey zamanının en yüksek nüfuzlu ulemasıdır. Devlet Hatun ile Yıldırım Beyazıt’ın evliliği nedeniyle Süleyman Şah’ın 1381 yılında Osmanlı Sultanı I. Murad Hüdavendigar’a gönderdiği heyetin başında yer almıştır.

    Germiyanoğulları hanedanının kurduğu vakfın mütevellisi, onların maddi ve manevi temsilcisi olan İshak Fakih’in ölümünden sonrada mütevellilik görevini oğulları sürdürmüştür.

    Bugüne kadar pek çok kez onarım geçiren Ak Cami’nin, 1971 yılında tabanına taş döşeme kaplanmış, 1989 yılında minaresinin fırtınadan hasar gören külâhı onarılmıştır. 1990 öncesinde birkaç kez restore edilen caminin, bu tarihte çok sanatkârane olarak işlenmiş bir minberinin bulunduğu, mihrap kısmının ise beyaz yağlı boya ile boyandığı yolunda bilgiler bulunmaktadır (Çelikkanat, 1990, s.53). 1990 yılında mihrabına çini üzerine yazılmış ayet panosu eklenmiş, pencereleri ile kuzey cephe duvarı kazınarak boyanmıştır. 1991 yılında yapının içinde, girişin hemen önünde yer alan büyük sivri kemerin altı camekânlı bir düzenleme ile kapatılmıştır.

KAYNAK: Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 12, Haziran 2015, s. 19-35