ST. JEAN KİLİSESİ (KARŞI KİLİSE) – GÜLŞEHİR / NEVŞEHİR

   Nevşehir ili, Gülşehir(Arapsun) ilçesi yerleşim alanının hemen kenarında yer alan bir peribacasının içine oyulmuştur. Kilisenin bulunduğu alanın Bizans döneminde yoğun bir yerleşim yeri olduğu çevresindeki peribacası ve tüf kayaya oyulmuş mekanlardan rahatlıkla anlaşılabilmektedir. Kilisenin hemen yakın çevresinde iki adet kaya oyma kilise daha bulunur, ancak bu kiliselerde fresk yoktur.

  Gülşehir St. Jean Kilisesi bir peribacasının içerisine iki katlı olarak oyulmuştur. Alt katta yer alan kilise tek apsisli, haç planlı ve haç kolları beşik tonozludur. Üst kattaki kiliseye göre daha eski olup duvarlarda ana kaya üzerine kırmızı aşı boyası ile stilize hayvan ve geometrik haç motifleri tasvir edilmiştir.

 Üst kiliseye alt kiliseden kayaya oyma merdivenlerle ulaşılıyordu. Orijinal kaya oyma merdivenler yıkıldığından yenileme sırasında üst kiliseye çıkışı sağlamak için demirden düzenli bir merdiven yapılmıştır.

  Üst katta yer alan kilise tek apsisli ve tek neflidir. Ana apsisin kuzey ve güneyinde iki niş, batı duvarında üç niş, kuzey duvarında ise iki niş bulunmaktadır. Kilise apsisinde bulunan yazıta göre 25 nisan 1212 yılına tarihlenmektedir.

KİLİSENİN BOZULMA NEDENLERİ

  Kilisede yapılan araştırma neticesinde, kilisenin bozulmasına çeşitli etkenlerin sebep olduğu anlaşılmıştır. Bunlar;

– Aydınlatma amacıyla kullanılan kandillerden çıkan islerle resimlerin üzerinin siyah bir is tabakasıyla kaplanması,

– Kaya bloğunda erozyon nedeniyle meydana gelen inceleme sonucunda oluşan çatlak ve deliklerden sızan sularla resimlerin tahrip olması,

– Pencereden giren güneş ışınlarının resimlerin solmasına, sıva tabakasının kavlamasına ve boyaların tozlaşmasına neden olması,

– İnsanlar tarafından duvarlarda yapılan çizik ve kazımaların da resimlerin tahribine yol açtığı tespit edildi.

   Araştırmalarla ortaya çıkarılan bozulma nedenleri, yapılan yenileme ve konzervasyon çalışmalarıyla giderilmeye çalışıldı. Kilisenin yenilenmesine 1995 yılında başlanmış, 1996 yılında yenileme son bulmuştur. Giderleri ören yeri gelirlerinden karşılanmıştır.

YAPILAN RESTORASYON VE KONZERVASYON ÇALIŞMALARI

  Resimlerin yüzeylerini kaplayan is, amanyum bikarbonat E.D.T.A ve karboksimethyl selüloz, gerektiği oranlarda karıştırılarak isli yüzeye sürülmüştür. İşlem isin yumuşaması sağlanıncaya kadar sürdürülerek isin kalınlığına göre 2-3 defa tekrar edilmek suretiyle resimler isten temizlenmiştir.

KİLİSEDE YER ALAN RESİMLİ SAHNELER

   Kilisede sahneler, kırmızı bantların sınırlandırdığı frizler halindedir. Boyamada siyah zemin üzerine sarı kahverengi ve beyaz renkler kullanılmıştır. Tonozun ortasında yer alan ve madalyonlar içinde resmedilen peygamberlerin bulunduğu alanda zemin rengi diğer kısımlardan daha koyudur. Niş tonozları ile diğer boşluklar bitkisel ve geometrik motiflerel bezenmiştir. Kilise, Kapadokya kiliselerinin genelinde yapıldığı gibi Tempera (sekko)boyama tekniği ile boyanmıştır. Bu teknikte boyama, fresko tekniğinin aksine kuru sıva üzerine yapılmaktadır.

Apsis: Rutubet ve tahripten dolayı sahne seçilememektedir. Ancak Kapadokya resimli kaya  kiliselerin genelinde, apsiste Deesis (dua ) sahnesi bulunur. Burada da muhtemelen bu  sahne işlenmiş olmalıdır. Apsisin güneyinde yer alan iki nişin içinde iki aziz portresi bulunur. Kuzeyde yer alan nişin biri tahrip olmuştur. Diğer nişte de Aziz portresi yer almaktadır.

 Batı duvarı: Üstte St. George ve St. Teodor’ un yılanı öldürmeleri sahnesi, altında mahşer ve cehennem sahneleri yer alır.

  Kuzey duvarı: Kısmen tahrip olmuştur. İsa’ nın çarmıhtan indirilmesi, kadınlar boş mezar başında, İsa’ nın cehenneme inmesi(Anastasis), altında yine kısmen tahrip olmuş ve bölgede nadir rastlanan cennet sahnesi yer almaktadır. Burada çıplak vaziyette palmiye ağaçlarının içinde İsa ve yanında yaprak tutan Meryem ile İbrahim peygamberin kucağı sahnesi yer almaktadır.

Güney duvarı: Son yemek, Judas’ın ihaneti, Vaftiz sahnesi, hemen altında Meryemin ölümü (Koimesis) ve üç İbrani gencin fırında yakılması sahnesi bulunmaktadır.

Bunların da altında bulunan üç nişten birinin içinde Konstantin ve Helena, diğer iki nişten din şehitlerine ait birer portre yer almaktadır.

  Birinci katta sembolik desenler vardır. Gerek alt gerekse üst kat beşik tonozlu bir tavana sahiptir. Alt katta bir papaz odası ve şarap mahzeni bölümü de göze çarpar.

Kilise tek apsislidir; apsisin sağında ve solunda tek sütunlu, küçük kubbeli iki tane baldaken dizaynını andıran, komünyon amaçlı birer bölme vardır, sütunları zarar görmüştür. Buralarda azizlerin ellerinde kilise maketiyle ayakta durur biçimde çizildiği görülüyor, bunlardan girişe göre sağ tarafta olanda yalnızca Panteleimon adını okuyabildim, diğerleri kazınmamış ama zamanın tahribatı onları biraz okunaksız hale getirmiş.

   Apsis tonozunda Mikail ve Cebrail’in; apsisin ön yüzeyinde solda bir azizenin, sağda ise azizin resimleri görülüyor. Özellikle apsis bölümünde gerek resimlemede gerek mimarlıkta simetrik düzen ve özgünlük çok belirgin. Burada bir örneğine de Gümüşler’de rastlanan Müjde sahnesi var. Apsise yüzümüzü çevirince solda üstte Cebrail ve bir güvercin; sağda üstte ise bir güvercin ve Meryem görülür. Cebrail müjdeyi verdiği anda simgesi Güvercin olan Kutsal Ruh’un Cebrail’den Meryem’e geçişi bundan daha güzel anlatılamazdı.

   Tavandaki resim programı çevrimli anlatım düzenine uymaz, belli bir sıra yoktur. Madalyonlardaki resimler apsis bölümünden başlayarak sırasıyla şu peygamberlere aittir: Davut, Süleyman, İlyas, Nuh, Yeremiya ve Manasis.

   Girişe göre sol duvarda (kuzey duvarında)çok güzel çizilmiş bir beyaz at vardır. Binicisinin resmi tahrip olsa da bunun Aziz Yorgos olduğu düşünülebilir. Onun sağında yüzü tahrip olmuş, ancak Aziz Artemios yazısı okunabilen bir aziz, en sağda ise kazınmış bir bağışçı resmi vardır. Burada argirios (yani para verenler, bağışçılar) yazısı göze çarpıyor. Resmin sağ ve sol üst köşelerinde Tanrı’nın ayia triada (kutsal üçleme) işareti yapan ille sembolize edildiği görülüyor.

    Girişe göre sağ duvarda büyükçe çizilmiş bir Konstantin ve Helena resmi yer alır. İki figürün arasındaki haç Konstantin- Helena haçıdır.(Bence buna “gerçek haç” da denilebilir.) Sağda pencere biçimli bir nişte Aziz Prokopios ve Aziz Dimitrios’un resimleri vardır.

   Girişe göre merdivenin arkasında kalan narteks duvarında kilisenin en karakteristik figürleri görülür. Bu resimler konu bakımından Ihlara Yılanlı’yı akla getirmektedir. En üstte iki atlı aziz bir meleğin sağına ve soluna yerleştirilmiştir. Bunun altında kilisenin penceresi vardır. Pencerenin solunda cehennem (veya mahşer) sahnesi görülür ki, burada ejder sırtına binmiş zebaniler, cezaya götürülen ruhlar resimlenmiştir. Pencerenin sağında ise ruhların tartıya çıkarılması sahnesi vardır. Pencerenin altında solda ortada Irini adı okunan bir bağışçı ve çocukları, onun yanında adı okunamayan bir azize yer alır. Aslında kilise bu azizenin adına yapıldığı ve adının Vaftizci Yahya Kilisesi olmadığı bu resimden anlaşılır. Çünkü o çağda kiliselerin hangi azize adandığı bağışçı resimlerinin yanına yazılırdı. Burada da benzer durum vardır.

   Yine ayrıca bu kilisedeki vaftiz sahnesi de çok etkileyicidir; özellikle insan yüzlerinin bölgenin niteliklerini fazlasıyla açığa vurması yönünden ilgi çekici sayılır.

Bu resmin sağında niş içinde tahrip olmuş ama Paraskevi olduğu okunabilen resim, en sağda ise Azize Kiryaki resmi vardır.


KAYNAK: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI