GÜLABİ BEY CAMİ – KEMAH / ERZİNCAN

GÜLABİ BEY CAMİ – KEMAH / ERZİNCAN

 

Kemah ilçe merkezinde Çarşı Mahallesi’ndedir. Uç kitabesi vardır. Başka bir yerden getirildiği sanılan yazıtta, 1328 tarihi görülmekte, asıl yazıtta. 1450’de Emir Gülabi Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir. Ayrıca, 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmaktadır. Kare planlı, eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır. Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3’er, güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2’şer penceresi vardır. Kuzeye, daha geç dönemde son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap mukarnas dolguludur, çevresi Barok süslemelidir. İbadet mekanına sütunceli taç kapının nişinde bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilir.
Başka bir yer den getirildiği sanılan yazıtta, 1328 tarihi görülmekte, asıl yazıtta. 1450’de Emir Gülabi Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir. Ayrıca, 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmaktadır. Kare planlı, eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır.
Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3’er, güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2’şer penceresi vardır. Kuzeye, daha geç dönem de son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap mukarnas dolguludur, çevresi Barok süslemelidir.

GÜLABİ BEY CAMİSİ

Ahşap direkli ve ahşap tavanlı olarak derinlemesine beş sahınlı olarak inşa edilen cami, Çarşı Mahallesi’nde bulunmaktadır. Günümüzde cami üzerinde beş kitabe vardır. Bu kitabelerden ikisi caminin dışında, doğu cephenin güney ve kuzey ucunda, üçüncüsü harim girişinin sağında, dördüncüsü harim girişinin üzerinde ve beşincisi de mihrabın üzerinde yer almaktadır.

Doğu cephenin güney ucunda yer alan Arapça I. kitabe, Sülüs hatla iki

satır hâlinde yazılmıştır. Kitabe şu şekildedir:

Fî eyyâmi devleti Nûyan-i a’zam ibni’s-sultan20 Süleyman mekân

Şeyh Hasan Nûyân zîdet devletuhû Bağdâd Şâh ve Dilşâd Sultân zîdet

saltanatuhumâ. hâzihî imâratü’l mübâreketü rüsime

Nûyânzâde-i a’zam a’del el-Civânbaht hû Sürûr Beg esbata’llâhu

devletehû fî’t-târîhi rebîi’l-âhir sene semânin ve erbaine ve seb’amie

bi beldet-i Kemah

ANLAMI:

 Sultan Süleyman makamında bulunan Büyük Nuyan devleti döneminde Şeyh Hasan Nuyan -devleti büyüsün- Bağdat Şah ve Dilşad Sultan -saltanatları artsın-. Bu mübarek imaret büyük, adaletli Nûyânzâde Civanbaht Sürur Bey döneminde -Allah onun deletini devam ettirsin- 748 yılının rebîi’l-âhirinde Kemahh’ta (?) yapıldı.

Kitabeden caminin 1347 M yılında Civanbaht Sürur Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. A. K. Aksüt ve T. E. Şahin, kitabenin tarihini 870 H/1465 M olarak okumuşlar ve kitabenin inşa kitabesi olmadığını camiye ait olmadığını ve nereden getirildiğinin bilinmediğini de ifade etmektedir.

Tarih kısmı tarafımızdan 748 olarak okunmuştur. Bununla birlikte kitabenin camiye ait olup olmadığı konusu şüphelidir. T. E. Şahin, kitabede adı geçen Şeyh Hasan adlı kişinin Celayirlilerden İlhanlılar’ın son Moğol kumandanı olduğunu ve Ebu Said tarafından Kemah’ta göz hapsinde tutulduğunu belirtir. Yazar, aynı zamanda Şeyh Hasan’ın ilk karısının, sonradan Ebu Said ile evlenecek olan Bağdat Hatun adlı bir kadının olduğunu, ikinci karısının ise

Bağdat Hatun’un yeğeni olan Dilşad Sultan adlı bir kişinin olduğunu ifade etmiştir. Şahin, bu bilgilerden sonra kitabede adı geçen Süleyman adlı kişinin de Şeyh Hasan Bağdat’tayken onun adına Kemah’ın idarecisi olabileceğini kaydetmektedir.

Doğu cephenin kuzey ucunda yer alan II. kitabe, günümüzde iki parça hâlinde olup okunamayacak durumdadır.

Sülüs hatlı kitabe üzerinde

“el-mecd Kemahi”, “ehaddü’l ‘ummal”, “vehüve’l-ummal”, “mîr”, “fe ‘aleyhi Lânetullahi ellezi” ve “bi Hakkı”, “zaleme” ibareleri okunabilmektedir.

Harim girişinin sağındaki III. kitabe, Sülüs hatla Arapça olarak dört satır hâlinde yazılmıştır.

Kitabenin metni şu şekildedir:

Hâzâ zikrü mâ veda’a ve refe’a el-Emîr Gülâbî Bîk medde (?)

 Sıbğate zillihi ve refe’ahû

Hüve’l-müsemma … min zikri (?) ve min ehli beledi

Zekerû (üzkürû) hâzâ vadaa ve rafaa el-emir Külâbî Bey…

Lemmâ hüve bi-müsemmâ… beldeti Kemâh ve seb’atü derâhim min ra’sin

Küllü vahidin min erâmineti… el-beldeti’l-mezkûra…ummâl…

Fealeyhi la’netu’llahi ve’l-melâiketi ve’n-nâsi ecmâine… Sene… tis’îne ve Semânimie  

475’te caminin inşa tarihi, “esas kitabe” olarak adlandırılan bu yazıta dayandırılarak 870 H/1465 M yılı olarak gösterilmekte ve banisinin de Akoyunlular’ın Kemah idarecisi olarak belirtilen Gülabi Bey olduğunu kaydedilmektedir.

Aynı yazar kitabeyi şu şekliyle okumuştur:

“Kadzalammu sigare feta lamma hüvel mensiü şebihi min tefgea zû merasile belde-i Kemah

sebali minhül fe aleyhi Lanetullahi vel melaniketivernasi. Acmeia harrererina aleyhi senatin

sebine ve semane mie”

             Gündoğdu vd., 159’da ise aynı kitabenin tarihinin 890 H/1485 (?) M olduğu, cami ile ilgili olmadığı ve içeriğinin Gülabi Bey’in Kemah ve çevresinde yaptığı idari düzenlemeler hakkında olduğu ifade edilmiştir.

Kitabe bu kaynakta şu şekliyle okumuştur:

Anlamı:

Bu Emir Gülabi Beyin -Allah onun egemeliğini uzatsın (?) ve onu yüceltsin-

koyduğu ve kaldırdığı kuralların zikridir.

Kemah beldesinin ehlinden… adı geçen beldenin Ermeni ahalisinin her bir kişi için yöneticilerin aldığı yedi dirhem… … (kim bu miktardan fazlasını alırsa (?)) Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerine olsun. 870’de (1465-1466) yazıldı.

Harim girişinin üzerindeki IV. kitabe, Talik hatla Osmanlıca olarak on

iki satır hâlinde Tâlik hatlı olarak yazılmıştır.

Kitabenin metnini ve Türkçe karşılığı şu şekildedir:

Maşâallâh

Resid oldu hakka bir câmi-i dil-cûy-i bî-hemta

Te’âlû yâ ‘ıbâdu’l-lâh sallû fîhî Ferehânâ

Şehinşâh-ı Kalaton (?) fercâyezver bülend ehter

O mahmud’l-fü’âlin sayesinde oldu ihyâ

Demâdem kudsiyânın ğıptagâverî bir eserdir bu

Yapıldı gûyâ şehr-i Kemah’a Mescidi’l-Aksa

Zehî mimar imiş kimesne gûn itmiş senemâri

Şerr mesârr eylemiş behzâdi bu resmi eyleyüb inşâ

Kadîmi bendesi Hikmed didi bir mü’cemin tarih

Bunu bünyâd iden cânâ kim ol Hacı Bilâl Ağa

1253

P harfinin üç noktasından birinin, kitabe boyanırken boya altında kaldığı ya da kırıldığı kanaatindeyiz.

 Havernak Sarayı’nı inşa eden mimarın adı.

Bu kitabeden caminin 1837 M yılında Hacı Bilal adlı bir kişi tarafından onartıldığı anlaşılmaktadır.

Mihrabın üzerindeki V. kitabede, “Ya Fettah” lafzı müsemma tarzında Sülüs hatla yazılmıştır. Yazının üst bölümünde “Allah” lafzı, altında ise “1171” tarihi yer almaktadır.

Bu yazıttaki tarih ibaresinden, kitabenin 1757/1758 M yılında yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu noktadan hareketle 1837 yılında Hacı Bilal tarafından yaptırılan onarımda mihraba dokunulmadığı veya bu yazıtın korunduğu kanaatine varmak mümkündür.

Caminin kıble duvarında, yarım yuvarlak planda mihrap nişi bulunmaktadır. Mihrabın iki yanındaki bakır şamdanlardan her ikisinin de üzerinde kimin tarafından vakfedildiklerini belirten Nesih hatlı yazıtlar vardır.

17 Temmuz 1893 M tarihli soldaki şamdan üzerindeki kitabe metni şu şekildedir:

Sahibü’l Hayrat ve’l Hasenat Acemzâde el-Hac

KAYNAK: KEMAH KİTABELERİ DERGİ PAK