ÇALIKUŞU EVİ – KUŞADASI – AYDIN

ÇALIKUŞU EVİ – KUŞADASI – AYDIN

Yıldırım caddesi ile Uğurlu sokak köşesinde eğimli bir arazide konumlanan yapı Kuşadalılar tarafından romancı Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” romanının kahramanı “ Feride Öğretmen ”in kaldığı ev olarak biliniyor. Kentsel sit alanı içinde bulunan yapı, 2006 yılında belediye tarafından kamulaştırılmış, aynı yıl yapılan plan değişikliği ile “Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı” içine alınmış. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık Fakültesi Mimari Restorasyon Bölümü tarafından bedelsiz hazırlanan röleve, restitüsyon, restorasyon projeleri, Aydın Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca uygun bulunduktan sonra, 2007 yılında başlayan restorasyon çalışmalarının bir yıl içinde tamamlanmasıyla hizmete hazır hale getirilmiştir.[1] Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eseri Çalıkuşu’nun kahramanı Feride’nin yaşadığı Çalıkuşu Evi 04 Kasım 2008 tarihinde düzenlenen büyük bir törenle hizmete açılmıştır. Eğimli arazideki konumu, taşlık alanı ve bahçeli kullanımı, plan ve cephe özellikleri, üst kattaki çıkmaları, ahşap kırma çatısı ve saçaklarındaki kuş motifleri, ahşap kafesli ve panjurlu pencereleriyle Çalıkuşu Evi, Kuşadası’nın geleneksel mimari karakterini yansıtan bir yapı olarak kentin kültürel belleğine katkıda bulunmaktadır. Çalıkuşu evi Kuşadası halkı tarafından simge yapı olarak bilinmekte ve algılanmaktadır. Geleneksel konut dokusunun yoğun olduğu bir çevrede yer alan yapı, konumu, mekânsal düzeni, cephe özellikleri, mimari elemanları, yapım tekniği ve malzeme kullanımı açısından Kuşadası geleneksel konut mimarisinin özelliklerini yansıtan ayrıcalıklı bir değere sahiptir. Yapım tarihi konusunda yayınlamış bir kaynağı olmayan bu binanın son sahibi sayın Tayfun Ekmekçi idi.
Konumu

Aydın İli Kuşadası İlçesi cami atik Mahallesi Yıldırım Caddesi No:22’de 74 ada 16 parselde kayıtlı olan bu taşınmaz Yıldırım caddesi ile Uğurlu sokağın kesiştiği köşede konumlanmıştır. Yapının ana cephesi ve girişi, tarihi konut dokusunu kent merkezine bağlayan Yıldırım caddesi üzerinde yer almaktadır. Köşe parselde konumlanmış olan Çalıkuşu evi, Yıldırım caddesi ve Uğurlu sokak yönlerinde yapıya bitişik olarak inşa edilmiş iki müştemilat yapısına sahiptir. Ana yapı ve müştemilat yapıları, bahçeyi arkada bırakacak şekilde L biçiminde konuşlanmışlardır. Ana yapıya ve doğudaki iki müştemilata giriş Yıldırım caddesi üzerinden sağlanır ve batıdaki tek katlı müştemilat yapısına ise bahçeden ulaşılır.

Mimari Özellikleri

Çalıkuşu evi, Yıldırım caddesi ile Uğurlu sokağa çıkmalı cepheleri ve açıklık düzenleri ile katlı sağlayan iki katlı bir kitleye sahiptir. Yapıda zemin kat, müştemilat yapıları ile ayni düzlemde yer alırken, üst kat çıkmalarla her iki sokağın üzerine uzanır ve zengin bir perspektif sunar.

Planlama ve mekan özellikleri

Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda enine dikdörtgen plan şemasına sahip olan yapıda, mekan düzenini alt katta taşlık, üst katta sofa belirlemiştir. Yapının girişi, güneydoğu cephesinin ortasında caddeden iki basamakla yükseltilmiş giriş nişinden taşlık mekanına açılır. Bahçeye, üst kata ve doğudaki müştemilata geçiş sağlayan taşlık yarı açık bir mekandır. Zemin katta taşlığın kuzeyinde üst kata çıkan L planlı ara sahanlıklı ahşap bir merdiven, güneyinde ise bir oda planlanmıştır. Merdivenin ara sahanlığından, bir kapıyla, sonradan eklenmiş olduğu anlaşılan yapının özgün niteliği ve malzemeleri ile uyumsuz, bir balkona çıkılmaktadır. Üst katta, dağılım mekanı olan sofa ve ona açılan iki oda bulunmaktadır. Tavanlar, yaşama mekanlarında çıtalı ahşap kaplamadır. Birinci katta tavan ve duvar yüzeyi arasında iki sıra ince silme ve iç bükey profilli bir yüzey geçiş oluşturur. Taşlığın tavanında ahşap kirişler kaplamasız olarak açık bırakılmıştır. Yer döşemeleri yaşama mekanlarında ahşap, taşlıkta ise betondur. Batıdaki müştemilat mutfak olarak planlanmış ancak bir bölüm sonradan küçük bir banyo olarak düzenlenmiştir. Bahçede kuzey batı duvara bitişik olarak bir tuvalet yer alır. Ayrıca kuzeybatı duvarda bir ocak, ortada bir kuyu ve sonradan eklenen balkonun altında toprağa gömülmüş toprak bir küp özgün elemanlar olarak göze çarpar. Taşlığın kuzey doğu duvarında bulunan alçak bir kapı aralığından üç basamak inilerek eskiden ahır olarak kullanıldığı düşünülen diğer müştemilat yapısına geçilir. Bu müştemilat bölümüne Yıldırım caddesinde küçük bir kapı ile giriş sağlanır. Bu bölümde kuzeybatı yönde düzenlenmiş iki kapıdan birisi yıkanma bölümüne, diğeri ise arkadaki küçük bahçeye açılır. Üst kattaki tek odaya çıkan betonarme merdiven ve ekler sonradan yapılmış niteliksiz müdahalelerdir.

Romanın özeti

İstanbullu bir subayın kızı olan Feride, küçük yaşta anne ve babasını kaybeder. Teyzesinin korumasıyla “Nötre Dame de Sion” Fransız yatılı okulunda okur. Yaramazlıkları yüzünden arkadaşları, okulda, ona “Çalıkuşu” adını takarlar. Feride, yaz tatillerini teyzesinin köşkünde geçirir. Teyzesinin yakışıklı oğlu Kâmuran ile birbirlerini severler ve nişanlanırlar. Feride, düğün günü, bir kadının getirdiği mektuptan Kamuran’ın İsviçre’de iken Münevver adında hasta bir kızla ilişkisi olduğunu, ona evlenme sözü verdiğini öğrenir, her şeyi yüzüstü bırakıp kaçar. Feride, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde (Zeyniler Köyü, Bursa, Çanakkale…) öğretmenlik yapar. Oldukça idealisttir. Güzelliği başına belâ olur. Çeşitli dedikodular çıkar. Zeyniler Köyü’nde iken tanıştığı Doktor Hayrullah Bey’le Kuşadası’nda ikinci kez karşılaşır. Babacan bir adam olan Hayrullah Bey, Feride’yi kızı gibi korur; halkın dedikodusu üzerine onunla kağıt üzerinde evlenir; fakat aralarında sadece “baba – kız” ilişkisi vardır. Feride, öğretmenliğe başlayınca bir “günlük” tutmuş, başından geçen her şeyi günü gününe bir deftere yazmıştır. Hayrullah Bey bu defteri bulur, okur ve saklar. Hastalanınca, Feride’ye kendisinin ölümünden sonra ara sıra teyzesinin yanına gitmesini ve verdiği kapalı zarfı Kâmuran’a teslim etmesini vasiyet eder.

Reşat Nuri Güntekin

25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi (1912). Bursa’da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’da öldü. İstanbul’da Karaca Ahmet mezarlığına gömüldü. Yazı hayatına Birinci Dünya Savaşı sonlarında (1917) başlayan, ilk eseri de Eski Ahbap (uzun hikaye) 1917’ de basılan Reşat Nuri, 1918’ de tiyatro eleştiri ve araştırmaları yayımlarken bir yandan da hikayeler (Şair Dergisi, 1918/19; Nedim Dergisi, 1919; Büyük Mecmua, 1919) yazıyordu. Çalıkuşu’ nın Vakit gazetesinde tefrikasıyla (1922) geniş bir ün kazandı. Çok hareketli bir eser olan Çalışkuşu’ nda Anadolu, ilk idealist ve aydın kızı Feride’ ye kavuştu, geniş ölçüde romana girdi. Bu roman az okumuş ve aydın, iki sınıfı da, doğal ve canlı diliyle kendine bağladı. Reşat Nuri’ nin hemen bütün romanlarında dekor olarak taşra kasaba ve şehirleri çevre, tip, çeşitli problem ve görüşleriyle Anadolu atmosferi görülür. Romanlarında sosyal ve hissi konuları işleyen yazar, küçük hikayelerinde bunların yanına mizahı da ekledi. Yazdığı, çevirdiği, kitap biçimine girmiş veya dergi, gazete sayfalarında, tiyatro repertuarlarında kalmış tüm eserlerinin toplamı yüzü bulur; bunlardan 19 tanesi telif romandır, 7 tanesi öykü kitabı. Yazdığı, çevirdiği, uyarladığı, oynanmış, basılmadan kalmış oyunlarının sayısı roman ve hikaye kitaplarının sayısını da aşar. 7 Aralık 1956’da İstanbul’da öldü.

KAYNAK: KUŞADASI KÜLTÜREL MİRASI
\u0郞v�’

Bir cevap yazın