ASPENDOS – ANTALYA

Antalya – Alanya karayolunun 44’üncü kilometresinden kuzeye dönen yolun 2’nci kilometresinde yer alan Aspendos, sadece Anadolu’nun değil tüm Akdeniz dünyasının en iyi korunagelmiş Roma Dönemi tiyatrosuna sahip olmasıyla ünlüdür. Şehir, bölgenin en büyük nehirlerinden Köprüçay (Antik Eurymedon) yakınlarındaki tepe düzlüğünde kurulmuştur. Akdeniz ile ulaşımını ve gelişmesini yakınındaki nehre ve dolayısıyla çevresindeki bereketli topraklara borçlu olan Aspendos’ta bugün çoğunlukla tiyatro ve suyolları ziyaret edilir. Şehre ait diğer yapıların kalıntıları ise tiyatronun yaslandığı tepenin düzlüğünde yer alır.

Tarihçiler şehrin yakınlarında akan nehrin kenarında İ.Ö. 467 yılında Yunanlılarla Persler arasında geçen, Eurymedon Savaşı adıyla anılan savaşta Yunan tarafının kazandığından bahseder. Aspendos, Büyük İskender’e hileli yollarla direnme göstermeye çalışsa da sonuçta teslim olup, şehirde yetiştirilen ünlü atlar ve altın karşılığındaki vergi borcunu kabul etmişlerdir. İskender’in ölümünden sonra Ptolemaios egemenliğine giren şehrin, en parlak dönemi şüphesiz, ünlü tiyatro ve suyollarının inşa edildiği Roma İmparatorluk dönemidir.

Aspendos Tiyatrosu, gerek mimari özellikleri gerekse iyi koruna gelmişliği ile Roma Devri tiyatrolarının günümüzdeki en seçkin temsilcilerinden biridir. Tanrılara ve devrin imparatorlarına adanan yapı, Roma tiyatro mimarisinin ve yapım tekniğinin son çizgilerini sergiler. Devrinin görkemli yapılarından biri olan Aspendos tiyatrosu 15–20 bin kişi alabilmekteydi. İmparator Marcus Aurelius devrinde (İ.S. 161–180) Theodoros’un oğlu mimar Zenon tarafından inşa edilmiştir. Girişin iki anında Grekçe ve Latince yazıtlardan Curtius Crispinus ve Curtius Auspicatus adlı şehrin zengini iki kardeş tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Tiyatronun yanında şehrin ziyaret edilebilir en önemli kalıntıları suyollarıdır. Aspendos suyolu sistemi antik suyollarının günümüze dek koruna gelmiş en iyi örneklerinden biridir. Genel görünümü, yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki kuzey-güney konumlu kemerli köprünün her iki ucundaki su basınç kuleleri oluşturur. Şehrin suyu tepede yer yer görülebilen ana kayaya oyulmuş armut şekilli sarnıçlarda toplanırken, İ.S. 2. ve 3’üncü yüzyıllarda tüm yapılarla beraber suyolu sistemi geliştirilerek suyun daha düzenli elde edilmesi başarılmıştır. Tiyatronun yaslandığı, yer yer sur duvarları ile çevrili tepenin üzerinde ise şehir merkezinin yapıları olan agora, bazilika, anıtsal çeşme, meclis binası ile anıtsal tak, cadde ve Hellenistik tapınak, görülmesi gerekli kalıntılardır.

Böylesine ufak bir ölçekte bir kentin tüm Akdeniz dünyasının en geçerli parasını basması ve anıtsal yapılarla donanması ekonomisindeki rahatlıkla açıklanabilir. Şehir ekonomisini ayakta tutan en önemli ihraç ürünü bugün kurutulup pamuk tarımında kullanılan, yakınlarındaki Kapria Gölü’nden elde dilen tuzdur. Diğer ihraç ürünleriyle beraber ulaşıma elverişli nehir aracılığıyla diğer Akdeniz pazarlarına gönderilen tuz, şehrin en önemli gelir kaynağıydı. Ayrıca bağcılık ve buna bağlı olarak şarapçılık, zeytin ve zeytinyağı ile diğer tahıl ürünleri ve yaş meyve şehrin tarıma dayalı diğer ihraç ürünleriydi. Tarihçiler Aspendos’ta yetiştirilen atların tüm Yakındoğu ve Akdeniz dünyasının en aranır atları olduğunu yazarlar. Aspendos, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde varlığını sürdüren şehirlerden biridir. Ünlü tiyatroda Selçuklu dönemi onarım izlerini özellikle dış cephe ortasındaki anıtsal kapı eklentisinde ve cephesindeki koyu kırmızı zigzag desenli sıva kaplamada görmek mümkündür. Selçuklu sultanlarının konakladıkları, kervansaray olarak düzenlendiği düşünülen sahne binasının günümüze dek sağlam kalabilmesinin en önemli nedeni de bu Selçuklu onarım ve korumacılığına bağlanır. Mustafa Kemal Atatürk de 1930 yılında burayı ziyaret etmiş, “onarılıp yeniden kullanılması” için direktifler vermiştir.

Aspendos Ziyaret Saatleri Yaz Dönemi: 08:30-19:30 (15 Nisan-2 Ekim)

Aspendos Ziyaret Saatleri Kış Dönemi: 08:30-17:30 (3 Ekim-14 Nisan)

Aspendos Tatil Günleri: Dini bayramların ilk günü öğlene kadar.

Kaynak: “Aspendos”, Dünden Bugüne Antalya II. Cilt, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü (2012)

ASPENDOS TİYATROSU’NUN YAPIM HİKÂYESİ

Aspendos Antik Kent Tiyatrosu’nun yapılış hikâyesi oldukça etkilidir.  Bu muazzam yapıyı ziyaret eden yerli yabancı her turisti etkileyen bir geçmişi vardır. Aspendos kralının evlenme çağına gelen kızı için halktan en faydalı iş gerçekleştiren kişiyle evlendirme isteği vardır. Bu konuda kolay karar verebilmek için halka yapılan duyuruda, millet için en faydalı işi yapanla kızını evlendirileceği duyurulur. Bu duyuru üzerine iki kişinin faydalı işleri kralın beğenisine sunulur. Faydalı işlerden birisi, uzak diyarlardan getirilen su kemerleri diğeri ise, Aspendos Tiyatrosu’dur. Bu tiyatronun özelliği ise, sesi en uzağa en iyi ileten akustik orkestra olmasıdır. Kral kızını su kemerini getiren gence vermek istese de, kızı tiyatroyu tekrar görmesi için babasına ısrar eder. Kızının isteğini yerine getiren baba, tiyatroya vardığında orkestradaki Zenon’un mırıldandığı şarkı hoşuna gider ve kızını Aspendos orkestra kurucusuna verir.

 ASPENDOS ANTİK KENT TİYATROSU NEREDEDİR?

Antalya’nın Serik ilçesinin Belkıs köyünde bulunan Aspendos, günümüzde bulunan en değerli tarihi yapılardan biridir. Yazılı kaynaklarda bu yapı için Aspendos Antik Kenti veya Aspendos Tiyatrosu ifadeleri kullanıldığı için, biz yazımızda her ikisine de yer verdik. Bu tarihi yapının mimarı olan Zenon, Antalya iline oldukça değerli bir yapı inşa etmiştir. Konumu itibariyle değerli kaynaklara yakın olması, her milletin burayı ele geçirme çabalarına neden olmuştur. Tiyatronun altlı üstlü iki sıradan oluşması, yapılan etkinliklerde yaklaşık 20.000 kişiyi ağırlamasına olanak sağlamaktadır. Akdeniz bölgesinin başyapıtı niteliğinde olan Aspendos, Antalya’nın her zaman turizm açısından hareketli olmasını sağlamaktadır.