20 Mart 2026
Camiler

HAN CAMİ – KAYSERİ

   Kayseri merkez, Talas Caddesi üzerinde bulunan bu yapı XIII. Yüzyıl Selçuklu eseridir. Caminin herhangi bir kitabesi bulunmadığı için, kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığı bilinmemektedir. Vaktiyle Kayseri şehri surlar içindeydi. Geceleyin şehir kapıları kapatılınca geç kalanların ve yolcuların konaklaması için bu han inşa edilmiştir. Zamanla hana ihtiyaç kalmayınca bu yapı camiye çevrilerek ibadete açılmıştır. Herhangi bir kitabesi olmadığından dolayı hana çevriliş tarihini de bilemiyoruz. Caminin ismi de bu sebeple Han Camii olarak verilmiştir.

   Yapının içi ve dışı tamamen yöreye ait olan sarımtırak kesme taşlardan inşa edilmiştir. Camiye çevrildikten sonra minare ve mihrap eklenmiştir. Şimdiki kapıları sonradan açılmıştır. 1273 ve 1314 yıllarında iki defa onarılan camii, bir ara depo olarak kullanılmış ve 1950 yılında tekrar ibadete açılmıştır.

MİMARİ YAPISI

  Cami, genişliği 29,5 m., uzunluğu 38,9 m. olan dikdörtgen bir plan üzerine oturtulmuştur. Kıble tarafında dört ayak üstünde birbirlerinden kemerlerle ayrılan, üstleri tonozlu, önü açık revaklar şeklinde beş gözlü bir bölüm bulunmaktadır. Bunlardan ortadaki tonoz diğerlerinden daha geniş ve yüksektir.

    Caminin iç mekânı; kenarları masif kalın duvarlar ve ortada beş büyük kemerli bölümden oluşur. Burasını enine dört, boyuna altı sıra halinde yirmi dört adet ayak taşır. Orta sahın kıbleye dikey olarak kademeli tonozlarla yapılmışken, iki yandaki bölmeler kıbleye paralel biçimde yedişer hücreli olarak yerleştirilmiştir. Orta tonoz kubbesiz fakat altı pencerelidir. Caminin kıblesindeki dört ve yanlardaki ikişer pencere sonradan açılmıştır. Binanın içi ve dışı iyi yontulmuş çok iri kesme taşlarla kaplıdır. Caminin doğu ve batısında birer kapı olduğu gibi, kıblesinde orta sahına denk gelen yerde de bir kapı vardır. Burası sonradan mihrap yapılmıştır. Caminin arka kısmında ahşaptan yapılmış oldukça eski bir mahfel, caminin enine uzanmaktadır.

MİHRAP

    Han Cami’nin mihrabı, yukarıda da belirtildiği gibi; orta sahında bulunan kıble kapısı kapatılarak yapılmıştır. Bugün siyah kesme taştan yapılmış olduğunu mihrabın nişi Barok tarzı basit bir mukarnasla işlenmiştir. Üzerindeki büyükçe bir mermer levhada celi sülüsle 1373 (M.1953) tarihiyle mihrab ayeti yazılıdır.  Buna göre camiye 1950’lerde bir tamir yapılmış ve mukarnaslı mihrap da bu sıralarda konulmuş olabilir. Mihrabın işçiliğinin basitliği bu kanıyı destekler niteliktedir.

MİNBER

   Osmanlı döneminde yapılmış olduğu belli olan minber kesme taştan inşa edilmiştir. Giriş kapısı düz olup, on basamaklı bir merdivenle daha az bir meyille yükselir. Şerefesi, zarif dört ayak üzerine kuruludur ve kemercikleri sivridir. Altıgen külah önce prizmatik yükselir, altıgen bilezikten sonra iki kademeli ve konik olarak sivrilir. Âlemi üç küplü ve hilallidir. Minberin altındaki mihraba geçit veren kapısı da güzel bir sivri kemerle işlenmiştir. Süpürgelikler de sivri kemerlerle süslüdür.

MİNARE

   Caminin yapıldığı devre ait bir minaresi yoktur. Yakın zamanlarda kuzey batı cephesinde binaya bitişik olarak kesme taş bir minare yapılmış ve buna çıkış için de cami içinden bir merdiven inşa edilmiştir. Çokgen gövdeli minarenin şerefeden sonrası yıkıldığında uzun yıllar öylece kalmış, yakın zamanlarda kısa külah yapılarak bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır.

Han Cami’nin ilk yapılışında şehrin kale surlarına dayandığı ve şehir kapıları kapandıktan sonra gelen yolcuların burada kaldığı sanılmaktadır.

KAYNAK: KAYSERİ KÜLTÜR ENVANTERİ

FOTOĞRAFLAR: MUSTAFA GÜRELLİ