BALABAN PAŞA CAMİ – GÜZELHİSAR – ALİAĞA / İZMİR

BALABAN PAŞA CAMİ – GÜZELHİSAR – ALİAĞA / İZMİR

İzmir’in Aliağa ilçesi Güzelhisar Mahallesi’nde bulunan Balaban Paşa Camii tam 7 asra tanıklık etmektedir. Yazılı kaynaklara göre; bir zamanlar aynı çatı altında bir bölümü kilise, diğer bir bölümü ise cami olarak kullanılan; Güzelhisar sakinlerinin ifadesiyle hoşgörü ve birlikteliğin en güzel örneğini sergileyen tarihi camii Aliağa Belediyesi tarafından A’dan Z’ye elden geçirilmiştir.

 Balaban Paşa’nın kim olduğuyla alakalı bilgiler kesin değildir çünkü birçok Balaban Paşa’dan bahsetmek mümkündür. Caminin kitabesi yoktur. Köylülere göre Balaban Paşa, Saruhanoğulları Beyliği döneminde Güzelhisar’ı fetheden komutanın ismidir. Eskiyen Balaban Paşa Cami’si köylülerin yardımı ile 1959 yılında onarılmış ve eğreti bir kitabe üzerine tarihi kazınmıştır, doğudaki son cemaat yerinin üzerindeki kitabe okunabilir. Caminin kuzey yönünde hazire duvarında lahit veya benzeri bir çıkıntı bulunmakta. Ayrıca batı yönünde son cemaat yerinde Roma dönemine ait olma ihtimali yüksek bir lahit inşaat elemanı olarak kullanılmış.

Minaresi bakımsızlıktan fırtınaya dayanamayarak 2015 de yıkılmış, Aliğa Belediyesi tarafından 2017 yılında gerçekleştirilen restorasyon ile eski ihtişamına kavuşmuştur. Saruhanoğlulları’ndan önce Kilise olduğu ve camiye çevrilmiş olduğu düşünülmektedir. Caminin bir zamanlar hem kilise hem de cami olarak ortak kullanıldığı da iddia edilmektedir. Altta yer alan fotoğrafta son cemaat yerinin en doğusunda yer alan girişin üzerinde bulunan Yunanca kitabe görülebilir. Tercümesinin yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, belki de daha önce sıva altında idi restorasyon sırasında ortaya çıktı. Yunanca metnin üzeri beyaz boya ile boyanmış. Köyün ve caminin tarihi açısından önemli bilgiler içerebilir.

Balaban Camii’nde ilginç bir nokta ise yapımda kullanılmış bir kısmı devşirme olan taşlarda yer alan geometrik şekiller, desenler ile çiçek kabartmalarıdır. Bu çiçek kabartmalarından bazıları hazirede yer alan mezar taşları üzerinde de yer almaktadır. İlginç olan bir diğer konu ise yine devşirme taşlar ile bazı mezar taşlarında yer alan Davud Yıldızı motifleridir. Davud Yıldızı motifi Aliğa Camii haziresinde iki mezarda kullanılmıştır. Davud Yıldızı sadece Yahudi inancına ait bir simge değildir. Diğer bir adı Mühr-ü Süleyman (Süleyman Mührü) olan motif geçmişte müslümanlar tarafından mezar taşlarından camilere bir çok alanda kullanılmıştır. Örnek vermek gerekirse Barbaros Hayrettin’in sancağında, Manisa’da yer alan Saruhanoğulları dönemine ait Ulu Cami’nin girişinde yine aynı motif kullanılmıştır. Bu motifi yalnızca Yahudilik veya Masonlukla vs. bağdaştırmak anlamsızdır. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde yaygın bir şekilde kullanılmıştır. Hangi amaçla ne için kullanıldıkları anlaşılmayan bu devşirme elemanlar, gelişi güzel hem caminin duvarlarında hem de hazirenin duvarlarında kullanılmış.

Araştırmacı Yazar Cevat Yıldırım’a göre köyde yaklaşık 1600 adet tarihi mezar taşı bulunmaktadır. Yine Cevat Yıldırım mezar taşlarının bir kısmının çalındığını iddia etmektedir.  Balaban Paşa Camii haziresinde yer alan mezar taşları adeta açık hava müzesi gibi. Bu hazirede sütun biçimli sadece bir tane mezar taşı vardır, onun da Balaban Paşa’nın hazinedarına ait olduğu söylenmekte ise de elde kanıt yoktur.

KAYNAKÇA;
1-Güzelhisar (Aliağa Çevresi İle Birlikte) adlı kitap. Yazar Cevat Yıldırım. 2017.

2-Osmanlı Tarihi adlı kitap. Yazar Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, 2003.

Bir cevap yazın