TURGUT İLYAS BEY CAMİİ – YATAĞAN / MUĞLA

İlyas Bey Camii Turgut kasabası merkezinde Cumhuriyet meydanının doğusundadır. Cami dikdörtgen planlı (18, 00x 13. 30m. ) yapılmış olup üst örtüsü, altta sekizgen üstte onikigen iki kademeli bir kasnak üzerinde oturan kubbe şeklindedir. Bu tür kasnak uygulaması Menteşe Beyliği’ne ait bazı yapılarda görüldüğü gibi, erken Osmanlı dönemi tek kubbeli cami örneklerinde de rastlanır. Caminin girişi, batı cephesindeki dıştan kiremit çatılı içten bir eşik tonoz ve iki çapraz tonozla örtülü son cemaat mahallindendir. Minare yapının kuzey-bati köşesindeki girişin bitişiğindedir ve sekizgen bir kürsü üzerine oturan silindirik gövdeye sahiptir, Tek şerefeli minare petek ve külah kısmıyla bölgedeki beylikler devri minareleriyle benzerlik göstermektedir. Camiinin inşasında taş, tuğla ve devşirme malzeme birlikte kullanılmıştır. Bu almaşık duvar geleneği, Beylikler ve Erken Osmanlı mimarisinde görülen bir uygulamadır. Sadece doğu cephesi sıva ile kapatılmış olan camiinin güney duvarında gördüğümüz pencere üstlerindeki alınlıkların İçlerinin değişik geometrik düzenlemelere sahip olması dikkat çekicidir. Özellikle güneydoğu köşedeki pencerenin hemen yanında yer alan dışarıya doğru taşırılmış kemer üzengi taşı kalıntısı önemlidir. Bu kemer kalıntısı, 20.yy. başlarında camiye bitişik vaziyetteki mektep yapısından da anlaşılacağı gibi daha önceden burada başka bir yapının varlığına işaret etmektedir. Bu durum aynı zamanda burada mevcut olduğu düşünülen zaviyenin caminin güneyindeki bu alanda olması gerektiğini de ortaya koymaktadır. Caminin batısında yer alan avlu orijinal değildir. Avludan iki ayak ile taşınan ve tonozlarla örtülü son cemaat mahalline geçilmektedir. Son cemaat mahallinin güney cephesinde bir dış mihrap ile iki küçük niş bulunmaktadır. Bugün cam bir bölme ile kapatılan son cemaat mahallinin girişi dışında kalan kısmı yerden 30 cm. kadar yüksek tutulmuştur. Harime son cemaat mahallinden girilmektedir. Girişin hemen solundaki küçük bir kapı ile minareye geçilir. Harim, köşelerde pandantif ve Türk üçgenleriyle geçiş sağlanan merkezi kubbe ile örtülmüştür. Girişten hemen sonra, harimin kuzey cephesinde ahşap direkler tarafından taşınan mahfile doğuda yer alan ahşap bir merdivenle çıkılmaktadır. Harim, kuzey, güney ve batı cephelerine açılan ikişer pencere ile aydınlatılmıştır. Ayrıca harimde, doğu cephede dört, batıda iki ve kuzeyde ise üç adet olmak üzere toplam dokuz adet niş bulunmaktadır. Mihrap, güney cephedeki iki pencerenin ortasına yarım daire niş şeklinde yerleştirilmiştir. Mihrabın hemen sağındaki minber, vaaz kürsüsü ve mahfil 1957 yılındaki onarıma aittir. Caminin ilk inşa tarihi hakkında bazı kaynaklar Menteşe Beyliği dönemine ait olduğunu ileri sürmektedir. Turgut İlkokulu bahçesindeki dört satırlık Arapça kitabe Lagina kazı evine nakledilmiştir. – Bismillqhirrahmanıirrahim – Bena hazihi’z zaviyeti’l mubareketi – Ebu’l-!ıayrat ve ma’denul hasenat Hoca Mubil bena sene seb’in ve seb’amie Bıı kitabenin Türkçe anlamnda; ” Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Bu mübarek zaviyeyi hayırlar sahibi ve iyilikler kaynağı Hoca Mukbil, H, 770 (M. 1368) senesinde bina etti ” denilmektedir”‘. Caminin bugün üzerinde mevcut olan kitabesi onarım kitabesidir ve son satırında ebcet hesabıyla H. 9 i O (M. 1504-5) tarihi düşülmüştür. Kitabeden, camiye bitişik su kaynağının yanı başında bir zaviyenin varlığı anlaşılmaktadır. Hem söz konusu kitabe, hem de yapıdaki inşa malzemesi ve teknikleriyle caminin Beylikler dönemi eseri olduğunu söylemek mümkündür.

Kaynak: Muğla Valiliği Kültür Yayınları “