KUŞADASI – KALE İÇİ CAMİ – AYDIN

KUŞADASI – KALE İÇİ CAMİ – AYDIN

Kale içi cami, Kuşadası merkezinde yer alan en eski tarihli camidir ve sur duvarlarının çevrelediği kentin ana yerleşimini oluşturan tarihi kale içi semtinde yer alır. Cami kebir mahallesi Barbaros Hayreddin Paşa Bulvarı’nın doğusunda bulunan eser kare planlı, üzeri tek kubbe ile örtülü bir harim, kuzeyinde üç gözlü son cemaat yeri ve kuzeybatısındaki minareden oluşmaktadır. İnşasında kesme taş, kırma taş, tuğla ve mermer malzeme kullanılmıştır. Harimin üzerini örten kubbenin 16 kenarlı kasnağına ve duvarlara sivri kemerli pencereler açılmıştır. Alt seviyedeki pençeler ise dikdörtgen şekillidir ve alınları sivri kemerlidir. Minaresi çeşitli defalar tamir edilmiştir. Kuzey cephesinde, girişin iki yanına birer mihrap ve pencere yerleştirilmiştir. Harim girişi mermerdendir; giriş aralığının üzeri basık kemerle örtülüdür. Kemerin köşelerinde ve üst kısmında gül bezekler bulunmaktadır. Sedefli ahşap kapı kanatları sonradan yenilenmiştir. Giriş açıklığını örten çift kanatlı ahşap kapı tamamen ahşap parçaların birbirine çivi kullanmadan geçme bir eski Türk zanaatı tolan “ Kündekarı “ tekniğiyle yapılmıştır. Geometrik desenlerden oluşan ahşap geçme parçalar sedef kakmalıdır. [2] İçte dörtgen planlı harimin üzerini örten kubbenin yuvarlağına içleri üçgen dolgulu, sivri kemerli tromplarla geçilmektedir. Tepe pencerelerinin iç kısımları vitraylıdır. Duvarın ortasında yer alan, dikdörtgen bir çerçeve içerisine yerleştirilen yuvarlak kesitli mihrap, bezemeleri açısından geç dönem özelliği göstermektedir.. Kenar bordürleri üçlü sütuncelere sahip mihrabın nişi içte perde motifi ile zenginleştirilmiştir. Alınlık kısmındaki bezemeler adeta mihrabı taçlandırmaktadır. Tezyinatında alçı malzemenin hakim olduğu mihrabın geç dönem süslemelerinin karakterini taşıması, bu unsurun yapıya 1830 da yapılan onarımda eklendiği düşünülmektedir. 1982 yılındaki tamirde de mihraba eklemeler yapılmıştır. Ahşap minber ve vaaz kürsüsü yenidir. Harimin doğu duvarında kuzeydeki dolap şeklinde kullanılan üç adet pencerenin sivri kemer çökertmeli alınlıkları vardır. Batı duvarındaki düzenleme doğudakine benzemektedir. Harim içindeki ahşap kadınlar mahfili son zamanlarda onarılmış ve yenilenmiştir. Kuzey ucundaki giriş, çift kanatlı bir kapıyla harime açılır. Kale içi caminin günümüze kadar gelebilmiş bir kitabesi mevcut değildir. Minaresinin kubbe eteğine ulaşımını sağlayan kapı üzerinde dört satırlık bir kitabe vardır. Bu kitabeye göre minaresi hicri 1124, miladi 1712 yılında tamir edilmiştir. Sekizgen kaideye sahip minarenin her yüzeyinde yuvarlak kemerli birer niş yer alır. Minarenin pabuç kısmından silindirik gövdeye geçiş üçgenlerle sağlanmıştır. Şerefe altında ve pabuç kısmında birer bilezik minare gövdesini kuşatır. Tuğlaların üçgen diş şeklinde girintili ve çıkıntılı şeklinde yerleştirilmeleri ile şerefe altı oluşturulmuştur. Şerefenin korkuluğu ve petek bölümü briketlerle yenilenmiştir. Minarenin külahı saç kaplamadır. Giriş kapısının sol tarafında, caminin kuzeydoğu köşesinde ise İlyas ağa kütüphanesi bulunur. Sığla Sancağı Mütesellimi-Osmanlı devletinde tazimattan önce vali ve kaymakamlar adına vergi toplamakla görevli olan memur- İlyas ağanın Kuşadası’nda yaptırmış olduğu eserlerden biridir. İlyas ağa, Hasan ağanın torunu olup, dedesi dergah-ı Ali kapıcı başısıdır. Kuşadası muhafızı Rüştü Mustafa Paşa’nın yerine 1813 yılında muhafız tayin edilmiştir. 1830 yılında Aydın’da ölmüş ve Ulu cami mezarlığına gömülmüştür. İlyas ağa Söke ve Kuşadası’nda hüküm süren İlyazzadelerden biridir Söke ve Kuşadası’nda eserler yaptırmıştır. Kütüphane İlyas Ağa’nın Kuşadası’nda yaptırdığı ilk eserdir. Kareye yakın dikdörtgen planlı, tek mekanlı, oval kubbeli bir cami kitabhanesidir. Caminin içeresindeki bitişik pencereden bu kütüphaneye geçilmektedir. Bu yapı halen Kuşadası ilçe müftülüğü Aile ve İrşad Merkezi olarak kullanılmaktadır. Kitabesi ise ebcet hesabıyla tarih düşürülen 1227 hicri ve 1812 miladi tarihli olup şu şekildedir.
Hu,
Sığla sancağı tasarruf kerdesi İlyas ağa
İtdi inşasına himmet bidti ba-avni-muin
Bu mahalli ensen gördükte ol ali-cenab
Der –akab mebnasına ihlasıyla oldu karin
Olmamış bu belde de sabıkta bir emsal-i hiç
İlm-i ihya itdi ol ba-gayret-i iman-ı din
Vire dareynde selamet hem zükur evlad ana
Tül-ömrüyle muammer kıla Rabbül-alemin
Çıkdı bir gevher feşan cazim didi tarihini
Talibine bi’niamdır bu kitabhane-i hemin
Sene 1127

Tarihimizde Öküz Mehmet Paşa olarak tarihimizde bilinen Sadrazam ve Damat Konevi Mehmet Paşa 1607 tarihinde vezir ve Mısır valisi, 1611 de kaptan-ı derya, 1612 de ikinci vezir, 1614 de sadrazam, 1617 de vezir, 1619 tekrar sadrazam olmuş ve 1622 de vefat etmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde 2111 nolu defterin 280. Sayfasında İstanbul 4 adlı ve 573 nolu defterin 34. Sahife ve 3. sırasına kayıtlı Ali oğlu eski sadrazam Öküz Mehmet Paşa’ya ait “ Evail-i Muharrem 1027 tarihli vakfiyenin “ bir örneği vardır. Bu vakfiyenin 279-281 nolu sayfalarında vakfiye ait malların kayıtları vardır. Bu kayıtlara göre , “ cami-şerifleri ve han ve suk mesarifine sebevi tahsilatı üzre bilad-i İslami’de “ ibareleri bulunmaktadır. Ayrıca ayni arşivde İstanbul 2 adlı ve 571 nolu defterin 215. sahife ve 81 sırasında kayıtlı Ali oğlu eski sadrazam Öküz Mehmet Paşa’ya ait “ Evaihir-i Zilhicce 1028 tarihli vakfiye “ mevcuttur. Sayfa 297 de ise “ Kuşadası nam mevkide bir cami-i latif ve nevaih-i “, sayfa 301 de , “ Kuşadası nam mevkide bina ettikleri handır “, sayfa 306 da “ , Kuşadası’nda vaki cami-barileri alettaf silis sabık min gayri muhalefetin beynehüma velev fidanık kamil 50. 000 akça sarfede” ifadeleri yer almaktadır. Mehmet Paşa’nın hicri “1028, Miladi 1619 tarihli vakfiyesindeki eserler arasında Kuşadası’ndaki bu camiden söz edilmektedir. Bu belgeler Kale içi caminin vakfiyesinin düzenlendiği 1617 yılının Aralık ayı öncesinde Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırıldığını göstermektedir.

Bir cevap yazın