DEDEKÖY- BİLAL DEDE TÜRBESİ – KOÇARLI – AYDIN

DEDEKÖY- BİLAL DEDE TÜRBESİ – KOÇARLI – AYDIN


Aydın – Koçarlı İlçesi – Dedeköy’de Bilal Dede‘yle ilgili çeşitli anlatılar ve bu anlatmalara bağlı tabular, bağlanma aşamasıyla incelenebilir. Bilal Dede türbesiyle beraber Koçarlı‘da birkaç tane daha dede türbesi vardır. Bunlar, Karaağaç köyünün 4 km. kuzeydoğusundaki ―İblim Dede‖, Çakmar köyündeki ―Çakır Dede‖ Gözkaya köyündeki ―Bal Dede‖ ile ―Çemberci Dede‖,Dedeköydeki ―Bilal Dede‖, Evsekler köyünün 6 km. güneybatısındaki ―Ak Dede‖ ile Sapalan ve Halilbeyli köylerindeki dede mezarlardır.
Bu türbelerden biri olan Bilal Dede‘nin kerametleriyle ilgili halk arasında pek çok anlatı vardır. Bunlardan biri dedenin temiz kalpli insanlara göründüğüdür. Halk arasında dedeyi gören kişilerin işlerinin yolunda gideceğine, zengin olacaklarına dair inançtan dolayı dedeyi gören kişinin kimseye söylememesi gerekir. Dedeyi görebilmenin şartlarından biri de insanların ondan çok korkmamaları ya da bu konuda çok fazla cesaretli olmamalarıdır.
Bilal Dede türbesini ziyaret eden insanlar bereket getireceği ve duaların kabul edileceği inancıyla mezarının başından toprak alarak evlerine götürürler. Duaları kabul olduğunda da yine buraya gelerek kurban keserler. Eğer dilek dileyen kişi çocuk dilediyse doğan çocuğuna Bilal ismini vermektedir.

BİLAL DEDE EFSANESİ ŞÖYLE;
Bilal bir ağanın yanında çobanlık yaparak hayatını kazanan biriymiş. Zamanın birinde koyunlarını otlatmakta olan Bilal uyuyakalmış. Bu sırada koyunlar orada bulunan bir mısır tarlasına zarar veriyorlarmış. Uykudan uyanan Bilal hemen koyunları çevirmiş. Eve gelmiş. O sırada da tarla sahibi tarlasına gelmiş ve tarlanın vaziyetini görünce bunu Bilal’in koyunlarının işi olduğunu anlamış.
Bilal o sıralar hacıda olan ağasının evinde kalıyormuş. Ağa’nın Hanımı un helvası yapıyormuş ve,’’ Ah Bilal, keşke ağanda burada olsa da o da helvadan yeseydi,, demiş. Bilal; Siz hazırlayın o zaman ben bir ağama helvayı yedirip geleyim, demiş.
Bunları konuşurken koyunların zarar verdiği tarlanın sahibi gelmiş ve Bilal’e celallenip, tehditler savurarak zararının karşılanmasını istemiş. Ve geri dönüp, birkaç kişiyi de yanına alarak tekrar Bilal’in yanına gelmek için tarlasının yanından geçmiş. fakat ne görsün?.. Tarladaki mahsüller eskisinden daha verimli ve daha da çokmuş. Tarlanın sahibi yaptığından pişman olmuş ve Bilal’in bir Evliya ve Allah’ın çok sevgili bir kulu olduğunu anlamış..
Daha sonra ağasının hacı dönüşü başlamış. Bilal Asasını da yanına alarak ağayı karşılamak için yola çıkanlarla birlikte yola çıkmış. Tam karşılama esnasında, ağa;
-Durun, benim yanıma geleceğinize, içinizde Hacı Bilal var, onu kucaklayın.. Demiş.
Bilal o sıra ağasına ;
-Demeyin ağam, böyle bir şey olurmu? Diyerek sitem etmiş.
Ağaya saygısından elindeki asayı fırlatmış ve asa o gün tam olarak buraya düşmüş. Daha sonra Bilal, Hakkın rahmetine burada kavuşmuş

Bir cevap yazın