ESKİ GEDİZ KALESİ – KÜTAHYA

ESKİ GEDİZ KALESİ – KÜTAHYA

Yerleşmedeki en eski eserler Hisarardı’ndaki antik yerleşmeye su taşımak için yapıldığı sanılan su kemeri ve yapımında iki mermer heykelin devşirme malzeme olarak kullanıldığı Debboy Köprüsü ve 1676 tarihinde, Celali İsyanları sırasında Kuyucu Murat Paşa tarafından güvenlik koşulları öne sürülerek yıktırılan Hisarardı Kalesi’ dır.

17. yüzyılda kenti gezen Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Gediz’ den şöyle söz etmektedir: “… Gedüs adlı Rum kralı yapısıdır. Evvela Germiyanoğulları Yakup Bey, ondan da Yıldırım Han zaptetmiştir. Kalesini, Kuyucu Murad Paşa, bir daha Celali sığınmasın diye yıktırmıştır. Gedüs Şehri Germiyan toprağında Kütahya eyaletinde serbest zeamettir. Birkaç kere Darüssade Kapı ağalığına has olmuştur. Hala zeamet subaşılığıdır. Vali el koyamaz. 300 akçe ile Şerif kazadır. Kethüda yeri, Şeyhülislamı, Nakibi, uleması çoktur. Azmi-zade Çelebi bir mübarek zattır. Murad Ağa, zeamet sahibi Beyzade Yusuf Ağa ve silahtar sipahi halifesi Gedüslü Mehmet Efendi pederi Mustafa Ağa vilayet ayanındandır. Gedüs kayalık bir dere içindedir. Otuz yılda bir meşhur cambaz taifesi Gedüs’ e gelip, kale kayasına ip bağlayıp, tepesine çıkan post sahibi pehlivanlar ser çeşmesi olur. Çoğu parça, parça olur. Kale bu derece kayalar üzerinde yüksektir. Halk dilinde “Canbaz Kalesi” derler. Evler birbiri üstüne kattır. Yolları iniş yokuşlar, 2000 toprak örtülü evlerdir. 13 mahalle, 20 mihraptır. Eski cami, mahkeme yakınındaki Hacı Mustafa Cami kapıp üzerinde tarihi budur; sene 957. Çarşı içinde Gazanfer Ağa Cami kurşun örtülüdür, kapısı üzerinde tarih budur; sene 998, hamamın tarihi budur; sene 995. Bütün imaret, han, medrese, mektep ve çeşmeleri Gazanfer Ağa hayratıdır. Üçüncü Sultan Murat’ın Kapı Ağası imiş. Kargır dükkanları 95’dir…”

1676 tarihinde Gediz’in Hisarardı Kalesi, yukarıda belirtildiği gibi, Celali isyanları sırasında Kuyucu Murat Paşa tarafından güvenlik koşulları öne sürülerek yıktırılmıştır . Aynı dönemde kurulan Salur (eski bir Türk Boyu) Mahallesi Celali isyanlarından korunamayarak Salur Köyü’ nü terk ederek buraya yerleşen halk tarafından kurulmuştur.

19. Yüzyılda bölgeyi gezen Texier, Gediz’in oldukça engebeli bir arazi yapısı olduğunu ve bu oluşumun doğuda Eskişehir’ den batıda Gediz’ e kadar bütün Frigya’ da izlenebildiğini söyler (Texier, 1862, 391). Yerleşimi ise şöyle tanımlar; Nehre hakim olan sivri esasen burkanı doğan üstünde vakti ile bir şato vardı. Ondan evvelde Kadı şehrinin hisarı bulunmak tabidir. Yerliler bu mevkiye kale derler. Kaleler üzerinde yontulmuş bir kaç merdiven basamağı görülmektedir (Texier, 1862, 406-407).

Kaynak: Çağlar Boyunca Gediz (Eskigediz Belediyesi Kültür Yayınları)