BAYINDIR ADI NEREDEN GELİYOR?

BAYINDIR ADI NEREDEN GELİYOR?

    Bayındır ilçe merkezinde Bizanslılar döneminde yerleşimin bulunduğu ancak Selçukluların gelişi ile Orhan Gazi tarafından 14. yüzyılın başlarında 24 Oğuz boyundan Üçoklar’ dan biri olan Bayındır Türkmen Boyunun kendi adı ile yeni bir yerleşim oluşturduğu bilinmektedir. 

  Bayındır İlçesi merkez dâhil, 38 yerleşim biriminden meydana gelmektedir. İlçedeki yerleşimlerin bir bölümü dağların güneye bakan yamaçlarında, diğer bir bölümü ise ovadadır. İlçe merkezi 22 mahalleden oluşmaktadır.

Dağ köylerinde sınırlı geçim kaynakları nüfusun hızla azalmasına, ova köylerinde verimli ovaların bulunması da kısmi nüfus artışına neden olmaktadır. Tarımın sanayi ve hizmet sektörü ile yeterince desteklenmemiş olması nüfusun ve buna bağlı olarak idari birimlerin gelişimini sınırlandırmaktadır

BAYINDIR’IN TARİHÇESİ

   Bayındır İlçesinin bir yerleşim yeri olarak ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmemektedir. Araştırmalar yörede sırasıyla milattan önce 3000’li yıllarda Hititlerin, 700’lü yıllarda Frigya ve Lidyalıların, Milattan sonra 900’lü yıllarda Bizanslıların, 1084 yılından sonra Selçukluların ve 1425 yılından sonrada Osmanlıların Egemen olduğu ortaya koymaktadır.

  Bayındır ilçe merkezinde Bizanslılar döneminde yerleşimin bulunduğu ancak Selçukluların gelişi ile Orhan Gazi tarafından 14. yüzyılın başlarında 24 Oğuz boyundan Üçoklar’dan biri olan Bayındır Türkmen Boyunun kendi adı ile yeni bir yerleşim oluşturduğu bilinmektedir. Bir rivayete göre ilk yerleşim yerinin Ergenli Deresi kenarında kurulmuş iken bu yerleşim taşkınlar yüzünden daha sonra ilçe merkezinin şimdi bulunduğu yere taşınmıştır.

   Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Bayındır’ ın Paşa Hası olduğu belirtilmektedir. Tapu kayıtlarına göre burası şehzadeliği döneminde II.Selim’e verilmiş, II.Selim padişah olunca da damatlarından Sadık Paşa’ ya 80 akçelik bir has olarak bağışlanmıştır. Şemsettin Sami Kamus-Ül Alam’ da Bayındır da 28 cami ve 1 medrese ve 2 Hıristiyan okulunun bulunduğunu, Aydın vilayetine bağlı İzmir Sancağı’nın bir kazası olduğunu, 400 kadar nüfuslu olduğunu yazmaktadır. Ancak Hıristiyan okulları günümüze kadar ulaşmamıştır. Kâtip Çelebi ve Alman Tarihçi Phlippson eserlerinde Bayındır’ın tarihi ile ilgili aynı paralelde ifadeler kullanmaktadır.

    Bayındır önceleri bir nahiye merkezi iken 1871′ de Belediye, 1875′ de ilçe merkezi haline gelmiştir. İlçe 30 Mayıs 1919 yılında Yunan işgaline uğramış ve 2.5 yıllık işgalden sonra 4 Eylül 1922 de kurtarılmıştır. Bu tarihe kadar Bayındır ilçesinin nüfus mozaiğinde Çoğunluğu Türk olmak üzere Rum, Ermeni ve Yahudilerinde yaşadığı göze çarpmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra İzmir iline bağlı bir ilçe merkezi olan Bayındır’ da 1938 yılında ilk planlama haritaları yapılmıştır.

BAYINDIR’DA ÇİÇEKÇİLİK:

Bayındır’da süs bitkileri üretimi yapan 230 adet küçük ve orta ölçekli işletme bulunmaktadır. Üretim kapalı (sera) ve açık alanda yapılmaktadır.

İlçe; son yıllarda üretimdeki artışla dış mekân süs bitkileri üretiminde ilk sıraya yerleşmiştir. Üretilen dış mekân süs bitkileri özellikle belediyeler tarafından satın alınarak şehrin güzelleşmesine katkıda bulunmaktadır.

Çiçekçiliğin İlçedeki geçmişi Osmanlı Dönemine dayanmaktadır. Öyle ki İlçede geçmişe dayalı Gülbahçe adı ile bilinen bölgede gülfidanı yetiştirildiği, Osmanlı sarayları, medreseleri ve hastanelerine buradan gülfidanı gönderildiği ve bu bölgenin adının da Gülbahçe olarak ifade edildiği bilinmektedir. 1980’li yıllara kadar çiçek üretimi ev bahçelerinde küçük ölçekte yapılagelmiştir. Bu üretilen çiçekler semt pazarlarında kasalar içerisinde satılmaya başlanmıştır.1980’li yıllardan sonra çiçekçilik başlı başına bir gelir kaynağı olarak üreticiler tarafından geliştirilmiş, ürün çeşitliliği arttırılmış ve günümüzde bahçe, salon, mevsimlik, ağaç türü gibi zengin çeşitleriyle yurdun her köşesine satış yapılmaktadır. Ayrıca Bayındır çiçekçiliğini tanıtmak, yeni pazarlar oluşturmak, iş istihdamını artırmak, çiçekçilik sektörünün gelişimini sağlamak amacıyla çiçek şenliği düzenlenmeye başlanılmıştır.

    Bayındır olarak ilçe gelirinin önemli bir payını oluşturan ve istihdamda nüfusun önemli bir bölümünün gelir kaynağı olan çiçekçilik sektörü İlçenin bacasız sanayisi olmuştur.

Çiçekçilik faaliyetleri İlçede 25 yıl önce başlamış olup, zaman içerisinde bu konuya üreticiler tarafından ilginin artması ve sera çiçekçiliğinin yapılma koşulları ile ekolojik ortamın uygun olması nedeniyle son yıllarda oldukça gelişmiştir. Çiçekçiliğin bu denli gelişmesi üzerine İlçedeki üreticilerin, bir kooperatif çatısı altında birleşmeleri sağlanmıştır. 22.03.2002 tarihinde kurulan Kooperatif tarafından çiçekçilik ile ilgili ihtiyaçlarının tedarik edilmesi ve ürünlerinin pazarlanmasında üyelere yardımcı olunmakta ve üniversitelerin ilgili bölümleri ile işbirliği yapılarak ürünlerin ve üretim tekniklerinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Kooperatif aynı zamanda Bayındır’da çiçekçiliğin desteklenmesi, tanıtılması, yurt içinde ve yurt dışında pazarlanması yönünde çalışmalar yapmaktadır. Satışa konu olan ve üretimi yapılan süs bitkilerinin teslimi hemen yapılabildiği gibi alıcıların istekleri doğrultusunda sipariş üzerine ve sözleşmeli olarak özel üretim de yapılmaktadır.

BAŞLICA YETİŞTİRİLEN ÇİÇEK ÇEŞİTLERİ:

Dayı gülü, Mimoza, Akasya, Akçaağaç, Ihlamur, Kaya kuduz otu, Kokarağaç, Gülibrişim, Alman papatyası, Aspidistra, Kartopu, Begonya, Akuba, Hanım tuzluğu, Gelin duvağı, Şimşir, Cezayir Menekşesi, Katalpa, Bodur akasya, Acemborusu, Katır Tırnağı, Sinameki, Menekşe, Kızılcık, Demir ağacı, Sedir, Erguvan, Japon Ayvası, Palmiye Gerdanya, Yalancı servi, Bodur palmiye, Dağ muşmulası, Servi, Mor Salkım, Karayemiş, Kardeşkanı, İğde, Funda, Ökaliptus, Avize Çiçeği, Kedi tırnağı, Aralya, Dişbudak, Koyungözü, Çayır Güzeli, Şakayık Sarmaşık, Çin gülü, Ağaçhatmi, Yasemin, Hanım Düğmesi, Süs Şeftalisi, Ardıç, Mercan, Oya ağacı, Ağaç minesi, Aslanağzı, Meşe, Defne, Lavanta, Hanımeli, Kurtbağrı, Papatya, Ateş Çiçeği, Mahonya, Manolya, Tesbih ağacı, Buz çiçeği, Ortanca, Çivit, Mersin, Zakkum, Amerikan sarmaşığı, Sardunya, Şebboy, Fırça çiçeği, Petunya, Fil bahri, Hurma ağacı, Çam Varbana, Kotanez, Pitospurum, Çınar, Kavak, Süs eriği, Horoz İbiği, Leylandi, Süs, Narı Ateş dikeni, Sumak, Yalancı Akasya, Mazan Milisa, Kuşdili, Söğüt, Mürvel, Lâvantin, Rozet Yer minesi, Damkoruğu, Bahçe kül çiçeği, Yalancı karabiber, Keçisakalı ve Süs Lahanası.

Bir cevap yazın