EMET – KÜTAHYA

EMET  – KÜTAHYA

Emet ilçesi; Kütahya’nın tüm ilçelerinin merkezinde olup, bütün büyük ilçelere 45-50 km uzaklıktadır.

EMET ilçesinin Tarihi,(M.Ö 5000)  sonrası Tunç çağından bu yana devam etmektedir. EMET’İN Antik dönemdeki ismi TİBERİOPOLİS ( tiberiusun şehri olduğu yazılı kaynaklarda belirtilip, silkelerde bulunmuştur. Kazıklı voyvoda’nın sürgünde hapis edildiği yer EMET İlçesine bağlı Eğri göz kalesidir. Bu Roma dönemi kalesi Bizans döneminde de kullanılmıştır.

EMET İlçesi Kurtuluş savaşında da destanlar yazmıştır.( 3 Eylül 1922 Emet’in kurtuluşudur)

EMET İlçesi efeleri civar ilçelere çöreklenmiş olan düşman askerlerini önüne katıp abidiye (anıt- önemi çok olan yapıt) kadar çıkarmış ve oradan da İzmir’den denize dökülmesine vesile olmuştur. Türk genelkurmay ve Yunan harp tarihi arşivlerinde de EMET OLAYI olarak geçen olay, Emet halkının övünç ve gurur kaynağıdır.(bu olaylar hakkında çeşitli kitaplar yazılmıştır)Kurtuluş savaşında EMET İlçesi efelerini örgütleyen Dr.Fazıl, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve İSMET İNÖNÜ’ ye Emet ilçesinden telgraf çekerek olayı bildirmiştir.) Kurtuluş savaşında ilk ve son kez, Domaniç yaylasında Türkmen şenlikleri Düşmana karşı örgütlenmek amacıyla Dr. Fazıl’ın gayretleri sonucu zamanına göre çok büyük katılımla EMET’TE yapılmıştır. Gazi EMET kurtuluş savaşı sonrası Emet halkı kendi arasında para toplayıp Türkiye Cumhuriyetine EMET isimli uçağı alıp hediye etmiştir.

 Kütahya ilimizin şirin ilçesi Emet, şifalı kaplıcalarıyla Termal turizme önemli katkıda bulunmuştur. 17 Ekim 1993 günü Bakanla Kurulu kararıyla ‘’ TERMAL TURİZİM BÖLGESİ ‘’ ilan edilmiştir.

Dünyada rezervi çok az bulunan BOR madeni bu ilçede bol miktarda çıkarılabilmektedir. Dünyada BOR rezervlerinin yaklaşık % 70 Türkiye’de bulunmasının yanında Bor’un % 50 sinden fazlası Emet’te bulunmakta iken EMET ilçesinde yeni bulunan rezervler sayesinde bu oran daha da yükselmiştir. 

Dünyada sayısı 10’u geçmeyen Asit Borik Fabrikasından biride bu ilçede faaliyetlerini sürdürmektedir.

Şehirde ve İlçede, sülfatlı, bikarbonatlı, kalsiyumlu, magnezyumlu, Hipertermal kaplıcaları bulunmaktadır. Kaplıca sularının içme kürleri olarak uygulandığında mide, bağırsak sistemi, karaciğer, ve safra kesesi üzerinde kuvvetli etkileri bulunduğu simdir im’deki safranın akımını hızlandırıcı bağırsak hareketlerini düzenleyici kronik spastik, kabızlık gibi, fonksiyonel bozuklukları tedavi edeceği; Suyun Alkali ve Sülfat içeriği sebebiyle Böbrek fonksiyonlarının düzelteceği ve bu nedenle, Böbrek taşları ve nekahetlerinde yarar sağladığı belirlenmiştir.

Kür olarak romatizma, eklem kireçlenmeleri, cilt hastalıkları, dolaşım sistemi rahatsızlıklarında ve birçok rahatsızlıklara şifa vermektedir.

Bunlar; Yeşil Kaplıcalar, Osmanlı hamamı, Kaynarca hamamı olmakla birlikte Dünyada sadece 2 tane bulunan ve 1 tanesi de EMET ilçesinde yer alan Yosun havuzudur.

Kaplıcalar şehri olan Emet ilçesinde EMET TERMAL RESORT & SPA OTEL bünyesinde bulunan Yosun havuzu,  hava koşullarına rağmen 39 derecede kaynayan yosun havuzu; cilt, deri, tırnak, saç ve kadın hastalıkları olmakla beraberinde birçok rahatsızlıklarda fayda sağlamaktadır.

EMET ismin anlamından gelen  ( bolluk ve bereket) bu şirin ilçenin kaynaklarına tam ölçüşüyor.

Bu bollukla birlikte Emet ilçesinin saymakla bitmeyen yöresel kendine özgü Oğlak etinden yapılan Fırın kebabı, Emet peynirli pidesi,  Taş fırında pişirilen güveci, Tarhana, Mantı, Tuzsuz keçi peynirinden yapılan höşmerimi, Evlerde kızılcıktan yapılan çorbası hastalıklara da iyi gelmesinden dolayı en meşhurdur. Düğünlerde mutlaka cerp sulu keşkek yapılır, İtalyan makarnalarına taş çıkartan hamur sarma dolması, hamur ve etle yapılan vb gibi. Yöresel yemeklerin tadı da ün salmıştır. Kendine özgü cinsiyle Emet çayı civarında, Eğri göz bahçelerinde, Yenice köyde Yetiştirilen Domateslerin ilçenin aranılan en güzel sebzelerindendir. Keçi peyniri ise Emet pazarının vazgeçilmezidir. Çok değerli el işlemesi 3 etek taka(mahalli giyisi), şalvar vb. İğne oyası ilçenin gelir kaynakları arasındadır…

Kaynak: www.emettermal.com.tr/emet-hakkinda-29.html

Fotoğraflar: Mustafa Gürelli