MİLET ANTİK KENT DİĞER ÜNİTELERİ –SÖKE / AYDIN

AGORA
BELEDİYE DAİRESİ
BÜYÜK MEYDAN ABİDESİ
DEPO YAPISI VE GÜNEY PAZARI
SERAPİS TAPINAĞI

Roma Serapis Tapınağı üç nefli bir kutsal mekandan (cella) ve açık bir ön holden oluşuyordu. Ön mekanın alınlığı ayağa kaldırılmış durumda olup, üzerinde ışınlardan oluşan çelenkli Serapis büstü vardır. Kutsal mekanın giriş duvarı 7, yüzyılda Bizans duvarına dahil edilerek ön açık mekan ve kapısı dekoratif bir kent kapısı olarak kullanıldı. Ön mekanın sağında ve solunda antik sokaklara açılan İki kent kapısı daha vardı.

Aydın ili, Didim İlçesi, Balat köyünde yer alan Miletos’un geçmişi cilalı taş devrine kadar uzanmaktadır. Arkaik dönemde denizcilikle parlamış olan kent, Egedeki suların yükselmesi , Büyük Menderes ağzının çoğu kez değişmesi ve toprakların alüvüyonlarla dolması sonucu Miletos’un Ege Denizi ile irtibatı kesilmiştir. Şuanda denizden bayağı içeride kalan kentin, akılcı düşüncenin, geometrinin, astronominin ve felsefenin temellerinin bu şehirde atıldığı yer olarak da bilinmektedir.

M.Ö. 38 yıllarında ise Roma imparatorlarının özel ilgisiyle özerkliğini elde eden ve İon şehirleri arasında metropol düzeyine ulaşan Miletos çok geniş bir alana inşa edilmiştir. Kentte ilk girişte sizleri Yunan-Roma tipinin en güzel örneklerinden biri olan Milet tiyatrosu karşılar. Helenistik dönemde 5300 kişilik olarak inşa edilen tiyatro, Roma dönemiyle birlikte kapasitesi artırılarak 15 bin kişiye çıkarılmıştır. Sahnenin ayakta kalan parçaları ve katlar arasındaki galeriler, tiyatro atmosferini canlı tutmaktadır. Tiyatrodaki tonozlu geçitler ise çok iyi korunmuşlardır ve tiyatrodaki geçitlerden geçerek arkasında bulunan limana ulaşabiliyorsunuz. Kentin 4 büyük limanı vardır. Ilk ikisi, 2 aslan heykeli arasına bağlanan zincir ile kapatabilen Aslanlı limandır. Üçüncü liman Athena tapınağının yakınlığından dolayı Athena limanı olarak anılır. Kentin doğusundaki kumsal kıyı ise dördüncü liman olmuştur.

Yine tiyatro’nun biraz ilerisinde bulunan Senato binası ve karşısında kente su dağıtımını sağlayan Nymphaion vardır. Nymphaion ; heykellerle benzenmiş üç katlı halk havuzu ve çeşmesi olarak bilinmektedir. Nymphaion üç nişin üzerine konumlandırılmıştır. Yapının arkasında yer alan su kemerleri vasıtasıyla ulaşan sular, depolarda biriktirilip hem Nymphaion çeşmesini beslemede hem de kanallar vasıtasıyla kentin çeşitli yerlerine su dağıtımı yapılmaktaydı.

Ören yerine girişte ilk anda fark edilen yapılardan biri de Marcus Aurelius’un teyzesi, Antoninus Pius’un karısı Faustina adına yaptırılmış, Faustina hamamıdır. Anadolu’daki en büyük Roma hamamlarından biri olan hamam, soğuk, sıcak ve ılık kısımları, soyunma odaları ve havuzun rahatlıkla gözlemlenebildiği hamamda, havuz kenarında boylu boyunca uzanmış bir nehir tanrısı Meandros heykeli ve aslan figürlerinin birer kopyası bulunmaktadır. Aslan figürlü heykelinin orijinali Paris Louvre müzesinde sergilenmektedir.

En önemli dini merkez stoanın batısındaki Delphinon’dur. Burası Apollo Delphinios için tapınak yeriydi. Delphis (yunus) zeki ve müzik seven bir balık olduğu için Apollo’ya adanmış bir hayvan olarak kabul edilirdi. Bu tanrı, denizcilerin ve gemilerin koruyucusuydu. Asıl tapınak kentin birkaç mil güneyindeki Didymaion’daydı. Burası tapınaklarının gösterişsiz oluşuna iyi bir örnek sayılabilir.

Bir cevap yazın