SARIKIZ MESİRE YERİ – DOMANİÇ – KÜTAHYA

SARIKIZ MESİRE YERİ – DOMANİÇ – KÜTAHYA

Domaniç ilçesi Kütahya ilimize bağlı bir ilçedir. İlçe şehir merkezine yaklaşık 90 km uzaklıktadır.

Domaniç ilçesi Osmanlı Dönemi kuruluş yıllarında Kayı Boyunun gelip burada dinlendiği eğlendiği yaylak bir alandır. Dikkat edersiniz Osmanlı Devletinin kuruluş yıllından itibaren ilçemizin yeşiliği ile bilinir. Kafa dinlemek için gelinen bir yer olarak bilinir. İlçemizde bulunan mesire yerleri gerçekten de mükemmeldir. Osmanlı devletinin kurucusu bilinen Ertuğrul Gazi önderliğinde burayı ele geçirir. Osmanlı devletinin ilk temeli burada ve söğüt çevresinde atılır. Kışları Söğütte geçiren Osmanlı yazları burada geçirmişlerdir. Daha önceleri buraya Hisarköy denilirken daha sonra Domaniç ismini vermişlerdir. Domaniç 1932 yıllında Tavşanlı’ya Bağlandı. 1960 yıllında ilçe statüsüne kavuştu. İlçe 2016 yıllı itibariyle toplam nüfusu 15.006’dır.

Sarıkız mesire yeri

İlçemize bağlı Ilıcaksu Köyünde bulunur. Burada topraktan çıkan suyun oluşturduğu mükemmel manzaralı bir gölet bulunuyor. Buranın oluşturduğu yeşillik ve sessizlik insanı büyülüyor. Burada aynı zamanda birçok alabalık tesisleri bulunuyor. Buraya yolunuz düşerse sevdiklerinizle birlikte piknik yapmaya gelebilirsiniz.

Sarıkız Efsanesi,

” Bursa Keles tarafında 5 erkek kardeşin bacısı olan Sarıkız güzelliği ve endamının yanında iyilikseverliği ile de herkeste hayranlık uyandıran bir kızdır. Zamanın delikanlıları onunla evlenmek için can atmaktadır.

Ancak Sarıkız’ın evlenmek gibi bir düşüncesi olmamakla birlikte zaman zaman ormanlık alanlara çıkıp saatlerce gözden kaybolurdu. Onun bu davranışları yöre halkı tarafından kötüye yorumlanarak zamanla çevrede dedikodulara sebep olur. Sarıkız bu dedikoduları her ne kadar umursamasa da beş civan mert delikanlı kardeşler, kız kardeşleri hakkında ileri geri konuşulmasına dayanamazlar. Güzeller güzeli Sarıkız, bu dedikodular yüzünden üzülen ağabeylerine, anne ve babasına dayanamamaktadır. Ancak dedikodulara da engel olamamaktadır. Aile meclisi toplanır. Ağabeyleri, ruhununda yüzü gibi temiz ve güzel olduğuna inandıkları Sarıkız’ı, Domaniç’in Ilıcaksu Köyündeki akrabaları olan köy hocasına göndermeye karar verirler. Böylece bir müddet Sarıkız’ın gözlerden uzak kalmasının bu dedikoduları bitireceğini düşünmektedirler.

Sarı saçlı, mavi gözlü, gül endamlı Sarıkız, gecenin en karanlık vaktinde kimseler görmeden, ağabeyleri tarafından yola çıkarılır. Sarıkız bu dedikodular yüzünden ağabeylerinin onu köyden ayırmalarını hoşnut karşılamamış olsa da kaderine razıdır. Ağabeyleri doğruluğuna ve dürüstlüğüne inandıkları hocaya bacılarını teslim ederler. Böylece, Sarıkız bilmediği bir çevrede, tahmin edemeyeceği geleceğine teslim edilmiştir.

Belli bir zaman sonra Sarıkız’ın zaman zaman ortalardan kaybolmasına Hoca ve Eşi anlam veremezler. Hele aradıklarında bulamayınca akıllarından türlü yorumlar geçer. Ve sonunda hoca ve eşi bu çevrede dedikodu yapılacağından korkarak Sarıkız’ın ağabeylerine Ilıcaksu’ya gelmeleri için haber salarlar. Hoca ve Eşi, Sarıkız’ın ağabeylerine kardeşlerinin zaman zaman ortalardan kaybolduğunu belirterek bacılarını alıp götürmelerini ister.

Ağabeyleri, Sarıkız’ı geri götürmek için Ilıcaksu’ya gelirler ve Hoca durumu ağabeylerine anlattıktan sonra, ağabeyleri alelacele Sarıkız’ın odasına girerler. Ancak Sarıkız’ı odasında bulamayıp aramaya çıkarlar. Bir müddet sonra kardeşlerini kırk kız ile beraber huşu içinde ibadet ederken bulurlar. Sarıkız ibadet ettiği kırk kız sırlarının ortaya çıkmasının telaşı ile bulundukları yerde kaybolurlar. Ve kayboldukları yerden su kaynamaya başlar. O günden sonra bu yerin adı Sarıkız olarak anılmaya başlar. Suyun kaynamaya başladığı bölgede ki her bir su kabarcığı Sarıkız ile kırk kızın nefesi olarak değerlendirilir.

Sarıkız olarak anılan bu yerde ne zaman yağmur duası yapılsa yağmur yağmaktadır.

Sarıkız’da birçok yerde su kaynamakta olup her kaynağın ısısı farklı derecelerdedir.

Sarıkız kaynayan suyun cilt ve deri hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. ”

Kaynak: Domaniç Gezilecek yerler

Fotoğraflar: Mustafa Gürelli